zehra

3/10
·144 syf.··
2026 10. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 12:14
okuduğum her kitabı bir şekilde sever beğenirim ama Stepford Kadınları için aynı şeyi söyleyemiyorum. çok dağınık buldum bu kitabı. yazar iyi bi fikir bulma heyecanıyla yazmaya oturmuş da yarı yolda bıkıp öylesine bitirmiş gibi hissettirdi. giriş kısmı çok fazla uzun, hikayeye girmemiz asırlar sürüyor ama sonrasında gelişme bile olmadan sonuca geçiyoruz tabii buna sonuç denebilirse. böyle bir anlatımı ancak sağlam karakterler kurtarabilirdi diye düşünüyorum ancak karakterleri de inanılmaz yüzeysel buldum. bu kitapla ilgili her şey zihnimde havada kaldı sonuç olarak, 10 üzerinden neredeyse 8 puan aldığını görünce iyi bir şey okuyacağımı düşünmüştüm ki ithaki modern klasikler serisini de çok severim ancak bu seferki hayal kırıklığı oldu.
Stepford KadınlarıIra Levin · İthaki Yayınları · 20222,702 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·120 syf.··
2024 34. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2024 11:25
taşların anlattığı’nda hikayeyi taşlardan dinliyoruz gerçekten de, taşlara yüklenen bilgeliği çok sevdim okurken. her şeyi sessizce ve derinden hisseden gözlemciler olmalarını. engelli bir çocuğun aileye eklenmesi üzerine kederle örülmüş bir aile anlatısı okuyoruz. bu ailenin temelinde bu kadar büyük bir sevgi olması ancak hiçbir ferdin bunu pek kelimelere dökmemesi, herkesin kendi duygularıyla başederek hayatını yaşamaya çalışması çok gerçek hissettirdi bana. aynı olayların herkesi böyle farklı etkilemesi ve herkesi başka kişilere dönüştürmesi de öyle. ağabey, kız kardeş ve sonuncu olmak üzere üç bölümden oluşuyor kitap. karakterlerin isimleri geçmiyor hiç anlatıda. yalnızca bu ailenin üyesi olduklarını biliyoruz. bu tercih kitabın anlatımını çok güçlendirmişti. keder, bu kitabın başkarakteri. her karakterin hüznünü hissediyorsunuz ve cümleler yüreğinize saplanıyor okurken. “göğsüne dokunuyor ve onun kanamıyor oluşuna her zaman şaşırıyordu.” nedir mesela?? bir yandan da kaygı var, kitaptaki güçlü elementlerden biri. kaygı duymadan sevemeyen, bağ kurmanın her zaman büyük risk almak olduğunu bilen bir karakteri okumak zorlayıcıydı çünkü çok gerçekti. kitap bitmiş olsa da “kaygı içinde kök saldı, dağlardaki incir ağaçları gibi filizlendi, sert ve dayanıklı. belki bir gün geçecek. belki de geçmeyecek.” cümleleri benimle kalacak. 120 sayfa kısacık bir anlatıya bu kadar duygu sığmış olmasını inanılmaz buldum. yazarın anlatımını John Steinbeck ‘e benzeten yorumlar gördüm ve çok katılıyorum, ben de konusu bakımından Doris Lessing ‘in Beşinci Çocuk kitabına benzettim. taşların anlattığı, kederle bezeli müthiş bir aile anlatısıydı ve benim için bu yılın favorileri arasında yerini çoktan aldı.
Taşların AnlattığıClara Dupont · İletişim Yayınları · 20262,554 okunma
Puan vermedi·164 syf.··
2024 29. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2024 00:00
kazuo ishiguro anılar ve bellek üzerine yazıyor hep kitaplarını. karakterle birlikte onun geçmişinde ve zihnine üşüşen anılarda geziniyoruz. yazar öyle belli belirsiz yapıyor ki bunu, hangisi doğru hangisi hatalı neler hatırlanmış neler değişmiş hepsini görüp sorgulayabiliyorsunuz. sizi de kendi hayatınıza dönüp bir bakmaya itekliyor kitapları, bu yönüyle bayılıyorum ishiguro edebiyatına. uzak tepeler yazarın ilk eseriymiş. okuduğum diğer 2 eseri olan Beni Asla Bırakma ve Günden Kalanlar ‘a kıyasla ilk eseri olduğunu belli ediyor olsa da çok severek okudum ben uzak tepeler’i. bir yandan da yine japonya’dan bir yönetmen olan hirokazu kore-eda’ya dehşet benzetiyorum yarattıkları dünyaları. still walking filmindeki karakterlerin çok benzerlerine ishiguro’nun romanlarında da rastlıyoruz mesela. “belleğin güvenilmez bir şey olabileceğini anlıyorum; çoğunlukla insan hangi koşullarda anımsıyorsa bellek onların rengini büyük oranda taşıyor.” anılar üzerine düşünmeyi konuşmayı sevenler uzak tepeler’i de sevecektir diye düşünüyorum.
Uzak TepelerKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 20181,938 okunma
"Karşılıklı konuşabilmek büyük bir şans!"
Puan vermedi·88 syf.··
Beğendi
·
2023 17. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2023 13:14
Moskova'da Yanlış Anlama, 60'lı yaşlarındaki evli bir çift olan Nicole ve André'nin iç dünyasına götürüyor bizi. Gençliklerinden beri evli olan, hayatı paylaşan bu çiftin yaşamlarına ve evliliklerine dönüp bir bakmalarını okuyoruz da denebilir aslında. Nostalji, anılar, iletişim ve ortak bir hayat kurma çabası benim edebiyatta da sinemada da en sevdiğim konulardan olduğu için dev keyif aldım ben okurken. Simone De Beauvoir'ın hafif dili sayesinde bu 88 sayfalık mini anlatı birkaç oturuşta bitiverdi.
Moskova'da Yanlış AnlamaSimone de Beauvoir · Yapı Kredi Yayınları · 2019487 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2023 14. kitabı
Yollarda okuduğum kitaplar ayrı bir iz bırakıyor hep bende. Babamın Yeri de Heidelberg yolculuğumda eşlik etti bana. Annie Ernaux'ten okuyabildiğim ilk kitap oldu bu. Geçtiğimiz hafta yazarın Kürtaj kitabına başlayıp ağırlığı sebebiyle devam edemediğimden yarıda bırakmıştım. Belki daha doğru bir zamanda devam ederim bir ara. Neyse, Babamın Yeri'nden bahsediyordum. Yazarların bir yakınlarını anlattıkları kitapları çok biricik ve etkileyici buluyorum. Babamın Yeri de çok kişisel yerlerden yakaladı beni. Kitap biraz daha uzun olsun isterdim sanırım bu sebeple. Ernaux küçük anları birleştirip büyük bir portreyi başarıyla çizmiş. Babamın Yeri'yle Annie Ernaux hanımın edebiyatına giriş yapmış oldum. Boş Dolaplar'ın ve Seneler'in her yerde övgüsünü duyduğum için bu yazarı okumaya devam ederim diye düşünüyorum.
Babamın YeriAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20223,898 okunma