Mikrofonu ve kamerası olan herkesin yayıncı olduğu bir dönemdeyiz. Kalabalık bir kitleyi etrafında toplayabilen herkes kanaat önderi, bilge, fenomen veya her ne bokumsa olabiliyor. Eskiden hayalini bile zor kurduğumuz hayatlar artık çok kolay elde edilir oldu. Artık ev, araba ya da tatil konuşulmuyor. Triplex villa, malikane, Bugatti, Maserati, Dubai, Miami vs. vs.
Bugün metroda yanımda oturan iki İTÜ öğrencisi geleceklerini konuşuyordu. Mesleklerin hedefleri ve icraatleri değişti. Eskiden mimarlar yaşam inşa ederdi, mühendisler sağlam ve kullanışlı işlere imza atardı, üniversiteler eleştirel düşünceyi öğretirdi, sanat yetenekle ilgiliydi.
Bugün bambaşka bir dünyada yaşıyoruz. Değişime ayak uyduranlar ayrıcalıkları yaşıyor. Çocukken bize öğretilen kaşifler Darwin, Cortes, Pizarro, Kolomb, Ragnar falandı. Bugün ise Ishowspeed dünyayı geziyor. Mr Beast ve Ruhi Çenet YouTube’da videolar paylaşıyor. Keşfettikleri bir bok da yok.
Ölümsüzlük bir nevi bulundu. Yapay Zeka sayesinde ölen insanların sesini, görüntüsünü ve anılarını geri getiriyoruz. Nedense son günlerde aklıma Matrix filmi geliyor. Orwell, Huxley ve Asimov’un onlarca yıl önce yazdıklarının gerçek olduğunu bir bir görüyoruz. Otoriter rejimler, sahte liderler, dirilen faşizm, biyoteknoloji, sapkın ilişkiler, ultra lüks yaşamlar, derinleşen krizler, sosyal ilişkilerdeki çarpıklıklar, kişisel gelirlerdeki uçurumlar. 7/24 yaşayan bir internet ve medya olmasına rağmen sansür eskisinden de daha güçlü.
Asimov “I Robot” romanında geleceğin mesleği Psikoloji olacak diyordu. Makinalar tüm işleri yapınca, insan boş vaktiyle ne yapacağını bilemeyecek. Bedensel hastalıkları tedavi etmek kolay olacak ama asıl sorun ruhsal sağlık… İnsanlar gerçeklik algısını kaybediyor her geçen gün. Tarihte ilk defa bu kadar fazla sanal