Puan vermedi·868 syf.·
2025 36. kitabı
Merhaba, bugün size Douglas Adams'tan Otostopçunun Galaksi Rehberi'yle geldim. Beş kitabın tek ciltte toplandığı kitap, puntolarının da biraz küçük olduğu düşünülürse baya hacimli. (Okuyacak olanların göz sağlığına dikkat etmesi lazım Normal puntoyla 1300 sayfa civarı olur diye tahmin ediyorum.) Kısaca konusuna değinirsem, gezegeni yok olan Arthur ile arkadaşı Ford'un galaksilerarası yolculukları ve bu yolculuklarda yaşadıkları maceralar. Bu maceralarında komik, beklenmedik, acı-tatlı olaylar yaşarlar. Arthur'un yaşanan çoğu olayda sudan çıkmış balık gibi kalması, olayları anlamlandırmaya çalışıp bir türlü anlamlandıramaması, kendisine "Sen bi işe yaramaz salağın tekisin, bir hiçsin." diye sürekli hatırlatma görevi verilmiş uzaylının karşısındaki tebessüm ettiren çaresizliği, bahtsız bedevi türünde yaşadığı gelişmeler kitaba oldukça renk katmış. Bunlar dışında yer yer küçük espriler; yer yer gönderme/dokundurmalar da yer alıyor. (Yıllar geçmesine rağmen İsa'nın gelişini bekleyenlere, hayvanları eziyetle öldürenlere, CIA'nın kendisine mal edilen operasyonları reddetmesine, savaş için ortaya atılan bahanelere vs.) İçinde veganlık, komünizm, demokrasi, nihilizm, deizm, ateizm, Evrim Teorisi, İzafiyet Teorisi, paralel evren, Higgs Bozonu-Tanrı parçacığı, reptilian-alien, 'deepfake' gibi çeşitli kavramlara da atıf yapılıyor. Ayrıca kitabı okurken Terminatör, Star Wars, Uzay Yolcuları, Galaksinin Koruyucuları, Gravity, Geleceğe Yolculuk; The 100, Black Mirror, Mr Robot gibi film ve dizileri izliyormuş gibi oluyorsunuz. Son olarak uzay temalı film, belgesel, kitaplardan hoşlananların değerlendirebileceği ama bu türden hoşlanmayanların sıkılabileceği, felsefe/mizah karışımı hayal zorlayan eser diyebilirim.
Otostopçunun Galaksi Rehberi (5 Kitap Bir Arada)Douglas Adams · Alfa Yayıncılık · 20214,511 okunma
Puan vermedi·332 syf.··
2025 32. kitabı
YILDIZLARDAN BİLE UZAKTA / AYDIN BOYSAN İçeriğine dikkat etmeden, sadece Aydın Boysan kitabı diye aldığım, gene tatlı sohbetlerini anılarını okuyacağımı zannettiğim ama büyük bir yanılgı olduğunu anlayıp okuma sırası bekleyen bu kitabı nihayet okudum. Ben daha önce okuduğum kitapları gibi sandım, birkaç kere aynı ortamda bulunup, tanışma şerefine erişip, masada yanında oturup, tatlı sohbetini, anılarını ilk ağızdan dinlediğim Boysan'ın gene anı, sohbet kitabı sanarak aldığım bu kitabın bir ütopya çıkması beni şaşırttı. Arka kapakta: "Yıldızlardan Bile Uzaklarda Aydın Boysan’ın uzay ve evren konusundaki tüm bilgisini gerçek bir yaşam bilgeliğiyle kaynaştıran, lezzetli diliyle tadından yenmez bir roman. Usta kalemin, mimariden ekonomiye, sosyal yaşamdan kültür ve sanata gerçek bir refah toplumu nasıl kurgulanır sorusuna verdiği bir ütopya yanıtı." demekte. Kitabın sonunda uzay fotoğrafları, kendi kaleminden kısa biyografisi ve teşekkür listesi var, ama bu liste alışık olduğumuz gibi değil. Kitabı yazma döneminde okuduğu ve kaynak olarak kullandığı kitap ve yazarların listesi, onlara teşekkür ediyor. "Belirtmek istediğim: Unidentified Flaying Object (Tanımlanmamış Uçan Cisim) konusudur. Bu cisimlerle ilgili kitap madrabazlığı o hale gelmiş ki, bu üç yabancı sözcüğün baş harflerini söylemeye bile, tiksiniyorum." (Önsöz'den) Bu alıntıyı niye aldım? Çünkü benimde UFO ile ilgili bir anım var. Lise son sınıfta İngilizce ders kitabında Newsweek'ten alınmış iki makale ve bir Mr & Mrs Brown öyküsü vardı. Bu makalelerden biri UFO başlıklıydı. İngilizce dersinden geçmek için mülakatta bu üç konudan biri sorulacaktı ve bilmediğim tek konu UFO idi. (Allahtan en iyi bildiğim konu Mary Celeste çıktı, ben geçtim ama aklımda hep UFO çıkarsa korkusu kaldı). "Bu parlamento salonda
Yıldızlardan Bile UzaklardaAydın Boysan · Doğan Kitap · 201149 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Çıplak Güneşin Altında Yeni Bir Şeyler Aramak
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2025 15:55
Asimov'un meşhur Vakıf serisinin binlerce yıl öncesindeki cinayet olaylarına değinerek evreninin oluşumunu detaylı bir şekilde işlediği Robot serisinin ikinci kitabı. Okudukça Asimov'un dehasını takdir ettim. Yapay Zeka ve robotikteki gelişmeler olsun, bu gelişim sonucunda ortaya çıkacak etik ve küresel sorunlar olsun oldukça nokta atışı tahminler yapmış Asimov. Üç Robot Yasası'nın bariz tacizlerini ve eksikliklerini görebildiğimiz Çıplak Güneş'te, Elijah Baley isimli dünyalı dedektifimiz Solaria isimli oldukça gelişmiş bir gezegene bir cinayeti aydınlatmak için gönderiliyor. Dünya'dakilerin yeraltı şehirlerinde, açık alandan korkarak ve Uzaycı olarak adlandırılan diğer gezegenlerdeki insanlara kıyasla daha kötü koşullarda yaşadığı bir gelecekteyiz. Dünya'lıları "aşağılık hayvanlar" olarak nitelendiren Uzaycılar, sosyal iletişim ve analiz gibi konularda oldukça yetersiz kaldıkları için aşağılık gördükleri Dünya'lıların bir dedektifine ihtiyaç duyuyorlar. Serinin ilk kitabı olan Çelik Mağaralar'da da asıl adamımız Baley'e eşlik eden Aurora'lı ortağı insansı robot Daneel Olivaw, bu kitapta da bize eşlik ediyor. İnsana benzemek ve onu taklit etmek konusunda kusursuzluğa en yakın prototip olan Daneel, Nazi'lerin Übermensch fantezisinden fırlamışçasına İskandinav ve güçlü bir görünüme sahip. Güçlü görünümünün ardındaki Pozitronik beyin, onu emirlerin ve üç yasanın içinde daire çizip duran bir köle haline de getirse, kölelerin en gelişmişi ve başarılı taklitçisi olduğunu söylemek yeridir. (buradan sonrası spolier alert.) Solaria'lı sosyolog -ayrıca gezegendeki tek sosyolog- Dr. Anselmo Quemot'un Solaria'daki sistemin oluşumu hakkındaki fikirlerini oldukça çarpıcı ve gerçekçi buldum. Quemot'a göre, yirmi bin insana ve yüz milyonlarca robota ev sahipliği yapan Solaria'nın
Çıplak GüneşIsaac Asimov · İthaki Yayınları · 20211,068 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2024 16. kitabı
Graham Greene'den bahsedildiğini başka hangi kitap ve yazarda görmüştüm hatırlamıyorum ama kendisini bir yerden gördüm ve merak ettim, bu kitap da okuduğum ilk eseri. Ana karakterler Monsieur Fowlair, Pyle ve Phuong diyebiliriz. Mr.Fowlair, Vietnam Savaşı'nda Vietnam'da bulunan ve muhabirlik görevini icra eden, kitapta bahsedildiğine göre orta yaşlı bir adam. Pyle ise Amerika tarafından görevlendirilmiş, yine Vietnam Savaşı sebebiyle Vietnam'da bulunan genç bir adam. Phuong ise Mr.Fowlair'in kadını (?), aynı zamanda Pyle'ın da aşık olduğu kadın. Kitap asıl olarak Phuong, Mr.Fowlair, Pyle arasındaki aşk üçgeni ve kişisel hırsları anlatıyorken arka planda Vietnam Savaşı da konu oluyor. Vietnam Savaşı'na dair bilginiz yoksa konuya biraz Fransız kalabiliyorsunuz -konu Vietnam Savaşı iken bu dediğim çok ironik oldu-. Şahsen ben hiçbir şey bilmiyordum bu konuya dair ama kitapta gördüklerimi merak edip araştırarak az biraz bilgi sahibi oldum, Sürçü lisan edersem affola diyerek; Fransa en sevdiği şey olan sömürgecilik için savaşırken Amerika birden emperyalizmiyle birlikte fikre dahil oluyor. Nihayetinde ise her savaş gibi, alınan yaralar, suçsuz yere ölen bebekler, insanların patlayan bombaları kanıksayarak hissizleşmesi gibi bir sahne görüyoruz. Öncelikle kitabın dili bence akıcıydı ve karakterler çok güzel işlenmişti: Mr.Fowlair'in bencilliğini, Pyle'ın masumiyetini gayet güzel anlatmış. Tek sıkıntısı şimdiki zaman ile geçmiş arasında gidip geldiği zamanların net belirtilmemesi sebebiyle karışıklık olmasıydı bence. Gördüğüm kadarıyla genel olarak "Eh..." gözüyle bakılmış ama ben gerçekten etkilendim ve beğendim. Buradan itibaren yaptığım yorumlar "spoiler" niteliğinde olacak, okumak istemeyenlere duyurulur. Pyle... Benim üzümlü kekim. Her ne kadar bisiklet bombalarında
Sessiz AmerikalıGraham Greene · İş Bankası Kültür Yayınları · 2021242 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2024 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2024 23:30
Çekçe'de işlenen bir suçun kefaretini ödemek için cebren çalıştırılan ırgatlar/işciler için kullanılan Robot kelimesini bugün bildiğimiz anlamıyla kullanıma sokan kişi bu kitabın yazarı Karel Čapek'tir. Yazar bu katkıyla, bilim ve bilim-kurgu için zamanla saplantı haline gelecek olan bir düşünceyi hem anlamlı tarihselliği hem de gizem dolu geleceğiyle taşı gediğine oturturcasına kavramsallaştırmıştır. Zira tarihsel anlamıyla (ırgat) robotlar, kendilerine yüklenen bir misyonu yerine getirmekle yükümlü insanlardır. Tamamen fonksiyonelleşmiş bedenlerdir. Bununla birlikte daima dışsal programlamaya (sosyal konsensüs) isyan edebilecek doğal bir tözü barındırırlar. Toprak ağası için ırgat mevzubahisken gayet açık ve anlaşılır bir şekilde görülebilecek olan bu bilinçdışı bilginin bilim insanındaki(ya da belki tür olarak her insandaki) karşılığı otomatın kendi "yazılımını" aşmasına dair analojik düşüncenin ürünü sezgi ve korkudur. Ağa, ırgadın ağa olma isteğinden korkar, insan maddenin uygun şartlar altında ruh(bilinç) kazanmasından korkar. Bu noktada yazılımında yasak elmayı yememe kuralı olan insanın tanrıya aynı korkuyu yaşattığını, ve kendi yaratımı olan herşeyin aynı günahı işleyeceğinden korktuğunu söyleyesi geliyor insanın. Bu çok katmanlı ve dolambaçlı korku ve umut ağları, yaratıcı merakın enerji akımını devindiren bir devre, bir zihin sistemi geliştirince insan, yaratıcı gücü iyi ve kötü gelecek kurgularını içeren bir gayya kuyusuna dönüşüyor. Kitap bu varoluşsal arkaplanın bilgisine dayanıyor. Bilime dair şüphecilik, ruhun maddi gerçekliğin kendisinden çıkabileceğine dair sezgi, cennetten kovulmuş olmanın acısını içinde her an taşıyan, kendine yüklenen misyonu, itaat etmesi gereken kuralı çiğnemiş bir yaratık olmanın bilinci yazarın kurgusunun temel direklerini
Edebiyat
R. U. R. – Rossum'un Evrensel RobotlarıKarel Čapek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,225 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2022 116. kitabı
'hakikat, en çok hoşumuza giden yalanın ta kendisidir' "kendini yükseklerde gören insan, içtenlikten uzak bir dost gibi davranır; sıradan insan ise dostluktan uzak bir yakın gibi davranır." Kitap konfüçyüs öğretileri denilebilecek alıntılara sahip. altını üstünü çizdiğim söz sayısı bir hayli çok. bazen kalın kalın tuğla niteliğindeki kitapların anlatamadığı şeylere bu tip kısa kitaplar anlatabilir ya gerçekten öyle. Çinin tek çocuk yasası etrafında gelişen olayda, Yunhai kasabasında bir otelde tuvalet bekçiliği yapan yaşlı ve bilge ( sözlerinden dolayı böyle diyorum )bayan ming ile fransız bir iş adamı arasında geçen bir olay döngüsü mevcut ilerleyişte. İnsan inanmak istediğinde her şey mantıklı gelir sözünü yaşamak isteyen varsa buyursun okusun kitabı. Hayali bir paranoyanın paranoyası, tıpkı mr robot dizisi gibi bir son. İnsanı düşünmeye sevk eden bu kısa öyküyü herkese tavsiye ederim.
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,4bin okunma