Türkiye Cumhuriyeti, laik - demokratik ve hukuk devleti niteliğini korumak ; tarikat ve cemaatlerin devleti ele geçirmeye yönelik faaliyetlerini önlemek zorundadır. Yurttaşlar sahte ya da gerçek, bir şeyhin dinsel, cinsel ve ekonomik istismarına karşı korunmalıdır.
......
Aksi takdirde , Cumhuriyet’in özgür insanları, gözlerini yumarak şeyhinden şefaat dileyen bir “mürit - ulus” olarak, rabıtanın karanlığına gömülecektir !...
"Ama benim gibi insanların zayıf yanının da her şeyi fark etmek olduğunu söylüyorum. Fazla bilmek mutsuzluk getiriyor.
Ne mutlu cehaletin koruyucu rahmi içinde bir cenin gibi büzülüp yatanlara" diyorum.
Bir politikacı, Yaşar Kemal’e milletvekilliği önermiş. “Gelin” demiş, “sizi önce milletvekili, sonra da kültür bakanı yapalım!” Yaşar Kemal “iyi ama bu halk beni seçmez, oy vermez!” Diye cevaplamış politikacıyı. Iyice şaşıran adam “Neden?” Diye sormuş. Yaşar Kemal “Ben bu halka hiçbir kötülük yapmadım ki beni seçsinler” demiş. “Onları ne sömürdüm, ne hakaret ettim, ne ekmekleriyle oynadım, ne geleceklerini kararttım. Bana niye oy versinler ki?”