İNSANIN ACAYİP KISA TARİHİ / GÜRAY SÜNGÜ
Bir dönem kitap guruplarında çok gördüğüm ama okuma fırsatım olmayan kitap ( çok okunma konusuna sonra geleceğiz). Bir arkadaşım tavsiye üzerine kendine alırken bana da alıp, göndermiş. Bu sayede bende okumuş, Güray Süngü’nün kalemiyle tanışmış oldum.
Kitapevi ya da bir satış yerinde yeni bir kitap gördüğünüzde ne yaparsınız? Kapağına, yazarına, belki yayınevi varsa çevirmene bakarsınız. Sonra arka kapağı çevirip, tanıtım yazısını okursunuz. Bu kitaba da bunu yaparsanız, kafanız karışmaya başlar. Çünkü arka kapak yazısı alışılmış tanıtım yazıları gibi değil. Aslında kitabın içeriği hakkında bilgi veriyor, elinizdeki eserin sıradan bir kitap olmadığını bas bas bağırıyor.
Bir bölümde: “Çok ilkel bir yöntemdi yazı ile hem geleceğe kalacak bilgileri kayda geçirmek hem de aynı zamanın içinde bilgi alışverişi sağlamak ama kafaları bu kadar çalışıyordu ve başka bir iletim yöntemi yoktu.” Diyor. Bu cümleye iki ayrı açıdan baktım. İlki okuma yazma bilenler, mesaj, mail gibi teknolojik sistemlerde kelimeleri tam yazmak yerine kısaltarak (slm, mrb, nhbr gibi) hatta sadece emoji denilen resimlerle iletişim kuruyorlar. İkincisi ise haberleri izlediğinizde okuyup yazma bilen ve konuşma yetisi olan kişiler böyle iletişim kurmuyorlar. Bunun yerine sopa, yumruk, bıçak hatta silahla dövüşerek iletişim kuruyorlar. Geleceğe yazı kadar bu görüntüleri bırakacağız maalesef.
Kitabı okurken absürd komedi diyaloglara gülerken; zaman / mekan yolculukları (sıçramaları) sizi şaşırtıyor, “Ne oluyor?” derken Matrix’de miyiz? Araf’ta mı kaldık? Yeryüzüne inen melekler neden geldi? Diye düşünürken paralel evrenler sizi sarıveriyor. Azcık olan aklınız karışıyor, eksik olan tahtalarınızın sayısı artıyor (siz zamiri kullandığıma bakmayın aslında