İnsanoğlunun kafası her zaman yaşadığı dünyayla tamamen uyuşmaz, gerçeklere uyum sağlamakta zorlanan insanlar vardır, derinlerde sadece korkaklıklarını haklı çıkarmak için kelimeleri bazen ustaca kullanan zayıf ve kafası karışmış ruhlardır bunlar.
Terk edilmiş hissetmemek için birilerinin yakınlığını arar sonra içime dönmek için tekrar mesafe koyarım. Ben’imi abarttığımda başkalarıyla birlikte olmayı yeniden keşfederim. Geri çekilebileceğim özel alana ihtiyaç duyduğum gibi ortak hayata katılabilmek için kamusal alanı da ararım. Huzur bulmak için kıra gitmek, sonra dinamizm kazanmak için şehre dönmek isterim.
Çünkü hayattayım, çünkü şakır şakır yağmur yağıyor tepeme, çünkü yarın güneş doğacak yine, çünkü birilerine sarılacağım, şarkı söyleyeceğim, deniz kıyısında yürüyeceğim, çünkü dönmeye devam edecek dünya ve ben içinde olacağım.