Kıskançlık neticede insanın ruhunda beliren bir çatlaktı, “ben” dediğimiz o muhteşem duvardaki rahatsız edici, can yakıcı bir çatlak, ruhumu öyle çatlatabilmesi için onu kendi varlığıma katmış, onun benim bir parçam olduğunu kabul etmiş olmam gerekiyordu. Ona çok bağlanmama rağmen garip bir şekilde onu kendi parçam gibi görmüyordum.