İnsan bir kere sevmeye görsün, hemen hayranlık duyar, sonra korkar, korumaya çalışır, her şeyi birbirine karıştırır. Zamanla iyileşmez, hasta kalır. Tıbben çözülemeyen bir hastlığa yaklanmıştır artık. Haliyle sonraki hayatında bir şeyleri sevmekten korkar. İleriki dönemlerde sevilmekten de korkar hale gelir. Bu paranoyalar, çoğu zaman sevilmişliklerin, terk edilmişliğin, teslimiyetlerin, hüznün getirisidir. Kalpte açılan yaraların sayısıyla doğru orantılı olarak gelişir ve bir ömür insanın içinde gelgit yapar. Ve böylece yüreğinin götürdüğü yere gidemeyenler kervanına katılmış olur.
Doyduğun yer mi, doğduğun yer mi, gömüleceğin yer mi, yoksa her üçü de mi veyahut hiçbiri mi? Bir başka ihtimal; mesela kendini güvende hissettiğin yer mi? Ya da sadece yaşıyor olduğun yer mi? Aile ocağın mı, sevgili makamın mı? Neresidir ev dediğin?