İlk kez karşılaştıkları o gün elini tuttuğunda, hissettiği şey... ne miydi? Benzerini hiç deneyimlemediği bir șey. Gramer okulunda okumuş, botları tertemiz, șehirli bir çocukta bulmayı hiç beklemediği bir şey. Geniş kapsamlı bir șey: O kadarını biliyor. Üst üste katmanları olan bir manzara gibi. Açıklık ve boşlukları, yoğun bölgeleri, yeraltı mağaraları, yükseltileriyle alçaltıları olan. Bütün bunları tam anlayacak zamanı olmamış; fazla büyük, fazla karmașıkmıș. Çoğu parmaklarının arasından kayıp gitmiş. Kavrayabileceğinden fazla, ikisinden de büyük bir șey olduğunu anlamış. Bir de ona ket vuran, onu tutan bir șeyin olduğunu hissetmiş; o manzarayı bütünüyle kapsaması, kontrolü ele alması için koparılması ya da gevșetilmesi gereken bir düğüm, bir bağ olduğunu."