Merve N. Küçükaslan

Merve N. Küçükaslan
@mrv_kcksln
Düşünce namusu kültürün tarlasında biter. open.spotify.com/user/31s7d7cxsz...
Puan vermedi·202 syf.··
2024 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2024 22:36
...dışımız serseri, içimiz kütüphane... Sanırım kitabı okumaya beni bu cümle teşvik etti. Çünkü anlamadığım bir şekilde kitabın tasarımı, kapağı beni kendinden uzaklaştırıyordu (kitapları ve insanları dış görünüşlerine göre yargılamayı bırakmamız gerek) Çünkü kitabı beğendim. Bilim kurgu romanı. Bu tarzı benimseyenlerin okuması gereken bir kitap. Farklı tarz okumak isteyenlerin ilgisini de çekebilir. Ilk 10-15 sayfa tam olarak okuduğunuzu anlayamıyorsunuz, kopukluklar var ama sonrasında konu belirdikçe anlamlandırıyorsunuz. Kitapların itfaiyeciler tarafından yakıldığıbir zamanda,bir itfaiyecinin 17 yaşındaki bir kız ile tanışıp bu durumu sorgulamasını konu alan uzak bir gelecek anlatılıyor. En ilgimi çeken nokta bu kitabın 1953'te yayınlanmış olmasııı.Fahrenheit 451 kitabın ilk sayfasında belirtildiği gibi kağıdın tutuşma sıcaklığı oluyor. (233 santigrat yaniiii)
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·382 syf.··
2023 12. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2023 14:16
Geçmişte okuduğum kitaplara inceleme yazma serime bu müthiş kitapla devam ediyorumm. Saatleri Ayarlama Enstitüsü okurken en keyif aldığım kitap olduğu için bendeki yeri ayrıdır. Tanpınar'ın meselelere olan ironik yaklaşımı kitabı bir hayli keyifli kılıyor.Bazen üstü kapalı bazen de direkt olarak meselelere iğnelemeler mevcut. Okurken zaman zaman gülümsediğimi hatırlıyorum. Zengin bir hayalgücü ile oluşturulmuş, kurgusu yüksek bir roman. Farsça ve Arapça kelimelerin fazla olması nedeniyle okumak biraz zorlaşabiliyor. Ama sizi sıkmıyor. Edebiyatta kesinlikle önemli bir yeri olan, öncü bir eser olduğunu düşünüyorum. 35+ yaşına gelince tekrar okuyacağım kitaplar listesine eklendi.️️
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353bin okunma
Puan vermedi
Bir insan nasıl bu kadar hisli olabilir? Nasıl olur da birkaç dizeyle bir başkasının iç dünyasına böylesine nüfuz edebilir? Bu soruların cevabı belki de Oğuzcan’ın kelimelere yüklediği içsel ağırlıkta saklıdır. Onun şiirleri süslü, uzak, ulaşılmaz değildir. Aksine yalın, doğal ve içten bir şekilde kaleme alınmıştır. Ancak bu sadelik yanıltmasın; her kelimenin, her dize aralığının taşıdığı yoğun anlam, okuyucuyu sarsar. Aşk üzerine yazdıkları sadece romantik bir özlemden ibaret değildir; çoğu zaman kavuşamamanın acısıyla yoğrulmuş, hatta bazen kavuşmanın bile yüklediği korkularla, çaresizlikle örülmüştür. Oğuzcan’ın dizelerinde her okuyucu kendinden bir şey bulabilir. Çünkü o yalnızca bireysel bir duyguyu değil, kolektif bir ruh halini, çağın insanında yankı bulan o evrensel “eksikliği” aktarır. Ayrılık üzerine yazdıklarında adeta zaman durur; bir tren garında vedalaşan iki kişi oluruz ya da bir mektubun ucunda bekleyen bir çift göz. Onun yazdıkları, sadece okumalık değil, hissedilmeliktir. Sadece aşk üzerine değil bahsettiğim etkisi. Hüznü, ayrılığı, kavuşmayı anlattığı dizeleri okurken de aynı şekilde sizi etkisi altına alacak dizeler mutlaka okuyorsunuz.
Aşka Dair NesirlerÜmit Yaşar Oğuzcan · Everest Yayınları · 202110bin okunma
Puan vermedi·268 syf.··
2025 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2025 21:13
Vüsat O. Bener’in Dost Yasamasız adlı eseri, 32 kısa hikâyeden oluşan ve Türk edebiyatında nadir rastlanan yoğunlukta bir bilinç akışı deneyimi sunan özgün bir anlatı kitabıdır. Her hikâyede anlatıcı, bireyin zihinsel labirentlerinde dolaşırken okuyucuyu da kendi iç hesaplaşmalarına sürükler. Yazarın ustalıkla kullandığı bilinç akışı tekniği sayesinde okur, klasik hikâye yapısından uzaklaşır ve anlatının “devamını” kendi zihninde tamamlamak zorunda kalır. Bu da eseri pasif bir okuma deneyiminden çıkararak aktif bir düşünsel sürece dönüştürür. Bener’in öykülerinde işlenen temalar, Türk toplumunun farklı dönemlerinden tanıdık izler taşır: yabancılaşma, yalnızlık, ikiyüzlülük, sosyal statü kaygısı, kuşak çatışmaları ve bireyin içsel sıkışmışlığı. Ancak bu temalar, doğrudan verilmekten ziyade imalarla, metaforlarla ve çoğu zaman anlatıcının zihin kıvrımlarında saklanmış şekilde sunulur. Bu da her okurun kendi yaşam deneyimlerine göre farklı anlamlar çıkarabileceği bir zemin yaratır. Bazı hikâyelerde bir kahvehanedeki sessizlik, bazılarında ise bir evin balkonundan dışarı bakarken geçen düşünceler; aslında büyük toplumsal çöküntülerin, içsel yaraların ya da çözülmemiş travmaların dışavurumu olarak karşımıza çıkar. Bu yönüyle Dost Yasamasız, kısa hikâye formatına rağmen hacimli bir içeriğe sahiptir. Eserdeki anlatım, geleneksel olay örgüsüne meydan okur. Zaman çizgisi kırılmış, mekân belirsizleştirilmiş, karakterler çoğu zaman tanımlanmadan bırakılmıştır. Bu tercih, bilinç akışı tekniğiyle birleşerek okuru her hikâyenin bir “ortağına” dönüştürür. Okur, yalnızca hikâyeyi okumaz; tamamlar, yorumlar, eksik bırakılan boşlukları kendi zihniyle doldurur.
Dost YaşamasızVüs'at O. Bener · Yapı Kredi Yayınları · 2021747 okunma
Puan vermedi·479 syf.··
2023 7. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2023 22:24
Sana geldim. Gelmeyecektim. Yolda gelmemem için elli tane sebep saydım. Ama sebepleri saydıkça fark ettim; ne kadar çok gelmek istediğimi. Bu şekilde bir giriş yapmak istedim, çünkü Tehlikeli Oyunlar, beni ikinci kez okumaya yönelten ilk roman oldu. Şiir kitaplarını tekrar tekrar açabiliyorum ama romanlarda aynı şeyi yaşayamıyorum. Tehlikeli Oyunlar’ı ise bitirdikten sonra içimde bir boşluk kalmadı—aksine, daha çok düşünmeye başladım. Yarım bırakmayı hiç düşünmedim, çünkü Hikmet’in dünyasından çıkmak istemedim. Kitap, bilinç akışı tekniğiyle yazılmış. Bu, karakterin zihninden geçenleri doğrudan okura aktaran bir anlatım yöntemi. İlk bakışta dağınık gibi görünen metin aslında oldukça tutarlı bir şekilde örülmüş. Ancak bu tekniğin doğası gereği, okurken zaman zaman olayları, kişileri, hatta gerçeklik düzeylerini karıştırmak mümkün. Bir bakıyorsunuz Hikmet bir oyunun içinde, sonra o oyun bir rüyaya dönüşüyor, ardından birden kendi hayatının içinde buluyorsunuz kendinizi. Bu karmaşa, Tehlikeli Oyunlar’ın çekiciliğini ve derinliğini artırıyor. Çünkü burada önemli olan olaylar değil, karakterin içsel çatışmaları. Hikmet Benol’un iç dünyası, yalnızlığı, hayata tutunma çabası ve zaman zaman kendini yok sayacak kadar keskin sorgulamaları, beni fazlasıyla etkiledi. Oğuz Atay, karakteri üzerinden aslında modern insanın açmazlarını, kendiyle çelişkilerini, topluma yabancılaşmasını çok iyi aktarmış. Bir yandan da ironik bir dille insanın kendine oynadığı oyunlara dikkat çekiyor. Hikmet’in iç sesi çoğu zaman bizim sesimiz oluyor; cümlelerin içinde kaybolurken bir bakıyoruz, kendi düşüncelerimizle yüzleşiyoruz. Elbette her okur bu tarzı kolayca benimseyemeyebilir. Net bir olay örgüsü, klasik anlatım arayanlar için kitap zaman zaman yorucu olabilir. Ama sabırla ve dikkatle
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
Reklam