“Sevmeyi özledim biliyor musun? Kayıtsız şartsız bir gülüşü. Olur olmaz yerde ağzıma bir öpücüğün konmasını. Bir doğruya sevinmekten çok bir saçmalığa gülümseyebilen hoşgörüyü. ‘Nerde kaldın’ ayazını değil, ‘hoş geldin’ iyiliğini. Hiçbir şeyle yatışmayan yürek telaşını. Geceyi bir hayal hazinesine çeviren uykusuzluğu. Kendimi severek yürümeyi kalabalıkta. ‘Göğe bakma duraklarını’ özledim. Yumruk kadar bir yüreğe dünyayı sığdırma hünerini. ‘Sana sevinç verdikçe ben buradayım’ zenginliğini özledim. Dünyayı yudum yudum aşka çeviren yalnızlığı...”