"Ben Ali'de babamı aradım. Sonra babam yaşındaki adamlarda Ali'yi aradım. Babamda eski babamı aradım. Bu zincir böyle giderken Osman bende annesini aradı. Ben kendimi annesiz hissettiğim için anne olmaya korktum. Benden iyi bir anne çıkmamasından, kendi parçamdan yaratacağım varlığın, sefillikte beni geçmesinden korktum. Doğurmadım. Ama Osman'ın annesi olduğum anlar bir sonraki güne uyanmama yaradı.
Ezcümle, herkes varlığındaki boşluğu doldurmak istiyor. Dolduramadan ölüyor. Ama uğraşma boşuna, o boşluk dolmaz! Varolmanın boşluğu o! Dolsa biz, biz olmayız!"
"Sibel Hanım sana aşık olsa tiramisu yapar babacım, çorba değil. Böyle olur bu işler. Kendimden biliyorum. Ben hep öyle yaptım. Aşık olduklarıma tiramisu, acıdıklarıma çorba yaptım. "
"Onca estetik ameliyat olduğu halde yüzünü ancak bu kadar düzeltebilmişler. Bir tek dişleri düzgün yapılmış. Yepyeni takma dişleri var babamın. Ama çok garipsiyorum. Dişleri bana, sağ tarafında sallanan boş pijama kolundan, yüzündeki yara izinden, şekli bozulan gözünden, yarısı olmayan kaşından daha yabancı, daha korkutucu geliyor. Sanki babamın ağzı başkasının artık, sesi de öyle."
"Ben ki kaşar, ben ki kompetan, ben ki arkasında yığdığı yıllar boyunca, yığınla---
İçim titredi, içim kesik kesik konuştu:
Ah Ali, sen gittiğinden beri---
Ali yirmi üç yıldır---
Ali dile kolay, tam yirmi üç yıldır---
Ali seni düşünmeden geçirdiğim bir gün bile olmadı.
Seni en az bir kere hatırlamadığım bir tek gün bile olmadı.
Okuduğumuz şiirlerden en az birini kendime tekrar etmediğim tek-bir-gün bile olmadı."
"... yarım kalanları doğru düzgün tamamlamaya imkan yok, çünkü insanın yarım bıraktıklarının sonu gelmiyor. Zaman, tıpkı deniz gibi, bütün düğümleri çözüyor."