Mahpeyker

Mahpeyker
@mrymklds
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Lisans
Gaziantep
Eskişehir
23 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı
9/10
·77 syf.··
Beğendi
·
2017 19. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2017 10:46
Vay be...Satranç bilir misiniz?.Kitap kısa olmasına rağmen çoğu hikayenin yakalayamadığı dinamiği yakalamış.Belki sonu daha aforizmalı olabilirdi diye aklıma geliyor çünkü tadı damağımda kaldı.Aynı kıvamda 70 değil 700 sayfa bana mısın demez insana.Yapmayın okumadım demeyin sakın.Ayrıca yazarın kitabı hanımıyla beraber intiharından önce yazmış olması da entresan. Galiba kitabı yazmadan hayata karşı mat olmayı kafasına koymuş, oyunla arasındaki tek fark başka bir oyun daha oynayamıyacak olması...
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Afrin'de 8 ŞEHİT ve 13 Yaralımız var
Terör belasını topraklarımızdan canları pahasına uzak tutan şehitlerimize Allah'tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Yaprak döker bir yanımız bir yanımız bahar bahçe
İkindinin akşama yakın olan bir vaktinde mahalleden arkadaşlarla sokakta oynarken Suna Yenge'nin oğulları Yusuf ve İbrahim'e "hadi eve gelin Cüneyt Arkın'ın filmi başladı" demesiyle önce onların, sonra sağımda solumda oynadığım tüm arkadaşlarımın bir anda yok olması. Onların aniden yok olmalarını o gün illüzyona bağlamış olsam da şimdi anlıyorum ki, Mudanya Sokakta oynayanların içinde bir tek bizim televizyonumuz yoktu. Ve televizyonumuz yoksa illüzyon bile oynayamıyorsunuz. Kendimi o sokak ortasında öyle çaresiz, öyle yalnız hissetmiştim ki ömrüm boyunca yaşadığım, hatta dünya üzerinde yaşanmış ve yaşanacak tüm aşklar o an oracakta bitmiş, aynı anda yüzlerce kadın yüzlerce erkek o sokakta benim gövdemde terk edilmişti. Son otuz yıldır olduğu gibi başım dik boynum bükük evime döndüm, evsizliğime. Televizyon sahibi bir evin önünden geçerken camdan gelen şu sesi duydum: "Neşe'nin kepek sorunu var". Neşe'nin saçlarının yarısını Kılir ile yarısını farklı bir şampuanla yıkamışlar. Kılir ile yıkanan tarafta kepekten eser kalmamış. Sonra büyüdük ve dünya hızla Neşe'nin iki farklı şampuanla yıkanmış saçlarına döndü. Dünyanın bir tarafı açlıktan karnına taş bağlarken diğer taraf şişmiş göbeğini taşıması için hamal kiraladı. Bir taraf George ve Charlotte Elizabeth iken bir taraf Aylan(bebek) ve Ümran(bebek) oldu. Bir taraf nehrin suyunu tarlasına çevirdi, diğer taraf Hz. Hüseyin gibi Kerbela'da suya hasret kaldı.
Çıplağız!
Bizi insan yapan ne varsa kirlendi, tükendi; kalp, akıl, ruh, inanç, sabır, umut. Üzerimizde bir parça elbise var diye giyindik sanıyoruz! İnsan: Vicdan ve adaletti; bencil ve vurdumduymaz. İnsan: Kurban ve cellat. İnsan: Delalet, vahşet, dehşet. İnsan: Toprak, kibri ateş! İnsan: Ölmek için doğdu, yaşamak için savaşıyor. İnsan: Hiç ölmeyecek gibi yaşıyor!