Meryem Dağ

Açlığı Hissedebildiniz Mi Hiç ?
Puan vermedi·158 syf.··
Beğendi
·
2023 14. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2023 16:36
Açlık adına roman yazılması, ya da üzerine konuşulması çok kolay bir konu gibi görünüyor dimi ? Genel geçer kavramlarla, ya da toplumsal duyarlarla harmanlanarak çok güzel bi demeç verilebilir ? Ama gerçekten de öyle mi? Açlıkla ilgili gördüğünüz bir haberde, okuduğunuz bir yazıda ya da izlediğiniz bir videoda açlığı gerçekten hissedebildiniz mi ? Ya da açlığın verdiği çaresizlik hissini gerçekten hissedebildiniz mi? Bu bahsettiklerim gün içindeki açlık hissiyatı değil elbette. Açlığın, gerçek açlığın nasıl bir hissiyat olduğunu öğrenmek, hatta yaşamak istiyorsanız Knut Hamsun bunu çok başarılı bir şekilde yaşatmış okuyucularına. Hamsun, bu yarı otobiyografisinde aç bir insanın yaşadıklarını tüm detaylarıyla okuyucuya hissettirerek anlatıyor. Geçimini ünlü bir yazar olma hayaliyle yazı yazarak sağlamaya çalışan genç, yazıları çok da beğenilmeyince açlık ve yoksullukla tanışıyor. Hatta bu çaresizlik, deliliğin sınırlarını zorlamasına sebep oluyor. Yaşadığı tüm acılara rağmen yine de haksız şekilde kazanç elde etmeyi değerlerine aykırı buluyor. Aynı zamanda karakterin geçmişine dair herhangi bir bilgi vermemesine rağmen onun iç dünyasındaki o iniş çıkışları, kararsızlıkları, psikolojisinin de fiziksel zorlukla beraber çözünmeye başladığını çok usta bi şekilde aktarıyor. Knut Hamsun’un okuduğum ve hatta onun da yazdığı bu ilk kitabı değişik duygularla okudum. Okumanızı da tavsiye ederim
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,7bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Afili Hafiye
Puan vermedi·312 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2023 11:06
Inception filmini izlemiş miydiniz? Zaman algısının kırıldığı, anlardan emin olunmayan harika bi filmdi. Bu kitap da işte kurgunun bir başka kurgu ile iç içe geçtiği, roman içinde roman adeta. Bu tanımlama şeklim biraz tuhaf gelmiş olabilir ama Murat Menteş gibi çok değişik bir kafadan normal bi roman yazmasını beklemek saçma olurdu zaten Çok fazla detaya girmeyeceğim kitabın içeriği ile ilgili olarak ama kitabın ilk bölümünde başlıyor kafa karışıklığı. Ve sayfalar geçtikçe hala ilk bölümde kalıyor insanın aklı. Acaba nerede bağlanacak bu olay o ilk sahneye diye. Kitabın ortalarında aslında roman karakterlerinin gerçek hayata, gerçek hayattaki karakterlerden bazılarının da romana, özel bir makine ile geçişini ve kusursuz cinayetin nasıl işlendiğini sayfa sayfa anlamaya başlıyorsunuz. Bu arada karakterlerin isimleri de ilginizi çekecektir. Absürt isim soy isim birleşmesi kitabın konusundan sonra ilgimi çeken diğer bi konu. Bu arada Menteş satır aralarına okuyucuyu da dahil ederek interaktif bir deneyim sağlamış. Ayrıca geniş müzik listesini de kitabın sonunda Spotify da kullanıcı ile paylaşması da çok ince bi davranış. Bu küçük dokunuşlar bile, değişik düşünce yapısına sahip Menteş’e hayran olunması için birer sebep. Geniş kelime dağarcığına sahip Menteş, gerçekten bilgi seviyesini ve zekasını kitapta geçen her detayın aslında rastgele seçilen bir kelime zinciri olmadığını gösteriyor. Bu kadar bilginin, edebi alıntıların, özgün tekniklerin böylesine güzel harmanlanması yazara olan saygımı her kitabında daha da arttırıyor. Bu fantastik polisiyeyi okudukça kafanız karışacak ama tüm düğümler kitabın sonlarına doğru çözülmüş olacak.
Afili HafiyeMurat Menteş · Alfa Yayınları · 20231,549 okunma
Puan vermedi·203 syf.··
2023 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2023 10:12
İlk kez karşılaştığım ve çok beğendiğim bi yazım tekniği. Olaylar karakterin ve yazarın gözünden ayrı ayrı anlatılıyor. Livaneli’nin bu roman için bu kadar uğraşmasına değmiş diyebilirim. Affetmek ile intikam almanın o hırsı arasında kalmış bi insan. Yaşadığı acıların sorumlusuna duyduğu garip bi acıma hissi ile öfkesi birleşmiş bir 12 Mart mağduru. Darbe döneminde yaşanan acıları, ülkenin siyasi durumunu kitaba serpiştiren Livaneli, yine toplumsal sorunlara değinmiş. Sadece fiziksel acıların değil aynı zamanda psikolojik sorunların git gide büyüdüğü bu dönemde, İsveç’e mülteci olarak giden Sami’nin, yaşadığı psikolojik buhran sonucunda hastaneye yatmasını ve orada olayların sorumlusu olarak gördüğü bakanın acınası haline şahit olması ile başlayan bu romanda, intikam almak ile acımak arasındaki o ince çizgiye şahit olacaksınız. Livaneli’nin usta kalemi ile hayat bulan bu roman sürgün yaşamını, ikilemde kalmanın çaresizliğini çok başarılı bir şekilde aktarıyor. Dile kolay 29 yıl sürmüş bu kitabı bu hale getirmek. Okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum
Bir Kedi, Bir Adam, Bir ÖlümZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202129bin okunma
7/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2022 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2022 16:27
Suat Derviş’in kalplere dokunan, hem bi o kadar tanıdık hem de başkasından duyup eleştirdiğimiz hikayelerden birini ele aldığı kitap. Taksisi olup şoförlük yapanların halkın orta-üst tabakasından sayıldığı zamanlarda, kendini bu döngünün bir motor adamı olarak nitelendiren bir şoförünün bir o kadar sade ve üzücü hikayesini okuyacaksınız bu kitapta. Hikayelerinde genel olarak kadın karakterleri ele alan Suat Derviş, bu kitabında bir erkek karakteri öne çıkarmış olsa da hikayeyi bu erkeğin etrafındaki kadınlarla da örmüş durumda. Zamanının çok ötesinde bir yazım dili olan Derviş, çok sevdiğim yazarlar listesinde yukarılara doğru kendini çıkarıyor durumda. Toplumsal baskıyı inanılmaz bir psikolojik yorumlama ile analiz edip aslında kaçtığımız ve eleştirdiğimiz toplum kurallarının bir gün bizi eleştirilecek hale getirmesini çok güzel ele almış. Arada kaldığımız o çelişkiler, asla yapmayacağımızı düşündüğümüz eylemleri eleştiri almamak için sır gibi saklamamız…Farklı örnekleri mutlaka hayatımızın br yerine dokunmuştur. Çok bizden, çok toplumumuzdan, çok psikolojimizden bir kalem. Hala okumadığım kitapları olduğu için o kadar şanslıyım ki şuanda.
İnceleme
Şoför MustafaSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2021291 okunma
9/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2022 16. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2022 17:59
Yine bir Jack London klasiği ile inceleme yazıma başlamak istiyorum. Bazı yazarlar hiç şaşırtmaz gerçekten. London da benim için o yazarlardan biri. Harika bir romanı daha önce okumadığıma pişman ettirdi yine. İnsanlığın iki ucu. İdealist bir entelektüel ile, vahşi bir maddeci. Yaşam mücadelesi, hırs, felsefe, ve dahası London kitaplarının temel yapı taşı. Harika gözlem yeteneği ile, olayların içinde olmanızı sağlayan bu yazar, mükemmel betimlemeleri ve psiko analizleri ile sizi içene çekiyor adeta. Kitabın baş karakteri Van Wayde’nin bir deniz kazası sonucunda fok avcıları tarafından kurtarılması ile Hayalet isimli bu gemide gerçek hayat mücadelesi başlamış oluyor. Vahşetin tüm yüzünü, insanların acımazlığını gösterirken bi yandan da hayat hakkındaki iki zıt görüşün kavgasını edebiyatın o mükemmel kalemini kullanarak anlatıyor. Kitabın bir diğer ana karakteri materyalistliği temsil eden Kurt Larsen. Acımasız, çıkarcı, hırslı ve maddeci. Ama bir o kadar da özgün bir karakter. Zaten kitaba da adını veriyor. Acımasızlığını sevmesem de en sevdiğim kötü karakterler listesine girdi. Martin Eden’le yaşadığım o harika deneyim, Deniz Kurdu ile taçlanmış oldu. Akıcı anlatımı ile denizlerin efendisi olduğunu gösterdi. Ancak şu da var ki denizcilik hayatına uzak olmamdan dolayı bazı teknik terimleri anlamakta zorluk çektim diyebilirim. Bazen gözümde canlandırmak zor oldu. Ancak bütünüyle ele aldığımda bir film izliyormuş hissini de her sahnede yaşadım. Geç kalınmış bir kitaptı benim için. Bu sene Jack London okumalarımı arttıracağım. Okumanızı tavsiye ederim
İnceleme
Deniz KurduJack London · Alfa Yayınları · 20218,3bin okunma