Birinci ve ikinci kitaptan sonra daha akıcı ve olaylarla dolu bir kitap beklemiştim aslında. Gençlikte zamanın daha hızlı geçeceğini, daha fazla olay yaşayıp her birinden edinilecek tecrübenin yavaş yavaş satüre olacağını düşünmüştüm. Ama beklediğimin aksine üçlemedeki açık ara en uzun kitap olmasına rağmen en kısa zaman dilimini anlatan kitap. Daha çok iç hesaplaşma içeriyor, kendi kalıplaşmış fikirlerini çok daha detaylıca anlatıyor ama son 10-15 sayfada da bu fikirlerin hepsinin yıkılışını hissettirebiliyor.
Tabi ki Tolstoy'un bunları yapabileceğinden şüphem yoktu ama yine de vurgulamak istiyorum, son kısım çok başarılıydı bence. Devamında 4. bir kitap olup olmadığını araştırma gereği duydum ister istemez. Ama bu şekilde bitmesi de (klişenin dibi olacak ama) kendi düşüncelerimi, yaşantılarımı bu bağlamda düşünmek için ufuk açıcı oldu.
Bu kadar sözün üstüne belirtmeden geçmeyeyim, bir insanı çocukluğundan gençliğine kadar olan sürede tanımak, kitaptan da anlaşılacağı üzere üniversiteden tanımaktan çok çok farklı oluyor. Ama bir yandan da kitabın sonlarına yaklaşırken (son kısmı hariç tutarak) artık karakterin hangi olaya ne tepki vereceğini, neler düşüneceğini anlayabiliyor olmak biraz sıkıcı bir hale getiriyor metni benim için.
GençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,632 okunma
[...] soylu kahramanların söyledikleri sözleri aklımda tutup soylu bir iş yapma fırsatı yakaladığımda söyleyebilmek de çok ama pek çok hoşuma gidiyordu.