10/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2024 63. kitabı
Bilgi birikimiyle okuyucusuna çok şey katacak bir okadar aksiyon dolu anlarla hafızalara kazınacak, tarihe ışık tutacak , ilmek ilmek örülmüş bir kurgu ile macera romancılığına imza atacak bir kalem ve eseri ile Bir Hakan Geda Macerası... Aralık 1936 , Çankaya Köşkü ; Türk tarihi tezi üzerinde çalışmalar yapan Mustafa Kemal Atatürk'e önemli ve son derece gizli bir paket gönderildiği haberi ulaşır. Nisan 2015 , Dolmabahçe Sarayı ; İstanbul boğazında yaşanan bir gemi kazası sonucu, depo temelleri hasar gören Dolmabahçe Sarayında binlerce yıllık antik tabletler ortaya çıkar. Kaptan Viktor ve mürettebatının bulunduğu MSC Moor adını taşıyan Malta bandıralı kuru yük gemisi yaşadığı beklenmeyen bir kaza sonucu , kaza bölgesinin hemen karşısında bulunan Dolmabahçe sarayı'nın temellerindeki bir bölmede önemli bir hasara sebep olmuştu. Bu da çok ilginç bir keşfin yapılmasını sağlayacak, diğer bir deyişle her şey bu kazadan sonra başlıyor... Ulusal arkeoloji ve kültürel mirası koruma kurumunun başkanı İsmet Erhan , Piri Reis ile ilgili dünyayı sarsan bir keşfe imza atmış olarak ta tanınır. Kazadan sonra hiç beklenmedik bir şekilde ilginç bir şey bulunmuştu ve bu herkesi bir araya getirmişti. Tabi önemli bir ayrıntı vardır. O dönemde Mustafa Kemal Atatürk ile şahsi olarak yazışan İngiliz araştırmacı Churchward'un Kayıp Mu Kıtası teorisinin bağlantı olma olasılığı!... Hakan Geda' nın da bulunduğu bu toplantıda, yaşanan kaza sonucu ortaya çıkan dört adet kil tabletlerini inceleme sırasında bir saldırı düzenlenir ve maskeli adamlar tarafından antik tabletler kaçırılır... Esrarengiz bir şekilde ortaya çıkan bu tabletler hakkında nasıl bilgi sahibi olmuşlardı? Tabletler neden bu kadar önemliydi ve neden çalmışlardı? Tabletler geri alındımı? Daha da önemlisi bu olaydan 2 hafta
Kayıp KıtaCenk Kayakuş · Kanon Kitap · 201880 okunma
10/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2023 70. kitabı
1936 yılında, Mustafa Kemal Atatürk’ün nihayet beklediği kargo Dolmabahçe’ye gelmiştir. Mustafa Kemal Atatürk de derhal İstanbul’a doğru heyecanla yola çıkar. Bu kargoda, ‘Güneş dil teorisi’ konusunda yardımcı olacak nadide parçaların yanında, Mustafa Kemal Atatürk’ün titizlikle üzerinde çalıştığı, Kayıp Kıta Mu ile ilgili tabletler de yer almaktadır. Diğer yandan 2015 yılına gelindiğinde, MSC Moor adını taşıyan Malta bandıralı kuru yük gemisi, İstanbul boğazında bir kaza geçirir. İşte her şey bu kazadan sonra başlayacaktır. Ulusal Arkeoloji Kurumu’nun davet edildiği ve Hakan Geda’nın da tabletleri incelemek için katıldığı bir toplantıda saldırı olur ve tabletler çalınır. Bu olaydan sonra yaşanan İstanbul depremi sonrası, dünyanın çeşitli bölgelerinde de benzer durumlar yaşanmaya başlar. İstanbulda başlayıp Moğolistan’a uzanan, oradan Gobi Çölü’ne ulaşan tarihi bir sırrın peşine düşen Hakan Geda, yıllar öncesinde Atatürk’ün araştırmalarına kadar ulaşır. Tüm dünyayı saran gerçeklerle yüzleşir. Deprem yapay bir şekilde mi gerçekleşti yoksa gerçekten doğal yolla mı oluştu?sorusuyla başlayan, Mustafa Kemal Atatürk’ün araştırmalarını, Göbeklitepe kazısını, Mu Kıtasını da kaplayan gizemli olayları konu alan, harika bir Hakan Geda macerası daha... Soluksuz devam eden aksiyonuyla, macera ve gerilimi bol, sürükleyici bir romandı. Ayrıca, yazarın her kitabında olduğu gibi, verilen bilgilerle dönemi ve olayları merak ederek araştırma ihtiyacı hissediyor, yeni şeyler de öğreniyorsunuz. Haliyle yazarın da eserlerini, uzun araştırmalar sonucunda hazırlamış olduğunu da görüyoruz. Kısaca yazarın her kitabında tarihe uzanan bir yanı olduğu kadar, akıcı, sürükleyici ve merak uyandıran bir kalemi de var. Şiddetle tavsiye edeceğim eserlerden. Mutlaka
Kayıp KıtaCenk Kayakuş · Kanon Kitap · 201880 okunma
Reklam
Türk dünyasını açık denizlerle buluşturmak
Puan vermedi
Türk dünyasını açık denizlerle buluşturmak Dr. Yüksel Hoş Independent Türkçe için yazdı Salı 5 Temmuz 2022 9:56  Bu yazıda Türk dünyasını ve özelde Türkiye'yi yakinen ilgilendiren ve yeryüzünde Türk ulusunun layık olduğu gibi yaşamasını, dünya denizlerinde sivil ve askeri amaçlı olarak bayrak taşımasını amaçlayan bir doktrin özeti ortaya konulmaktadır. Bu doktrinin aşama ve safhaları bölgenin gerçekleri, bölgenin günümüzdeki ihtiyaçları ve gelecekteki ihtiyaçları da düşünülerek aşamalı ve seçenekli bir şekilde dile getirilmiş olacak. Tüm doktrinin uygulanması için en uygun bölgeler değerlendirilip, bunun asgari ölçekteki başlangıcı için de pilot uygulama alanlarından başlangıcı öngörülmüş olacak. Bu çalışma kaleme alınırken emekli Amirallerimizin değerli fikirleri ve önerileri de ayrıca dikkate alınmıştır. Önerilerin bütününü içine alan doktrin, kendisini orta ve uzun vadede amorti edecek ve tüm Türk dünyasına birden fazla hub meydana getirecek bir "Türk denizcilik ortak refah alanı" (Commonwealth) projesinin de birinci basamağıdır. Peki, bu niçin önemli? Türk dünyası ülkelerinin denizlere kıyısı olan tek bağımsız ve tanınmış ülkesi, Türkiye Cumhuriyeti'dir. Türk dünyasının tek ada ülkesi ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Bunların dışındaki Türk ülkelerinden Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan'ın Hazar Gölü'ne kıyıları bulunmakla birlikte, Özbekistan ve Kırgızistan'ın denize bir kıyısı yoktur. Özbekistan ise üst üste iki kez "kıyıgörmez" bir ülkedir. Çünkü ne kendisi ne de komşularının denize kıyısı yoktur. Hatta bugünlerde Özbekistan'dan ayrılmak isteyen Karakalpak bölgesinin de eğer ayrılırsa denize kıyısı olmayacak. Komik olanı şu ki; bırakın denizi, adamların tek kıyısının olduğu Aral Gölü, büyük ölçüde kurumuş durumda. Özbekistan'ın hiçbir şekilde
Coğrafya
Dünya ve Türkiye Ölçeğinde Siyasi CoğrafyaRamazan Özey · Aktif Yayınevi · 201324 okunma
KADIN HİKAYELERİNİN GÜÇLÜ KALEMİ
10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2021 213. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2021 20:32
Mehtap Soyuduru Çiçek’in yepyeni kitabıyla buluştum sonunda. Her kitabının ayrı tad verdiği ve de başka yazarların aksine her romanda kendine kattıklarının peşinde ve gayretinde olan , okuyucuya sunduklarıyla ilerlemek azminde yürüyen , yerinde saymayı kabullenmeyen bir yazar olduğunu bir kez daha gösterdi Ayperi ile MSÇ. Ayperi fakirliğin yoğurduğu , yalnızlığın şekillendirdiği , sevgi denen en güçlü duygunun yoksunluğunda , kendini büyüten dedesinin minik torunu olarak hissettiği sahiplenme ile yetişirken elbette yaptığı yanlışlar , seçimler , ümit ettikleri ya da vazgeçtikleri onu Ayperi yaparken aynı zamanda yaşamı da kördüğümlere gebeydi. Hayatta gecenin ardının sabah olduğu gibi insanoğlununda karanlık günlerinin ışığı olacak güzel yürekliler vardır ; Suat Efe ‘ler gibi … Yaralılar birbirini anlar ya işte böyle bir tevafuk onların ki. Elbette aşk , yanlış anlamalar , geçmişin izleri , korkular , anne olurken kadın olmaya devam edebilmek Ayperi’nin satırlarında bizlerle buluşuyor. Yazar en güçlü alt metin olarak; kadına toplumda yüklenen ya da yakıştırılan tüm kalıplara ince ince dokundururken , bize İNSAN olmanın altını da kalın kalın çizdiğini gösteriyor. Akıcı , öz anlatımlı , karakterleri iyi tasarlanmış , bilindik ama kalemin gücünü taşıyan kurguyla ap ayrı lezzette , severek okunabilecek bir eser kesinlike. Kadın Mehtap Soyuduru Çiçek’in kaleminde , zihninde hep önplanda. Kusurlu insanların , hayatın tozu dumanına bulanmış , yanlış başlangıçlara rağmen doğruya yürüyebilen “İşte hayat böyle bir şey dedirten ; sorgulatan , ben olsam ne yapardım diye sık sık düşündüren, hatta karakterler arasında taraf seçtirecek kadar etkileyici yazan bir kalem.
Edebiyat
AyperiMehtap Soyuduru Çiçek · Yediveren Yayınları · 202129 okunma
9/10
·100 syf.··
2020 50. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2020 22:18
Merhaba sevgili 1K ailem :) Bu güzelim kitabın ilk alıntılarını sizinle paylaştığım için çok mutluyum. Ve şimdi de kitap ile ilgili ilk inceleme benden olmuş olacak :)) Umarım beğenirsiniz... Sevgili Gülenbilge ErsanGülenbilge Ersan ile tanışmaktan dolayı çok mutluyum öncelikle.. Ve bana hediye göndermiş olduğu imzalı kitaplarıyla beni kendine hayran bıraktı.. ve birçok desteği de oldu bana, ona teşekkür ediyorum buradan ve sevgilerimi gönderiyorum. Gelin, biraz da size tanıtayım, yaşam koçumu Gülenbilge ErsanGülenbilge Ersan 1969 yılı Milano’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimimi Şişli Terakki Lisesi’nde tamamladı. Yıldız Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, İskoçya’nın Glasgow kentindeki Strathclyde Üniversitesinden MSc. derecesi aldı. Yabancı dillere ve yazmaya olan ilgisi onu 2000 yılından itibaren İngilizce ve İtalyancadan belgesel, dergi, kitap, sinema ve festival çevirileri yapmaya yöneltti. 2012 yılından bugüne kadar Erickson College International’dan Profesyonel Erickson Koçluğu ve NLP Master Practitioner sertifikaları ile Bütünsel Beynin Dokuz Alışkanlığı, Bilinç Aşamaları Farkındalığı, Dört Kadranlı Düşünme Sistemi, Beynin Kozmolojisi ve Bütünsel Spiral Dinamikler eğitimleri aldı... Biraz da kitaptan bahsedelim artık değil mi? :)) Okuduğum “Beş Dakikalık Upuzun Bir YolculukBeş Dakikalık Upuzun Bir Yolculuk” kitabı her ne kadar çocuk kitabıymış gibi gözükse de, öyle değil aslında! Sizinle paylaştığım iletilerden de anlaşılacağı üzere aslında bir kişisel gelişim kitabı, içinde çok güzel öğretiler var, biz bu kitabı aslında “Küçük Prens” kitabına da benzetebiliriz, aynı onun gibi büyüklerin de okuyabileceği ve içinden dersler çıkarılabilecek türden bir kitap... Tavsiye ederim, keyifli okumalar herkese :) Sağlıcakla kalın...
Edebiyat
Beş Dakikalık Upuzun Bir YolculukGülenbilge Ersan · Doğan Egmont · 20162 okunma
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2020 11:29
Yine, yeniden çok güzel bir MSÇ kitabı.. Su gibi akıp giden bir sevda hikayesi ama yazarın da dediği gibi sadece sevda yok bu kitapta..Her türlü içten gelen duyguyu bulabilmeniz mümkün.. Kitap hakkında ne söylersem söyleyeyim spoi olacağından siz en iyisi okuyun. Yazarın diğer kitapları gibi bu kitapta şiddetle tavsiyemdir.
Veda EderkenMehtap Soyuduru Çiçek · Yediveren Yayınları · 202066 okunma
Reklam