Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Birey ve toplum arasındaki münasebet ve girift ilişkiler ağı, insanlık tarihinin en önemli meselelerinden biri sayılabilir. Bu mesele ister felsefi bir kavrayışla ister sosyolojik bir anlayışla ele alınsın, insan madde aleminin sınırları içerisinde olduğu müddetçe meseleyi kavrayışında rölatiflikten sıyrılamayacaktır. Bu sıyrılamayış, modernizmin kalkınma saplantısı ve onun ürettiği sekülerizm, pozitivizm, ampirizmle beraber hükmünü yitirmiş; insanların sıyrılmaya dair çabaları da “tarihteki insan”a ait bir haslet olarak muhtelif kadim öğretilerde kalmıştır. (ki bu kısım çok su götürür o yüzden geçelim.)
Bireye içkin olan hemen her şeyin toplumda da tezahürünü görmek mümkündür. John Steinbeck’in “Fareler ve İnsanlar” romanı da bu durumun edebiyat-siyaset arasındaki benzer bir örneği olarak okunabilir. Steinbeck, toplumsal bir mevzuyu bireyler arasındaki ve bireylerin iç dünyasındaki yansımalarıyla okura sunarken alt metinde de siyasi ve ideolojik birçok mesajı dikkatli ve uyanık okurlara hissettiriyor. Zaten böyle de olması gerekir. Bireyin hissettiği, zihin imbiğinde eriterek zuhur ettirdiği her şey var olduğu toplumun siyasi şartlarından münezzeh değildir. Tabii bu tür kitaplaar Türkiye’de ilkokul çocuklarına okutulduğu için eserin bu yönü genelde es geçiliyor. Aynı zamanda bir çiftçi olan yazar Steinbeck, bu eserde kapitalizmin ve sanayileşmenin kendi çağında yarattığı sorunlara dair birçok eleştiriyi bireyler üzerinden ve bireylerin birbirleriyle ilişkileri çevresinde anlatmaya çalışmıştır. Bunda da başarılı olduğunu söylemek mümkündür. Ancak Batı’da yapılan kapitalizm olumsuzlaması genelde bir sosyalizm anaforundan yapılır. Bunu yapanların da işçi sınıfından kişiler olması, ortaya konan ideolojik tavrın içinde bulunduğu şartlar karşısında bir reaksiyon
"Zahmetini göze aldığım bu işin tuhaflığı şundandır ki, benim sahiciliği arama derdim başkalarının bu derde bigâne kalışlarından doğdu."
Gerçekten takdir edilesi bir eylem ve fikirler bütününe sahip İsmet Özel. Evvela kendine samimi. Saygı duydum...