Yürüyorum sallanarak
öylesine acelem var,
bekliyorlar beni bir yerlerde
bir şeylerle suçlamak için,
kendimi savunmam gerek:
kimse bir şey bilmiyor
acil olmasının dışında,
gitmezsem kapanacak kapı,
nasıl savunabilirim kendimi
çalarsam ve kimse açmazsa kapıyı?
Hoşça kal, konuşacağız daha önce,
ya da sonra; hatırlamıyorum,
belki de karşılaşmadık bile
ya da haberleşemiyoruz.
Böyle çılgın alışkanlıklarım var, konuşuyorum, kimse yok, dinlediğim yok,
sorular soruyorum kendi kendime
ve asla yanıtlamıyorum.
Yoruldum haşin denizden
gizemli topraktan.
Tavuklardan yoruldum:
hiç bilmeyiz ne düşünürler
bakıp dururlar bize kuru gözlerle önemsiz kişilermişiz gibi.