MTK

Anlamın naif teorisi klasik "yüklem atfetme" [predication] öğretisinde formüle edilmiştir. Bu yaklaşıma göre, bir cümlenin anlamı (ki bundan anladıkları da cümlenin "doğruluk koşulları"dır) şu üç unsurca belirlenir: [1] Referansiyel unsurlar: adlar. [2] Yüklem atfeden unsurlar: filler veya "-dır" eki almış sıfatlar. [3] Cümlenin gramatikal yapısı.
Felsefe
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Yeniçağ'da Condillac "dil-öncesi" veya "dilden bağımsız" bir düşünme faaliyetini, birtakım imgesel çağrışımlar dışında imkânsız görür. Condillac'ın attığı en önemli adım, insanın dili kullanmadan ne düşünme ne de diğer zihinsel melekelerini iradî olarak denetleyebileceğini açıklamasıdır. Yazarlar, Condillac'ın dilden önce insan zihninin fizyolojik ve çevresel uyaranlara tâbi olduğunu; eski bir duyumunu iradî olarak anımsayamayacağını ve zihinsel melekelerini yönlendiremeyeceğini ortaya koymadaki başarısını vurgular. Dil Condillac'ın nazarında sadece düşüncenin ifade aracı değildir; dilin insana kendi düşünceleri üzerinde sağladığı denetim ve analiz gücü, düşünceyi ifade işlevinden daha aslî ve önceliklidir.
Hiç kimsenin başına yaradılışı gereği katlanamayacağı hiçbir şey gelmez.
Peki ne yapmalı? İçtenlikle yeryüzünden silinmeyi ya da bu dünyadan göçmeyi beklemeli. Fakat o zaman gelene kadar neyle yetinmeli? Yetinmemiz gereken tanrıları onurlandırmak, onları methetmek, insanlara iyi davranmak, onlara katlanmak ve sabretmektir. Etin ve nefesin sınırları içindeki şeylerin sana ait olmadığını, senin kontrolünde olmadığını hatırlamaktır.