Her şeyi göze almış ölümün öte yanına düşmüş,ölümün tarlasında , ölümde yaşayan yürekli insanlara yanaşmak kim olursa olsun, candarma ,eşkiya, katil olsun, isterse en yüreklisi olsun, kolay değildi.
İnanılmaz bir tedirginlikteydi Hasan. Bu yüzden de kendisini kuşlara, böceklere vurmuştu. Şu dünyada sarılacak bir dal arıyordu. Hasan olanı biteni kimseye söyleyemiyordu. Öldürseler de söyleyemezdi.
Ayaklarının altında çamurlanmış çürük yapraklara bakarak, "Evet, her şey çürüyor, demek biz de çürüyeceğiz" diye düşündü. Demek ki çürüyecekti, o da çürüyecektil Böyle, hiçbir saadet gelmeden,daha henüz beklerken, hele hayatının nasıl gafil geçmiş olduğunu anladıktan sonra, artık bir şey yapmanın da mümkün olmadığını görerek, böyle çürümek, bitmek ona pek insafsızca, pek acı geliyordu.