kitap hakkında diyebileceğim tek şey zaman kaybı olduğudur. açıkçası cicero'dan iyi bir şey çıkmasını da pek beklemeden okumuştum. beni gene yanıltmadı.
yusuf has hacib'in bu eseri hakkında denecek o kadar çok şey var ki nereden nasıl başlanır bilemiyorum.
okul hayatında adını sıkça duyduğumuz bu eseri ne yazık ki evimize davet etmekte çok nazlıyız. oysa türk tarihinden elimize ulaşan sayılı bir kaç eserden biridir. tarihe ışık tutması açısından muhteşem bir belge niteliği taşır.
kitabın sunuşunda çok önemli bilgiler yer almakta. mesela eserin üç nühasından biri olan viyana nüshasının istanbul'da satılıp viyana ulusal kütüphanesine gitmesi hicap verici.
kitap bir sürü tavsiye barındırmasının yanında türk devlet yapısı açısından da çok önemli bilgiler vermekte. ben kitaptan kendime not niteliğinde bir kaç kelamı paylaşacağım ama genel anlamda tam bir derya deniz eser olduğunu tekrar tekrar belirtmeli.
kitabın henüz ilk mısralarında yer alan
"yararlıdır bu kitap yok hiçbir zararı, çoğu türkler anlamaz bunun manasını" beyiti oldukça manalıdır.
yine dipnotta verilen bir bölüm çok anlamlıdır. türkçe' insan = yalnguk olduğu verilerek insan kelimesinin kökeninin yanılgıdan geldiğine işaret edilir.
-"aklın süsü dildir"
-"akılsız kişi bir avuç çamur gibidir."
-"gerek oğlum olsun, yakın ya da yabancı; gerek yolcu olsun, konup geçici. yasada ikisi de birdir, karar verirken farklı değildir."
-iyi nasıl bir şeydir sorusuna cevaben "iyi yararlı olandır" der. spinoza bunu gözleri dola dola okumalıydı.
- "kişi az değildir, kişilik azdır."
-"soru sormak erkektir ey hakan, cevabı dişidir, yeterince düşünürsen."
-"kara halk karnı doyarsa öküz gibi yatar. boş sözlerle avunur, bedenini semirtir." henüz halk dalkavukluğu başlamamış tabi.
-"nice doğanlar ölmek için doğdu." bu sözü kültigin anıtlarından biraz hatırlıyoruz. ne diyordu orada: öd tengri yaşar kişi oglı kop ölgeli törümiş
-"yaratılmıştın, yaratılan ölür" burada da
Kutadgu BiligYusuf Has Hacip · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,395 okunma
öncelikle keyifle okunan bir kitap olduğunu belirtmeliyim.
david hume bence bu kitabı satır satır incelemiş ve felsefesinde başucu eseri yapmıştır. eğer okumadıysa da keşke okusaymış diyebilirim. çünkü eminim çok severdi. bunun yanında calderon de la barca'nın descartes'in felsefesine göndermeler yaptığını düşünmemek elde değil.
kitabın türk okuyucudan büyük ilgi görmemesinin kaderini biraz michel del castillo'nun la guitare eserine benzetiyorum. bence ikisi de bir süre sonra hak ettiği okuyucu kitlesine ulaşacak.
eser okuyucuya gerçekliği, segismundo adlı karakterin yaşadıklarıyla sorgulatmakta. ayrıca her ne şekilde olursa olsun ister rüya ister gerçek bizi erdemli olmanın koruyacağını öğütlemekte. bir kaç alıntı ile bu bahsi kapatalım.
- "yakınmak o kadar zevklidir ki sırf o zevki tatmak için mutsuzluğun peşinden koşmalı."
-"hayata gözümü açar açmaz öğrendim, doğmakmış insanın en büyük suçu. gerekçesi bu mu beni cezalandırmanın? yine de bilmek isterdim, bunca eza ve cefayı hak etmek için doğmaktan gayrı seni nasıl öfkelendirdim? başkaları da doğmadılar mı tıpkı benim gibi? benden zerresini esirgediğin ayrıcalıklarla ödüllendirmedin mi onları?" açıkçası bu bölüm bana çok farklı bir ismin üslubunu hatırlattı. muhammed ikbal'in şikayet ve cevabı adlı eserinde benzer bir sitem görülmekte.
- "iyiliğe kötülükle karşılık verdiğime göre ben bir insanım."
-"tek başlarına gelemeyecek kadar korkaktır acılar." (belalar geldi mi üst üste geliri boşa demiyoruz)
Hayat Bir RüyadırCalderon de la Barca · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2011715 okunma