Kendi sesinin de bir başkasının sesi olarak dinlendiği o günlerde Galip, bir telefon hattının iki ucundaki iki kişinin birbirleriyle konuştukça, kendilerinden bambaşka iki kişiye dönüşebileceklerini çok iyi anlayacaktı çünkü.
Şeyh Galip’in "Gah kar yağıyordu, gâh karanlık." sözü bu kitabın epigraflarından biri değil sadece, kitabın özeti. Adı gibi kara, kasvetli bir roman bu, en çok da karlı. Batılı panjurların
Birini sevmeye koyulmak başlı başına bir iş, bir girişimdir. Güç ister, yürek ister, körlük ister... Hatta başlangıçta öyle bir an vardır ki uçurumun üstünden sıçramak ister. Düşünmeye kalkarsan aşamazsın onu.