Kendi sesinin de bir başkasının sesi olarak dinlendiği o günlerde Galip, bir telefon hattının iki ucundaki iki kişinin birbirleriyle konuştukça, kendilerinden bambaşka iki kişiye dönüşebileceklerini çok iyi anlayacaktı çünkü.
"Eğer ortak bir hikayenin içinde isek" dedim, başka kimse olmadığı için kendime, " o nasıl şahsi kalabiliyor ya da bende eksik olan nedir ? Yani nedir, mesele nedir ?
Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim" dedi: Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: "Seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda..."