Duygunun iç dünyasının yarıldığı yerde davranışlarımız üzerinde gerçek bir etkisi bulunmayan yarılmış bir "ahlak" vardır sadece. Böyle yarılmış bir "ahlak" bağımsız benliğin bastırılmasını desteklediğinden kendisi sözüm ona mücadele ettiği kötülüğün kaynağı haline gelir. Fakat gerçek anlamda sorumlulukla davranmak ve sahici insanlık ise sadece, iç ve dış dünyayı bütünleyen, bağımsız bir kendilik temelinde mümkündür. Umudumuz buradadır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gençken lüksle tanışmak kızlarımızı çok kötü etkiliyor. Mutluluğu sadece parada, lükste aramaya başlıyorlar ve genelde hepsi de sonra çok mutsuz oluyor. Lüks uğruna kendilerinden yaşça çok büyük ve genellikle evli erkekler ile birliktelik yaşıyor, çoğu sonunda terk ediliyor.
Lüks yaşamanın zamanla tiryakisi oluyor, mutlaka yine ilk yaşadıkları ilişkiye benzer başka bir ilişkinin peşine düşüyorlar. Hayatla yaptıkları tek mücadele o adamları ellerinde tutmak haline gelen bu gençler lüks içinde nasıl mutsuz olunur, bunun örneğini veriyorlar bize.
Kaçabilmek için bütün gücümle mücadele ettim. Ama bu son derece güçlü olmayı gerektiren, birkaç küçük istisna dışında benim için imkansız ve ulaşılmaz bir şeydi.
Bütün iktidar sahibi erkeklerin baskıcı anneleri ve ulaşılmaz babaları yoktu elbette. Örneğin Abraham Lincoln, Franklin D. Roosevelt veya Walther Rathenau'nun, anneleriyle farklılıkların vurgulandığı bir ilişkileri vardı ve annelerini gerçek insanlar olarak yaşamışlardı. Walther Rathenau, bağımsızlığının kısıtlanmasını bir acı olarak yaşadı ve buna karşı tüm imkânlarıyla mücadele etti. Harry Graf Kessler, Rathenau biyografisinde şöyle bir hikâye anlatır: Rathenau'nun annesi, izleyicilere açık bir sınavı gözlemlemek için okula gitmiști ve oğluna duyduğu gururu göstermek için ön sıraya oturmuștu. Ama oğlu, o sınav sırasında sorulan hiçbir soruyu yanıtlamadı: annesinin kendisini nesneleştirmesine izin vermedi.