Müebbet çocuk
10/10
·135 syf.··
2026 11. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 21:41
Kimi huşu ile öper ruhundan Kimi ise dost olur, yoldaş olur; hiç ummadığın yerde bulur seni. Kitaptaki söz hoşuma gitti. Beklemediğin kişiden ve kişilerden gelen mucize. Yine duygusal bir kalem, yaşanmış gerçek hayattan kesintiler. Her ne olursa olsun, güçlü olmayı hedefleyen kadın, ne yaşarsa yaşasın çalışmaya çocuklarına bakmayı borç bilmiş. Hayatla ve yaşadıklarına mücadele eden kadın sonunda ona anne baba olmak isteyen yeni iş yerinde güzel bir yaşam sunarlar. Çocuklarına gelecek hazırlarken bir yandan da huzuru bulmanın mutluluğu içinde. Yazarı tebrik ederim. Keyif alarak okudum. Ve bir kez daha anladım, kadınlarımız güçlü oldukça her şeyin üstünden gelebilir..
Müebbet ÇocukDilek Sarıkaya · Fgk Yayınları · 20253 okunma
10/10
·480 syf.··
2026 155. kitabı
Roman, hayatında büyük hayal kırıklıkları yaşayan bir kadının küçük bir kasabada yeni bir başlangıç yapmasını konu alır. Geçmişte yaptığı hatalar, kayıpları ve pişmanlıklarıyla yüzleşirken, beklenmedik dostluklar ve yeni fırsatlar hayatına girer. Merkezdeki “mucize”, olağanüstü olaylar değil; insanların birbirlerinin hayatına dokunarak yaralarını iyileştirebilmesidir Küçük Mucizeler Dükkanı Debbie Macomber
Küçük Mucizeler DükkanıDebbie Macomber · Martı Yayınları · 201816,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Benden de biraz. (:
Puan vermedi·296 syf.··
2026 15. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 23:54
"Her yaşam milyonlarca seçim ihtiva eder. Kimi büyük, kimi küçük. Fakat bir kararın yerine başka bir karar geçtiğinde,bütün sonuçlar da değişir. Dönüşü olmayan bir sapma gerçekleşir ve bu da başka sapmalara yol açar..." Hayatta bazen başka seçimlerimiz olsaydı hangi noktada olacağımızı;tam da şu an nerede,neler yaşıyor olacağımızı düşünürüz.Ve genelde kötü bir gün geçirdiğimizde bu düşünceler zihnimize hücum eder.Hele ki birden fazla yol varken siz birini seçip kalanları ardınızda bırakmışken.Çoğu zaman o gitmediğiniz ya da gidemediğiniz yol olsaymış daha mutlu olurmuşsunuz gibi gelir.O yolda her şey mükemmel bir şekilde işliyor ve siz sadece bunun keydini çıkarıyormuşsunuz gibi hayal edilir.Fakat bu bir yanılsamadır.Olmayanın cazibesidir.Kitap bu cazibenin gerçeklikten uzak olduğunu vurguluyor. Okurken akan,sıkmayan,çok derin olmayan ama insanı bir durup düşündüren,zamanın bir diliminde dediği "ya öyle olsaydı"lara daha farklı açıdan baktıran hoş bir kitap. Ben konunun özünü kendimde tartınca şunu diyebilirim ki:Yaşadığım bu hayat için hep şükür dolu oldum.Şu an bambaşka bir yol,bambaşka bir hayatın içinde de olabilirdim ve bu yola çok yakın olduğum bir dönem oldu.O yolun değişmiş olması -şimdi düşündüğümde- olma ihtimali yüksek olan o hayatta olmayışım benim dünyamda,benim hayat yolumda,benim için tam bir mucize. Olanda bir olmayanda bin hayır vardır,cümlesine öyle çok inanıyorum ki.Yaşadığım bu hayat için minnettarım.Hissettiğim bu huzur için,kıl payı kurtulmuşluğun verdiği mutluluk için minnettarım. Gece Yarısı Kütüphanesi
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,1bin okunma
Puan vermedi·110 syf.··
2026 112. kitabı
Bugün sizlere keyifli bir çocuk kitabı ile geldim. @yazarezgiyar ’ın yazdığı “Uçan Arkadaşım Sin”. Çocuk edebiyatında her yaşa hitap edebilen, okurken yetişkinlerin de kendi çocukluk kırgınlıklarıyla yüzleşmesini sağlayan naif eserlerin yeri her zaman çok ayrıdır. Eğitimci Ezgi Yar’ın kalemiyle hayat bulan Uçan Arkadaşım Sin, tam olarak bu şefkatli atmosferi taşıyan, ilk sayfasından sonuna kadar kalbe dokunan bir büyüme ve iyileşme hikâyesi sunuyor. Kitabın merkezinde; sessiz, kendi halinde, zeki ama arkadaş edinmekte zorlanan sarı saçlı bir çocuk olan Kartal yer alıyor. Günümüz dünyasında pek çok çocuğun ve ebeveynin en hassas sancılarından biri olan yalnızlık, akran zorbalığı ve dışlanma hissi, Kartal’ın dünyasında sesini duyuramama problemiyle somut bir ağırlığa dönüşüyor. Okulda ve evde adeta görünmez hissettiği, kırılgan dünyasında kabuğuna çekildiği o anlarda, hayatına küçücük ve sıra dışı bir dost dahil oluyor: bir sinek olan Sin. Bu sevimli sinek sadece konuşmakla kalmıyor; şakalar yapıyor, hatta muzipçe öğretmenlik bile taslıyor. Hikâye ilerledikçe anlıyoruz ki Sin, aslında Kartal’ın yalnızlığının doğurduğu muazzam bir mucize, onun kendi iç dünyasındaki o saklı “cesaret sesi” ve özgüven yansıması. Kartal’ın hayvanlarla kurduğu o güçlü ama çevresince garipsenen bağ, Sin sayesinde gerçek dünyada bir köprüye dönüşüyor. Kartal, yavaş yavaş kabuğunu kırmaya başlıyor. Onun Özge ile kurduğu o sıcacık gerçek dostluk sayfaları ise hikâyeye çok güzel bir olgunluk katıyor. Yazar, hayali bir arkadaşlığın verdiği güçle gerçek dünyadaki dostluklara nasıl adım atılabileceğini harika özetlemiş. Eserin en kıymetli yanlarından biri; akran zorbalığı, dışlanmışlık ve anlaşılmama gibi ağır temaları çocukların kalbini acıtmadan, önyargılardan uzak ve son derece etkileyici bir dille
Uçan Arkadaşım SinEzgi Yar · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202613 okunma
7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 00:00
“Aşktan Önce”, sinirbilim temelli ilişki anlatısını popüler bir dille kurduğu, “aşkın romantik bir kader değil, biyolojik bir süreç olduğu” fikrine dayanan bir kitap. Neden âşık oluyoruz ve âşık olurken bedenimizde neler oluyor da kendimizi kaybediyoruz? gibi sorulara cevaplar veriliyor. Kitabın en belirgin iddiası, aşkın, sanıldığı gibi “kişisel bir mucize” değil, beynin belirli kimyasal ve sinirsel mekanizmalarının ürettiği güçlü bir algı durumu olduğu. Metnin bazı bölümlerindeki yoğun metaforik dil; örneğin, karşılaşma anında “beyne fırlayan fotonlar”, “eksiklik hissi”, “iki kişilik bir bedende tek kalma” gibi ifadeler aslında bir tür bilimsel romantizm kuruyor. Yazarlar, özellikle aşkın başlangıç evresini (arzu, çekim, bağlanma) biyolojik bir çerçeveye yerleştirerek okura, “Yaşadığın şey gizemli değil, anlaşılabilir.” düşüncesini yerleştiriyor. Bununla birlikte, aşkı yalnızca nörokimyasal süreçlere indirgemek, deneyimin biricikliğinin değerini düşürüyor. Yani “Neden bu kişi?” sorusu biyolojiyle kısmen açıklansa bile anlam düzeyi tamamen ortadan kalkmıyor. Kitap bu anlam katmanını zaman zaman arka plana itiyor. Bu da metni bilimsel açıklama ile duygusal deneyim arasında bırakıyor. Eser, karmaşık bir alanı (aşk + beyin) sadeleştirerek okunabilir bir anlatıya dönüştürmüş. Özellikle, “Neden aynı ilişki döngülerini tekrar ediyoruz?” sorusuna bilimsel bir açıklama arayanlar için işlevsel bir giriş metni. Kitapta beni rahatsız eden şeylerden biri, araştırmalara "güzel" denmesi oldu. "Güzel araştırma" ne demek? Açıklayıcı mı, aydınlatıcı mı, yenilikçi mi, devrimci mi? "Çirkin araştırma" da olur mu? Kelimeler...
Aşktan ÖnceSerkan Karaismailoğlu · Ortapia Yayınları · 2026259 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 4. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 22:07
İnsan bazen hayatındaki en büyük zincirleri dışarıda değil, kendi içinde taşır. Bilinçaltının Gücü tam da bu noktaya dokunuyor. Joseph Murphy, düşüncelerin insanın kaderi üzerindeki etkisini anlatırken okuyucuya umut veriyor ve değişimin önce zihinde başladığını hatırlatıyor. Ancak kitap, bazı yerlerde hayatın karmaşıklığını fazla sadeleştiriyor gibi geldi bana. Her şeyin yalnızca düşünce gücüyle değişebileceği fikri kulağa güzel gelse de insanın yaşadığı acıları, kayıpları ve hayatın sert gerçeklerini her zaman açıklamaya yetmiyor. Yine de kitabın en güçlü yanı, insanı kurban psikolojisinden çıkarıp kendi iç dünyasına bakmaya zorlaması. Benim için bu kitap bir mucize vaat eden rehberden çok, insanın kendine sorması gereken soruların kapısını aralayan bir eser oldu. Çünkü bazen değişen kader değil, kadere bakan gözlerimizdir. Acının da sevginin de insanı dönüştürdüğüne inanan biri olarak, kitabın en değerli tarafının bilinçaltından çok insanın kendi iç sesiyle yüzleşmesini sağlaması olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden eksikleri olsa da okunmaya değer, düşündüren ve insanı kendi içine doğru kısa bir yolculuğa çıkaran bir kitap. İyi okumalar dilerim...
Bilinçaltının GücüJoseph Murphy · Koridor Yayıncılık · 200918,5bin okunma