Puan vermedi·372 syf.··
2026 29. kitabı
Merhaba arkadaşlar Bugün sizlere "ZÜRAFALARLA BATIYA DOĞRU" kitabından bahsedeceğim. Bu kitap, yaşanmış gerçek bir olaydan esinlenerek kaleme alınmıştır! Hikayemiz, 1938 yılının Amerika’sında, Büyük Buhran döneminin en zorlu günlerinde başlıyor. Kıtlığın ve doğal afetlerin hüküm sürdüğü bu çetin yıllarda, bir gemi kazasından mucizevi bir şekilde kurtulan "Oğlan" ve "Kız" adındaki iki zürafanın, New York’tan Güney Kaliforniya’daki San Diego Hayvanat Bahçesi’ne uzanan destansı yolculuğuna tanıklık ediyoruz. Bu iki narin canlı için özel olarak tasarlanan bir kamyonetle başlayan yolculuk, tahmin edilemeyecek kadar büyük zorlukları da beraberinde getiriyor. Zürafalara bu serüvende üç kişi eşlik ediyor: Kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış yetim bir genç olan Woody, huysuz ama kalbi sevgi dolu hayvan bakıcısı Riley ve Amerika’nın ilk kadın gazetecilerinden biri olan Augusta Red. Amerika kıtasını baştan başa geçmek, hiç şüphesiz ki başlı başına bir meydan okumadır. Yolculuk boyunca Riley’nin katı tutumunun yumuşaması ve Woody ile zürafalar arasında kurulan o masum, derin bağ okuyucunun kalbine dokunuyor. Büyük Buhran’ın yarattığı ekonomik yıkım, çöl fırtınaları, yol güzergahındaki aksilikler ve kötü niyetli insanların saldırıları, kamyondaki herkes için bu serüveni bir "yeniden doğuş" yolculuğuna dönüştürüyor. Kitabın sonunda yer alan o gerçek fotoğraflar ise hikayenin ruhunu tamamlayarak yaşanmışlığın ağırlığını hissettiriyor. Okuması oldukça dokunaklı ve iz bırakan bir roman. The Kitap Yayınları Seval S. İlknur #zürafalarlabatıyadoğru #nostaljikokuluinsann #okudumbi̇tti̇ #thekitapyayınları
Zürafalarla Batıya DoğruLynda Rutledge · The Kitap · 202685 okunma
Şaşırtıcı derecede absürt
Puan vermedi·248 syf.··
2026 51. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 16:45
UBIK – “Yeni mucizevi Ubik ile evinizin yüzeylerini canlandırın; kolay uygulanan, ekstra parlak, yapışmaz plastik kaplama. Talimatlara uygun kullanıldığında tamamen zararsızdır. Sonsuz ovma zahmetinden kurtarır, mutfaktan kolayca çıkar!” Philip K. Dick gerçekten kafası çok enteresan çalışan bir yazar. Eğer bu kitap 1969 yılında yazılmamış olsaydı. Yazar Blade Runner, Matrix, Minority Report, Zaman Makinası ve Inception gibi filmlerin hikayelerini bir potada eritip bu Absürt kitabı yazmış derdim. Ubik şaşırtıcı derecede saçma ama bir o kadar da ilgi çekici. Kitap boyunca kafamız o kadar çok karışıyor ki sırf yazar bunu nasıl bağlayacak diye düşünmeye başlıyoruz ve sonunda hop; ilk Matrix filmindeki Neo’nun telefon kulübesinde finali tarzında tat bırakan bir finale ulaşıyorsunuz. Kitapta bölümlerin başında olan reklamlar çok eğlenceli geldi ama en çok hoşuma giden kitabın aslında tam olarak kırılgan gerçeklikte geçişine bağlanması ve Ubik’in her şey (belki de tanrı) olduğuna dair yapılan göndermeler olmasıydı. Yine de kim bilir… Yine de kitap içerisinde o kadar çok olay oluyor ki bu okuyucuyu yoruyor ve takibini zorlamaya başlıyor ki sanırım bu kitaptan puan kırarsam en çok bu sebeple kırarım. 8/10 #philipkdick #ubik #ithaki #bilimkurgu
UbikPhilip K. Dick · İthaki Yayınları · 2025414 okunma
Reklam
Puan vermedi·320 syf.··
2026 78. kitabı
Modern randevu dünyasının bataklığında, flört uygulamalarında hayal kırıklığı üstüne hayal kırıklığı yaşayan 34 yaşındaki Sydney, tam da bu yüzden kendini bir tehlikenin içinde bulmuşken mucizevi bir şekilde Tom Brewer ile tanışır. Tom; zeki, aşırı yakışıklı, ilgili ve üstelik başarılı bir doktordur. Kısacası, her kadının hayalini süsleyen o kusursuz erkektir. Ancak Sydney bu rüyanın tadını çıkarmaya çalışırken, vahşi bir seri katil cinayetler işlemeye başlar. Sydney, ilişkisi derinleştikçe Tom'un mükemmel maskesinin altındaki bazı tuhaflıkları fark eder. Hayatımın aşkı dediği adam, aslında polisi peşinde koşturan o katil olabilir mi? Freida'nın kitaplarını okurken mantığımı daha girişte vestiyere bırakıyorum. Sonra da mis gibi akıp gidiyor. Bu kitapta da aynı sistemi uyguladım, rahat ettim. Sonra da kendini tamamen "Katil kim?" sorusuna teslim ettin mi... Oh, tadından yenmez! İşin ilginç tarafı, bu formül her seferinde çalışıyor. Kurgunun geçmiş ve günümüz arasında ilerlemesi kitabın en güzel yanıydı. Geçmişte anlatılan bölümler sadece gizemi beslemekle kalmamış, aynı zamanda okları çevirebileceğimiz nur topu gibi bir şüpheli de yaratmış. Hal böyle olunca insan daha en başından katili bulduğunu düşünüyor. Gerçek öyle mi, değil mi... Orasını size bırakayım. Bu yüzden ben de zaman zaman burun kıvırarak okudum. Gelelim Sydney'ye... Kendisiyle zaman zaman ufak çaplı bir sinir savaşı yaşadım. Resmen belayı mıknatıs gibi çekiyordu. Sydney'yi okurken bir noktadan sonra katili bulmaya çalışmayı bıraktım. Müge Anlı'ya çıkıp "Tülay geri dööön!" diyen biri vardı ya... İşte ben de Sydney'ye sürekli, "Kızım ne olur eve dön." derken tam olarak onun gibi hissettim. Freida'nın kalemi bana hep edebiyat dünyasının fast-food'u gibi geliyor. Michelin yıldızlı bir menü sunmuyor
Erkek ArkadaşFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,645 okunma
Puan vermedi·142 syf.··
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 06:31
__Özkan Öze'nin okuduğum ilk kitabı değildi Büyük Karanlığın Sırrı. Fakat uzunca olmuştu çocuk kitabı okumayalı, özlemişim. Bu özlemi çocuğumuz için aldığımız bu seriyi öncesinde kendim okusam fikri ile dindirmiş oldum. Kitap öyle dolu doluydu ki bir çocuk kitabından bu kadar çok bilgi edinilebileceğini tahmin edemiyor bile insan. Gece gök neden karanlık? Güneş tam olarak nedir? Ay'ın üstündeki o oval çukurlar nasıl oluşmuş? Dünya'nın üstündeki koruyucu katmanlar ne işe yarar? Ozon tabakası delindi mi? Renkler nasıl meydana geldi? Neden diğer gezegenler değil de Dünya'dayız? Piknik yapmak için en uygun gezegen hangisi? Bulutlar pamuk mudur? Yağmur damlaları nasıl oluşur? Bu döngünün dengesi nereden peki? Rüzgarın da güzellikleri var, fark ettiniz mi? Evet, tüm bu sorulara yazar akıcı bir dille cevap verirken size epey bir şey de katıyor. Bu sorulara izahat vermeden önce konuyla ilgili bir ayete yer veriyor ve Kur'an'ın yüzyıllar önce bizlere anlattığı mucizevi gerçekleri çook uzun yıllar sonra insanoğlunun keşfettiğini(!) anlatıyor. Kur'an'ı Kerim'den ayetlerin bu şekilde izah edilmesi derin bir tefekkür duygusu da oluşturuyor. Kalemi daim olsun diye temenni de bulunuyoruz. Siz yazın çocuklarımız okusun biz okuyalım. Yeni nesil için büyük bir şanssınız Sevgili Özkan Öze #y:3774__
1000Kitap
Büyük Karanlığın SırrıÖzkan Öze · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2017353 okunma
Puan vermedi·592 syf.··
2026 351. kitabı
Stephenie Meyer, Şafak Vakti (*Breaking Dawn*) adlı bu dünyaca ünlü *Alacakaranlık* (Twilight) serisinin dördüncü ve fantastik aşk başyapıtında, ölümlü bir genç kız olan Bella Swan ile karizmatik vampir Edward Cullen’ın evlilik hayatlarını ve bu birlikteliğin fantastik dünyada yarattığı büyük yankıları konu alır. Yazar; Bella’nın insan olarak geçirdiği son günleri, evliliklerinin ardından mucizevi ama bir o kadar da tehlikeli bir hamilelik süreciyle dünyaya gelen yarı insan-yarı vampir kızları Renesmee’nin doğuşunu ve Bella’nın nihayet bir vampire dönüşme sürecini anlatırken; bebeklerinin doğumuyla birlikte vampir dünyasının en katı ve acımasız otoritesi olan Volturi Meclisi’nin hedefi haline gelen Cullen ailesinin, kendilerini korumak için dünyanın dört bir yanından topladıkları vampir tanıklar ve kurt adam sürüsüyle birlikte giriştiği büyük varoluş mücadelesini, sadakati, annelik içgüdüsünü, fedakarlığı ve her türlü doğaüstü engeli aşan ölümsüz bir aşkı, Meyer'a özgü yüksek tempolu, gizemli, romantik ve sürükleyici bir edebi dille işler.
Şafak VaktiStephenie Meyer · Epsilon Yayınları · 201718,3bin okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2026 73. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 06:45
Öyküler boyunca kendimi sıradan ama bir o kadar da karmaşık bağların içinde buldum. Evlat acısıyla kavrulup, sanki acısını somutlaştırabilirmiş gibi kaybettiği her şeyin çaresizce listesini tutan o yaslı annenin kederi içime işledi. Bir üniversite profesörü ile onun saçlarını kesen kuaförün arasındaki o tuhaf, sınırları belirsiz ama bir o kadar derin bağda kendi yalnızlığımı gördüm. Ya da kendisinden iki kat yaş büyük bir adamdan her yıl düzenli olarak mektuplar alan o kadının içsel ıssızlığında, ömrünün son demlerindeki yaşlı bilim insanı ile bakıcısının ortak yaşam mücadelesinde hep aynı şeyi aradım: Tutunacak bir kırıntı. Yiyun Li’nin kahramanları büyük, mucizevi kurtuluşlar yaşamıyorlar. Ölümün, şiddetin, göçün veya köksüzlüğün o soğuk nefesiyle bir kez sarsılmışlar. Mutluyken sahip oldukları o eski adları, eski kimlikleri geride kalmış. Ama teslim de olmuyorlar. Hayata devam etmenin yolunu bir kavanoz balda, yaralı karıncaların o sessiz yürüyüşünde ya da yıllarca sandıkta saklanmış eski bir fotoğraf karesinde buluyorlar. Kitap bana en çok bu yüzden dokundu; hayata tutunmanın büyük sloganlarda değil, akıllardan çıkmayacak küçücük anlarda saklı olduğunu hatırlattı.
Mutluyken Başka Adlarımız VardıYiyun Li · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20264 okunma
Reklam
Reklam