Ubik, yalın anlatımı, zihinle oyun oynayan kurgusu, hızlı okunan ve merak uyandıran konusu ile beğendiğim bir kitap oldu. Psişik yetenekler, ölüm sonrası ölen kişinin zihnine erişebilme gibi Philip K.Dick'in Toplu Öyküler ciltlerinden aşina olduğum temalar ön planda işleniyor. Hikayede geçen bir konu,Toplu Öyküler Cilt 4'te geçen "Ölüler Ne Der" isimli öyküye dayanıyor. Gerçekliğe dair zeminin sarsıldığı bu hikayede; zaman ve mekan algısının farklılaştığı, bu sebeple kitabın sonuna kadar merak ve gizem unsurlarının devam ettiği görülüyor. Bu yönleri ile Gökteki Göz'ü andıran Ubik de; Philip K.Dick'ten okuduğum favori kitaplarım arasında yerini aldı.
Hikaye; gezegenler arası yolculukların mümkün olduğu, ayda koloniler kurulduğu, ölüm sonrası ölen kişilerin yarı canlı olarak muhafa edilip, bu kişilerle bağlantının mümkün olduğu, farklı kıyafetlerin moda olarak öne çıktığı, ev aletlerinin konuştuğu ve para ile çalıştığı 1992 yılında geçiyor.
Telepati, prekognisyon gibi psişik yeteneklere sahip insanlar önemli kurumlarda çalışmaya başlamıştır. Bu durum, bu kişilerin tespit edilmesi ve engellenmesine yönelik çalışan anti-psi şirketlerinin de kurulmasını sağlamıştır. Bu önlem kuruluşlarının önde gelenlerinden biri olan Runciter Ortakları şirketi, Gren Runciter ve 10 sene önce ölen, şu an yarı canlı olarak Aziz Dostlar Moratoryumu'nda muhafaza edilen eşi Ella Runciter tarafından yönetilmektedir.Ancak çok güçlü psişik yeteneklere sahip kişilerin bir bir dünya üzerinden kaybolmaya başlaması ile şirket zarar etmeye başlar. Tam bu sırada Gren Runciter, Ay'da yürütülen bir proje için iş teklifi alır. Böylece saha test uzmanı Joe Chip başta olmak üzere, psişik yetenekleri bastırma özelliğine sahip atıllaştırıcılardan oluşan 11 kişilik heyet Ay'a doğru yola çıkar, ancak işler