Muhittin ÇİFTÇİ

Muhittin ÇİFTÇİ
Adanalı, yazar, çizer, hakem
Maliyeci
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi
ANKARA
Adana
84 okur puanı
Eylül 2025 tarihinde katıldı
Savrulmalardan Saklı Bir Dil Kurmak
8/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2025 52. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2025 14:44
Melisa Kesmez, “Çiçeklenmeler”de okuru, hayatın çeperlerinde dolaşan karakterlerin içsel coğrafyalarında bir yolculuğa davet ediyor. Öyküler, modern hayatın getirdiği yabancılaşma, yalnızlık ve aidiyet sorunlarını, neredeyse bir mikroskop altında incelercesine, detaylara ve iç seslere odaklanarak anlatıyor. Kitabın en dikkat çekici yanı, kurduğu dil ve atmosferdir. Kesmez’in cümleleri, bazen bir sızı gibi yakın, bazen de bir gözlemci gibi mesafeli. Gündelik hayatın sıradan anlarını, karakterlerin zihninde genişleterek, o anlara yüklenen anlamları görünür kılıyor. Bir otobüs yolculuğu, bir bekleyiş anı veya bir gece uykusuzluğu, yazarın kaleminde birer varoluş sorgusuna dönüşüveriyor. “Çiçeklenmeler” ismi de bu anlamda bir metafor olarak karşımıza çıkıyor. Bu, coşkulu ve renkli bir çiçeklenmeden ziyade, zorlukların, kayıpların ve savrulmaların arasından süzülüp gelen, narin ama dirençli bir filizlenme halini anlatıyor. Karakterler, hayatın yıpratıcılığına rağmen, kendi içlerinde bir dil, bir anlam ve bir yaşam alanı kurma çabasındalar. Kesmez, tam da bu çabanın, o saklı çiçeklenmenin yazarı olarak okurun zihninde uzun süre kalacak, naif ama derin izler bırakıyor. Çiçeklenmeler
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,6bin okunma
Reklam

Muhittin ÇİFTÇİ

, bir kitap okudu
8/10
·116 syf.··
Beğendi
·
3 günde okudu
·
2025 52. kitabı
Melisa Kesmez
8.3/10 · 7,6bin okunma
Sessiz Sofra’ nın Ana Karakterleri ve Özellikleri
Sessiz Sofra’ nın ana karakterleri, hikâyenin temel taşı olan kuşaklar arası sessizlik ve kopuk bağlar etrafında şekilleniyor. Kitap bilinçli olarak çok kalabalık bir kadro kullanmıyor; odak noktası birkaç ana figür ve onların iç dünyaları. Ana Karakterler : Cihan Ve Dede Cihan Romanın en genç ana karakteri ve üç kuşak sonraki torun. Şehirde büyümüş, modern hayatın içinde bir genç. Köye/dedeye uzak düşmüş bir kuşağın temsilcisi. Onun gözünden kuşaklar arası yabancılaşma, söylenmemiş sözler ve “şimdi burada ne işim var” hissi çok güçlü işleniyor. Duygusal olarak en hareketli ve okurla en kolay bağ kurduğumuz karakter genellikle Cihan oluyor. Dede İçsel sessizliğine tamamen gömülmüş yaşlı adam. Romanın “sessizlik” kavramının somut hâli. Konuşmuyor değil ama konuşsa da bir şey değişmeyecekmiş gibi bir ağırlığı var. Sofranın bir ucunda oturan, gözleri uzaklara dalmış, geçmişin yükünü taşıyan figür. Onun sessizliği hem bir korunma kalkanı hem de bir lanet gibi. Ara kuşak karakterler (baba, nine vs.) daha az ön planda ama sessizliğin nasıl aktarıldığını, nasıl bir mirasa dönüştüğünü gösteriyor. Yan karakter olarak köydeki birkaç komşu ve doğanın kendisi de (rüzgâr, tarlalar, evin içindeki eşyalar) adeta canlı birer karakter gibi işleniyor. Kitap genel olarak “çok konuşan” değil; karakterler az ve öz konuşuyor, çoğu şey bakışlarda, suskunluklarda, yarım bırakılmış cümlelerde geçiyor. Bu yüzden karakterleri tanıdıkça “tanıyamama” hissi de yaşıyorsunuz; tam olarak çözemiyorsunuz çünkü onlar da birbirini çözememiş.Eğer kitabı okumadıysanız karakter isimlerini ve detaylarını özellikle az bilmek daha güzel bir okuma deneyimi sunuyor;
1000Kitap
X. Bölüm
"... Ve belki de aynı kalmak dediğimiz şey, hiç değişmeyen bir hikayenin adıydı. ..."
Sayfa 72 - KDY Yayınları·Kitabı okudu
Bedenin ve Dilin Sınırlarında: Çöl Sevişmeleri
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2025 51. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2025 18:44
Tadu’nun Çöl Sevişmeleri adlı kitabı, modern Türk edebiyatında geleneksel anlatı kalıplarını sarsan, cesur ve deneysel bir metinler bütünü olarak karşımıza çıkıyor. Bu eser, sıradan bir öykü derlemesi olmanın çok ötesinde; kurmaca ile şiir, otobiyografi ile kurgu arasındaki sınırları ustalıkla flulaştırıyor ve okuru konfor alanının dışına iten zorlayıcı bir edebi deneyime davet ediyor. Kitabın ismi dahi, anlatının üzerine kurulu olduğu temel gerilimi barındırır: Çöl, insan ruhunun en susuz, en yanık hâllerini, yalnızlığı ve varoluşsal arayışı çağrıştırırken; "sevişmeler," en yakın, en nemli teması ve arzuyu işaret ediyor. Tadu da tam olarak bu paradoksun ve susuz kalmış kalplerin coğrafyasının peşine düşüyor. Yazar, aşkın hem yakıcı hem iyileştirici taraflarını, kısa ama yoğun pasajlarla sezdiriyor. Karakterlerin duygu dünyası çıplak bir sıcaklıkla anlatılırken, çöl sadece bir mekân olmaktan çıkıp, yalıtılmış modern bireylerin yakınlaşma çabalarının ve bu çabaların doğurduğu yabancılaşmanın ana sahnesine dönüşüyor. Tadu’nun anlatıcısı, içsel monologları ve keskin gözlemleriyle, bedensel olanın metne nasıl sızabileceğini sorguluyor. Dil, Bir Liman ve Bir İsyan: Tadu’nun üslubu, eserin en güçlü yanını oluşturuyor. Dil, akışkan ve müdahaleci; yer yer lirik, yer yer ise sert. Cümleler kısa, kesik, şiirsel ve etkileyici bir akışa sahip. Anlatı, geleneksel bir olay örgüsüne hizmet etmektense, bütünüyle bir ruh hâlinin, bir atmosferin peşinde koşuyor. Bu keskin geçişler, Çöl Sevişmeleri'ni hem lirik hem düşünsel kılıyor; modern edebiyatta duygunun sade ama etkili bir isyanı olarak okunabilecek nitelikte bir metin yaratıyor. Sonuç olarak Tadu, kendine özgü sesi, şiirsel anlatımı ve duyguyu doğrudan ifade eden yalın diliyle, çağdaş edebiyatın sınırlarında kendine bir yer
1000Kitap
Çöl SevişmeleriTadu · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202512 okunma
Reklam