Müjdelife

Müjdelife
Memleketi Çorum'u çok zaman sadece resimlerde gören, İstanbul Doğumlu, hayalperest, idealist, çok okuyan, hastalık derecesinde yazıp, çizim yapan, her insan kadar kusurlu, evli, iki (+1) çocuklu, çalışan, bir yurdum kadını...
Stilist /Yazar
İ.T.Ü Tekstil Teknolojileri ve Tasarım Fakultesi / Moda Tasarım
Kocaeli /İstanbul
İstanbul, 9 Ağustos
19 okur puanı
Ocak 2016 tarihinde katıldı
burada gülmek garanti :D
“Ama güzel karim ne alaka… Sen bu kariye bakma… Ben senun uzerune cül koklar miyim?” derken Aişe ağlamaklı bir sesle “Zaten ben kisirim. Bak bebem de olmayi…” diye ağlamaya başlamıştı. “İsteduğun culi, papatyayi, dikeni koklarsin…” “Haydaa, ne alakasi var?” dedi Sacit üzülerek. “Bu kari eve duşen el bombası cibi yeminle… Emriye değil, felaket!” “Haklı çocuk!” diyen Şahin homurdanarak arkadaşına acıdığını ve söylediklerine destek verdiğini gösterdi. Ona kalsa bu kadar sakin olmaz, boynunu kırardı. O sırada girişte kıçı tutuşan Sacit ağlayan karısını sakinleştirme telaşına düşmüştü bile. “Aşk olsun sevculum, ne alaka?” “Biliydum benden bezduğuni…” “Nereden çıkardun oni?” “Dun cece yuzume bakmadun. Yatağa suratsız cirdun, kulağume ayıp şeyler soylemedun, hemen işe cirişup tamamlamadan cotuni donup yattun da…” “Erotik, romantik, hatta çabuk olsun deyi daaa, ne edeyim? Çok yorgunidun… Kiyamadum…” “İşte bak, artık kiymak bile istemeysin… Evvelden hiç düşünmez hemen kiyardun.” Sacit şaşakalarak, “Lan kadunum… Şu cavur dizilerini izlema diyim sağa, bak hâlumuze…” derken ağlayan karısına kıyamayarak yaklaşıp, şefkatle kollarına aldı. “Nasil denur o ayıp, romantik sozler, söyle bakayim? Ben da deyim sağa…” “Her zaman deyidun, ne çabuk unuttun?” Sacit ne zaman dediğini düşünürken, kollarından kaçmak isteyen nazlı karısına, “Ben o Emriye karisinun çenesini s*keyim da.” dediğinde hırsla ve daha fazlasını aynı öfkeyle hırlayarak devam ettirdiğinde, kollarında dehşetle çırpındı Aişe. “La ne deyisin terbiyesuz… Kot kafali fışki yiyen, yeter… Elun karisine ne kızayisin, suç senun… Romantik bile olmayisin. Katir tepsun seni…” Sacit saçlarını kaşıyarak, “Ula karim, sen dedun ya ayıp konuş deyi, ben de konişiyim işte… İçumden celdi, ayip deyince bir tek Emriye karisine soverek
Hasrem Yayınları·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Müjde Aklanoğlu / Ördü Kader Ağlarını
“Eğer bana öyle dik dik bakmaya devam edersen, gidip üzerime palto giyerim.” Boğazını temizledi adam. “O zaman gözlerimi bağlamak için bir kravat almalıyım.” “O zaman da önünü göremezsin.” “Hastalıkta sağlıkta demiştik memura, ben kör gibi gezerken sen de baston görevimi görmek için elimi tutabilirsin.”
Hasrem Yayınları·Kitabı okudu
Müjde Aklanoğlu / Ördü Kader Ağlarını
“Ama biz Ayrin teyzemle film izledik. Orada âşıklar öpüşüyordu. Teyzem elini gözüme kapattı ama ben aralıktan gördüm. O zaman siz âşık mı oldunuz?” “Ayrin teyzenin kulaklarını çekme vakti gelmiş o zaman.” dedi Yağmur huysuzca homurdanarak. Sonra da utanç verici sorulardan kaçmak için “Hadi sana kale yapalım.” diye öneride bulundu. “Anne kale yapamayız.” diye itiraz etti Çiçek dikkatini babasına vererek. “Neden?” “Çünkü burası kumsal değil, taşlık.”
Hasrem Yayınları·Kitabı okudu
Sinema
Müjde Aklanoğlu İki Yemin Bir Aşk
“Bunun için bana kızacak mısınız?” diye sordu aniden masum bir çekiniklikle. Gözleri cidden ürkerek bakıyordu. “Aslında seni dizime yatırıp bir güzel pataklamak istiyorum.” Bir an sanki daha çok soru soracakmış gibi göründü ama sonra kararını değiştirmiş olmalıydı çünkü dizginleri eline aldı ve yumuşak başlılıkla gülümsedi. “Zaten başıma aştığın işler yetince baş ağrısı yapıyor. Sana ceza vermek şart olmuş gibi. Söz dinlemiyorsun Bayan Sancaktar.” dedi adam ciddi bir tonda. Yüzü ifadesiz ve gözleri hâlâ donuktu. Öylesine dik bir bakışı vardı ki, kız onun söylediği latifeyi bir an ciddi sandı. Ona ceza deyince, hep aklına evdeki cezalar geliyordu. “Ama… Ama yapmayacaksın…” Bakışları birden hırçınlaştı. Sanki nefes alamıyordu. Ciddi olduğuna gerçekten inanmıştı. “Bu-buna izin…” “Düşündüm de, kapıyı yüzüme çarptın. Zile bastığım için hakaret ettin. İrice açtığın güzel gözlerinle bana küfrettin. Şimdi bu teklif inan çok cezbedici geliyor. Bunu iyi aklıma getirdin.” Kızın ürkekçe titreyen gözbebeklerine bakarken, tek kaşını kaldırdı ne kadar çekici olduğunun farkında olmaksızın hafifçe gülümsedi. O kadar sert suratta ve her daim donukça bakan kahvelerde, böylesine kışkırtıcı bir tebessüm nasıl belirirdi! Onun yaptığı bu uzlaşma işaretiyle, Peri’nin tedirgin hâli az da olsa geçti ve dudaklarını gerdi. Ondan çekindiğini belli etmemeye çalışırken, bu tuhaf tepkilerini kontrol ettiğini umuyordu. Yoksa bu soğuk bakışlı, karizmatik yakışıklı herife rezil olacaktı. “Seni dinliyorum başla.” dedi Eymen belli bir buyurganlıkla. “Ben de sizi dinliyorum.” diye misilleme yaptı kız, sadece bir şey söylemiş olmak için. Genç adam, sıkkınca başını salladı. “Hangi konuda?” “Bu saatte bana çıkışarak, korkutma konusunda.” Kızın yüz ifadesi okunabilecek gibi değildi, tarafsız ve durgundu. Hatta
Hasrem Yayınları·Kitabı okudu
Siyaset
Ecem- Alıntı
“Yok mu bu hayatın başa alma düğmesi?” dedi dalgınca. “Olsaydı ilk kullanan sen mi olurdun sanıyorsun?” dedi adam başını sitemle sallayarak. Gerçekten olsaydı ilk Cem kullanır, onunla ilk karşılaştığı güne döner ve arkasına bile bakmadan kaçarak bir daha yüzünü görmezdi. Cem bu düşüncelerini hissederek döndü ona, “Çalar saat gibi hayallerin Ecem, boşa kurma. Sen kurarsın, hayat çalar.” dedi canını yakarak.
Hasrem Yayınları·Kitabı okudu