Çok şey istemiyordu, sadece mutlu olmak istiyordu. Mutsuz ettiği birinden bunu istemenin haddini aşıyordu, imkânsızlığı karşısında dehşete düşünce en iyi bildiği şeyi yapıp onu zorlayarak yanında kalmaya ikna ediyordu. Sevmesin, istemesin ama yanında, yakınında olsun istiyordu. Öğrendiğini uyguluyordu, daha evvel zerrece pişman olmadığı bu eylemler o geldiğinden beri yanlış işliyordu. Şimdi anlıyordu ki zorlamak sevmek değildi, zorlamak acıydı, kahırdı, vicdan azabı ve pişmanlıktı. Ona istediğini zorlayarak almayı öğreten geçmişine lanetler yağdırdı.
Sayfa 259 - HASREM YAYINLARI