Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin’in en ünlü ve Türk edebiyatının klasikleri arasında yer alan romanıdır. İlk olarak 1921-1922 yıllarında Vakit gazetesinde tefrika edilmiş, 1923’te kitap olarak yayımlanmıştır. Yazar 1937’de romanı büyük ölçüde yeniden düzenlemiş ve bu versiyon günümüze ulaşan hâliyle bilinir. Roman, ağırlıklı olarak Feride’nin hatıra defteri şeklinde yazılmıştır (son kısım hariç, üçüncü şahıs anlatımla biter).
Roman, İstanbul’da köklü bir ailenin kızı olan Feride’nin hayatını anlatır. Küçük yaşta annesini (daha sonra babasını da) kaybeden Feride, teyzesinin yanında büyür ve Notre Dame de Sion Fransız yatılı okulunda okur. Hareketli, yaramaz ve ağaçlara tırmanmayı seven yapısı nedeniyle okul arkadaşları ona “Çalıkuşu” lakabını takar.
Yaz tatillerini teyzesinin köşkünde geçiren Feride, teyzesinin yakışıklı oğlu Kâmran ile tanışır ve zamanla büyük bir aşka kapılır. İkili nişanlanır. Ancak düğünden birkaç gün önce Feride, Kâmran’ın Avrupa’da (İsviçre’de) hasta bir kız (Münevver) ile ilişkisi olduğunu ve ona evlenme sözü verdiğini öğrenen bir mektup alır. Gururu kırılan Feride, her şeyi terk ederek İstanbul’u bırakır ve kendini öğretmenlik mesleğine adar.
Feride, Anadolu’nun çeşitli kasaba ve köylerinde (Bursa, Kuşadası, Zeyniler köyü vb.) öğretmenlik yapmaya başlar. Güzelliği, modern eğitimi ve İstanbul terbiyesi nedeniyle dedikodularla, toplumsal önyargılarla, yoksullukla ve zor yaşam koşullarısıyla karşılaşır. Bu süreçte kimsesiz bir öğrenci olan Munise’yi evlat edinir gibi yanına alır. Doktor Hayrullah Bey gibi destekleyici figürlerle tanışır; dedikodulardan korunmak için Hayrullah Bey’le isim evliliği yapar.
Roman, Feride’nin Anadolu macerasını, aşk acısını, gururunu, idealizmini ve öğretmenlik idealini işler. Sonunda Feride ile Kâmran yeniden kavuşur.