Bazen müzik, bazen mujik
"Kalp kırdık Nadejda..." "Sizinki kırılmadı mı?" "Kıranı kırmak mı gerekirdi yine de?" "Kıran kırarken düşünmediyse düşünmeli mi buna rağmen onu?" "Diğergamlık derler buna!" "Acı bir akıbet sanırım." "Acı bir akıbet Nadejda... Acı bir akıbet." "Böyle olmanızı onlar istemediler ama." "İnsanın kendi tercihleridir kendini bitiren ya zaten." "Farkettim, şu an olduğunuz gibi..." ... "Bana acıyor musun Nadejda?" "Unutamadıklarınıza acıyorum" "Sahi mi, neden?" "Sizi unuttukları için."
Dostoyevski..
Vicdanın tecessüm etmiş hâli: Çekingen, utangaç, kaygılı ve melankolik bir kişilik. Tutuk tutuk konuşması bu kişilik özelliklerini kolaylıkla ele verir. Bazılarına göre dünyanın en büyük romancısı; bunu ölçecek bir alet yoksa da ilk üçte olduğu rahatlıkla söylenebilir. Bir ahlakçı. Ona göre Tanrı yoksa her şey meşru demektir. Maneviyattan uzaklaştığını düşündüğü Batı’yı sevmeyen, gerçek bir Rus milliyetçisi. Burnundan kıl aldırmayan Nietzsche, “Kendisinden bir şeyler öğrendiğim tek kişidir” tespitinde bulunur Fyodor Mihayloviç Dostoyevski için. Tam bir kumar tiryakisi..! Bir daha kumar oynamayacağına onlarca defa söz verir ve her defasında sözünden cayar. Kendi paltosundan tutun eşinin kolundaki saate kadar ne varsa hepsini, kaybettiği paraya karşılık, kumar masalarında rehin bırakır. Bir gün yine sevgili eşi Anna Grigoriyevna’ya bir daha kumar oynamayacağına dair söz verir ve bir daha da oynamaz. Rus Çar’ı I. Nikolay’a karşı gizli faaliyetlerde bulunduğu gerekçesi ile kurşuna dizilme cezasına çarptırılır. Ölüm meydanında, darağacının dibinde hala kurtulurum umudunu taşıyan her mahkûm gibi ya da adeta içine doğan içgüdüsel bir duygu ile “Ya ölmezsem, ya canımı bağışlarlarsa?” diye geçirir içinden. Bundan sonra zamanın her bir dakikasını yüzyıl yapacağım, sözünü verir kendi kendisine. Kurşuna dizmek için kafasına tam çuval geçirirlerken bir subay, Çar’ın emrini getirir; Çar onu ve arkadaşlarını affetmiştir..! Cezaları sürgüne çevrilir. İflah olmaz bir sara hastası olan Dostoyevski’nin hastalığının bu dehşetli olaydan sonra başladığı kabul edilir. Ve kürek cezasını çekmesi için Sibirya’ya sürgüne gönderilir. Yeraltından Notlar'da isimsiz karakterine “Biraz önce yoksulluğumdan utanmadığımı söyledim. Yalan! Dünyada bundan korktuğum kadar hiçbir şeyden
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Zengin dediğin başkasının sırtına basıp çalıştım diye gezen adam. Herif çıkıp herkes çalışsın diyor. Ulan zaten herkes çalışıyor salak. Sizin çalışmak dediğiniz şey, başkasının emeğinden nemalanmak :D Zenginler artık eskisi gibi sessiz değil şimdi sosyal medyada ağlıyorlar. Bir hafta lüks okula geç kalmış, iki ay babasının işi kötü gitmiş, sonra bir şekilde startup kurmuş, kendi tırnaklarımla geldim buraya falan diyor. Bir de Rus romanlarındaki mujik gibi içli içli konuşuyor: Ben de bir zamanlar fakirdim... Ağlayası geliyor insanın yav. Her sabah elinde kahveyle mental health videosu çekiyor, "Depresyondayım, çok yoruldum, çalışıyorum" diyor. Ne çalışması olum?

Mirza

@ygmirza
·
Kesinlikle
"Tüm dünyanın tüm işçileri bizim yoldaşımız, dünyadaki bütün zenginler ve iktidarlar ise bizim düşmanımızdır."
Tolstoy, bazen bir Volga vaizi gibi kibirli ve hoşgörüsüz görünüyor ve bu, bu dünyanın çınlayan çanı olan bir adam için korkunç bir şey. Dün bana şöyle dedi: "Ben senden daha iyi bir mujik'im ve mujik tarzında kendimi daha iyi hissediyorum." Tanrım, bununla övünmemeli, bunu yapmamalı! • Gorki, Reminiscences Of Tolstoi
Alıntı
Tolstoy'dan ateşli bir coşkuyla bahsediyordu. En aşağılık hayata inen, mujik kıyafetini ve onunla birlikte ruhunu kuşanan ve edebi şaheserler yazan ellerini yoksullar için ayakkabı yapımında kullanan bu büyük adamı anlattı.Anatole France, The Mass Of Shadows
Alıntı
Bir mujik, canı bir şey istediğinde, karısını canını başka bir şey istediğini görürse, kendi isteğinden vazgeçip karısının canının istediğini yapar .
1000Kitap