Mücahit Demirel

Ruhumda en derin ayak izlerini bırakanları ayrı tutmak isteseydim, sanırım üç-dört kişiyi seçerdim. Homeros, Bergson, Nietzsche ve Zorba. Bunlardan ilki benim için kurtarıcı parıltısı ile her şeyi aydınlatan dingin ve ışıltılı göz oldu; Bergson ilk gençlik yıllarında işkenceden çözülemez felsefi tasaların yükünden kurtardı; Nietzsche de beni yeni tasalarla varsılaştırdı ve mutsuzluğun, acının, belirsizliğin özünü gurura dönüştürmeyi öğretti; Zorba ise bana yaşımı sevmeyi ve ölümden korkmamayı öğretti.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
biyografi
10/10
·127 syf.·
Beğendi
·
2025 7. kitabı
Hz. Hatice'nin yaşamını akademik bir dille -bence hiçte sıkmayan bir üslupla- anlatmış. Kitabı okurken Cahiliye Dönemi kadınları hakkında da bilgi sahibi olabiliyoruz. Kitapta çok şaşırdığım, beni hayrete sevk eden bilgiler gördüm. Siyer hakkında bilgi edinmek isteyenlere tavsiye ederim.
Müminlerin Annesi Hz. HaticeÖmer Sabuncu · Semerkand Yayınları · 2011136 okunma
Hazreti Ayşe'den nakledilen bir rivayete göre Resulullah'ın yanına siyahi bir kadın geldi. Allah Resulü ona güleryüz gösterip çok ikramda bulununca Hazreti Ayşe bunun sebebini sordu. Hazreti Peygamber bu kadın Hatice'nin yanına çok geliyordu "eski dostlara ikram imandandır" dedi.
Sayfa 107
Sadakat
İbni kesir, diğer kardeşlerinin Resulullah hayattayken vefat ettiğini, hazreti Fatma'nın babasının vefatını görmek gibi bir musibete maruz kaldığı için diğer kardeşlerine nispetle daha üstüne faziletli kılındığını ifade etmektedir.
Sayfa 75
Hazreti Fatma'nın künyesi "babasının annesi" manasına gelen "Ümmü Ebiha" idi. Bugün neyi almasının sebebi, Fatma'yı anne sevgisi ile seven hazreti peygamberin kendisine bu şekilde hitap etmesi olmalıdır. Lakabı "beyaz parlak ve aydınlık yüzlü kadın" anlamına gelen Zehra olmakla birlikte "iffetli ve namuslu kadın" anlamındaki Betül lakabı ile anıldığında görünmektedir.
Sayfa 73