Ruhumda en derin ayak izlerini bırakanları ayrı tutmak isteseydim, sanırım üç-dört kişiyi seçerdim. Homeros, Bergson, Nietzsche ve Zorba.
Bunlardan ilki benim için kurtarıcı parıltısı ile her şeyi aydınlatan dingin ve ışıltılı göz oldu; Bergson ilk gençlik yıllarında işkenceden çözülemez felsefi tasaların yükünden kurtardı; Nietzsche de beni yeni tasalarla varsılaştırdı ve mutsuzluğun, acının, belirsizliğin özünü gurura dönüştürmeyi öğretti; Zorba ise bana yaşımı sevmeyi ve ölümden korkmamayı öğretti.