"Sadakat" kelimesi için Yeni Ahit'te geçen ve hatalı bir biçimde "kader" olarak çevrilen Yunanca Pistis (πίστις) kelimesini tercih etmeliyim.Aslında bu kelime; "güven", "güvenli bağlılık" anlamlarına gelir. Kendi varoluşunun kurallarına sadakat; bu kurallara güven duyma, vefalı bir azim ve cüretli bir umut manasını taşır;kısaca, dindar bir adamın Tanrı'ya karşı takınması gereken tutum gibidir.
Problemimizin arkasından ortaya çıkan ikilemin nasıl olağanüstü olduğu şimdi görülebilir: Kişi bilinç düzeyinde ve ahlaki bakımdan düşünerek kendi yolunu seçmediği sürece kişilik asla gelişmez. Sadece nedensel dürtü —gereklilik— değil, aynı zamanda bilinçli ahlaki karar da kişilik oluşumu sürecine destek vermelidir. Eğer ilki eksik ise o halde sözde gelişim, salt iradenin cambazlığıdır; eğer ikincisi eksik ise gelişim, bilinçdışı otomatizmde sıkışıp kalacaktır.
Ama bir insan kendi yolunun en iyi yol olduğunu düşündüğünde, şayet bu yolda gitmek için ahlaki bir karar verebilir. Eğer herhangi bir başka yolun daha iyi olduğunu düşünüyorsa, o halde kendi kişiliği yerine diğer kişiliği yaşar ve geliştirir. Diğer yollar ise ahlaki, sosyal, politik, felsefi ya da dini bir doğanın kalıplaşmış davranış yollarıdır. Kalıpların her zaman şu ya da bu biçimde geliştiği gerçeği; insanoğlunun büyük çoğunluğunun kendi yollarını değil kalıp olanı seçtiğini ve sonuç olarak kendilerini değil, kendi bütünlükleri pahasına bir metodu ve kolektif bir yaşam tarzını geliştirdiklerini kanıtlar.