Baş harfi “-” Habil Yaşar
“-” – umut dolu gençliğimin boşa çıkan hayallerinin katili. Ömrümün en tatlı anlarını acıya çeviren yılanların en zehirlisi. Alfabenin içinde en çok bana seni hatırlatan, baş harfi “-” olan acımasız sevgilim. Ne söylesem azdır sana, ey merhametsizler, merhametsizi. Belki de hiç okumayacaksın sana yazdıklarımı, ömür boyu giley dolu hikayemi. Ya da varlığımdan, yazılarımdan habersiz yaşayacaksın geleceğini. Bir kez bile hatırlamayacağımı düşünüyorum, çünkü senin karakterini iyi bildiğimden söylüyorum bunları. Bağırırsam duymayacak, yazarsam okumayacak, ağlarsam duymayacak, ölsem ağlamayacaksın. Biliyorum ki tüm bunların sana hiçbir değeri yok, çünkü sen, sana değer verenlerin değerini anlamayacak kadar bencil birisin. Yedi yıl önce nasılsan öyle kalmışsın, acıyorum sana, hayat arkadaşım dediğim (rakibim olmasına rağmen) o insanın gününe. Belki de yanıldım burada, bilmiyorum, belki o senden de beter bencildir, sen onun yanında birine katılmak zorunda kalmışsın. Her halükarda varsayımlar çok olabilir, ama bir gerçek var ki, sen herhangi bir erkeğin karısı, kadınısın. Sana yalnızca ve yalnızca mutluluk dileyecek gücüm var. Ben lanet için değil, alkış için yaratıldım, benden ancak bunu bekleyebilirsin. “-” – biliyorum yazdıklarımı okumayacaksın (Ama unutma ki ben bir yazarım, dertlerimin yazarı. Sensiz yaşayabildiysem de, yazmasam yaşayabileceğime inanma. Hayatta en güvenilir dostum ilhamımdır, çünkü o, tam da kederimde ve sevincimde benimle yürür, asla beni terk etmez, yanımdan uzaklaşmaz). Sen okumasan bile binlerce, belki de milyonlarca insan okuyacak yazdıklarımı, çünkü herkes kendini bulacak yazdıklarımda. Belki de çoğu kendi vefasız sevgilisinin baş harfini yazacak, senin baş harfin olan “-” yerine. Tek sen okumayacaksın, habersiz kalacaksın yazdıklarımdan. Garip değil
Alıntı
Öylemişim dedikten sonra kavga konusuna bağlaması (:
Demin dayımlar bizdeydi ve ilk geldikleri zaman kuzenim (8) biraz aç gelmiş. Ben ona sevdiği bir yemek çıkarıp ısıtırken diğer yandan kahve koyup servisi hazırlıyorum bir de ona çatal ve ketçap veriyordum. Bir minik dönerini yedikten sonra bana "Ev hanımı olmak çok zor ya." demişti. Birden söylediğine şaşırıp gülerken "Niye peki?" dedim. +: "Çamaşır, bulaşık, yemek, misafir, kahve. Yapılacak çok şey var nasıl yetiştiriyorlar anlamıyorum." -: "Hmm peki sence anneler o kadar iş yapmaktan mı söylenir yoksa yardım edilmesi gereken yerde edilmediğinde mi?" +: "Tabi ki yardım edilmediğinde ama ben ediyorum. Ahlaklı erkekler annesine ya da karısına yardım eder." -: "Waow sen her zaman mükemmeldin bugün daha mükemmel geldin gözüme. Ve 8 yaşında insan olmuşsun, biliyor musun senden yaşça büyükler hâlâ eşek yaşıyor. İnsan versiyona ulaşamamışlar." +: "Hihihi. Sanırım o eşeklerden birkaç tane tanıyorum." -: "Ahahaha. Ben baya tanımak zorunda kaldım. Çok sıkıcılar değil mi?" +: "Evet ama sen büyük olsan da eğlenceli ve komiksin." -: "EyvAllah tatlı koç. Senden eğlenceli ve komik olamam. Biliyor musun, ailedeki favori insanım sensin. Ve elimizde büyüdün. Erkek olsan da ince ruhlu ve gayet yapıcı birisin. Bazen şaşırıyorum." +: "Yapıcı ne demek, çok şey yapan mı?" -: "Hayır akıllı velet. Her zaman birliği ve beraberliği korumak isteyip ona göre davrananlar: ayrımcılık yapmayan, gereksiz kavga etmeyen vs." +: "Evet öyleymişim o zaman. :) Biliyor musun geçen okulda arkadaşlarım yokken bir grup bana sataştı. Sence ben ne yaptım?" -: "Uyardın ve dövdün. Ya da alttan alıp sonra arkadaşlarınla gidip onları dövdün?" +: "Oo hemen bildin: uyardım baktım anlamıyorlar üçünü dövdüm." -: "Eline sağlık. Peki öğretmenine şikayet ettin mi? Ya da onlar daha önce de rahatsız ediyor muydu veya
Hayata Dair
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
MÜKEMMELDİN ANTALYA 🥹 gelen herkese teşekkür ederim 🫶🏻 20 Aralık Perşembe günü İstanbul’da görüşmek üzereee 🧡🧡
Meleklerin Zehirli Reçinesi
"Komadan uyandığımdan beri hayatımda ilk defa bu kadar kötü hissetmiştim. Sonra seni gördüğümde... Seni izlediğimde... O kadar mükemmeldin ki, bunun kibrini yaşayacağını biliyordum. Sen meleklerin vücut bulmuş haliydin, mutlu olmalısın, az önce onlardan biri oldun. Ölmüş olanlar daha mutlu olmalıdır. Ölmüş hissettikten sonra kötü hisseden insanlar gerçekten ölmeyi hak eder... Ölmüş hissettikten sonra yeni bir hayat yaşamaya başladığını hissetmeliler. Bu onların eline geçen mükemmel ötesi bir fırsat, hayata ikinci defa gelebilmek. Ben komadan uyandığımda böyle hissediyordum. Seni gördüğümde, ölmek istedim. Tekrar yeni bir hayata daha sahip olmak için, Zehir..." Yavaşça kulağına fısıldadı. "Anlıyorsun değil mi?" Birkaç siren sesi etrafta dolaşmaya başladı. Meleklerin çığlıkları olduğunu düşündü. Şimdi hepsi öfkeliler. Kaçmalı.
Sana öyle tutundum ki, senin adına, ben de çok kalpler kırdım. Hep benim körolası aptallığımdan. Kendi kalbimi bile kırdım, kıra kıra tuzla buz ettim kendi kalbimi de. İnandığım, değer verdiğim her şeyi senin için terk ettim; çünkü öyle mükemmeldin ve beni öyle çok seviyordun ki önemi olan tek şey aşktı. Aşk en muhteşem şeydi, öyle miydi? Ya Hep Ya Hiç Syf.174
Alıntı
bugünki imza çok güzeldi Damla N. Archeron, MÜKEMMELDİN.çok güzeldin🥹🤍 (sana Bakkhalar'ı ve inci kolyeyi hediye eden orta çağ kombinli kız benim dldhldjdld)