Yıllardır aranan duygu damarlarındaki asil kanda mevcuttur sözünü yansıtan muhteşem bir Türk mitolojisi ve kurgusu
Sevdiklerime hediye olarak devamlı aldığım kitap
Mükemmmel
Sabırla devamını bekliyorum
BuğraHasan Atilla Uğur · Destek Yayınları · 202416 okunma
Kitaba geçmeden önce kitabın yazarı Burak İhsan hakkında görüşlerimi söylemeden geçemicem.
Her kitaba şans vermeyi özellikle az okunmuş kitapları henüz kimse fark etmeden ilk değerlendirenlerden olmayı çok seviyorum. Kitabı okumadan önce yazar hakkında biyografiyi okumak adetimdir. Arka kapaktaki fotoğrataki sert bakış biraz ürpertse de yazarla aynı neslin insanı olduğum, benzer çocukluk anılarına sahip olduğum, benzer yaşantıları yaşamış olduğumu fark ettiğim için ve en önemlisi kendimden bir şeyler bulabildiğim için yakınlık hissetim.
1. Ekonomi ve finans okuyan birinin bu derece güçlü bir kaleminin olması bana 2 şey düşündürdü. Ya yanlış bölüm seçti ve asıl ilgi alanından kopamadı, ya da bilinçli olarak ekonomi okuyup edebiyatla birleştirdi. Değim gibi bizim neslin insanı puanı nereye yeterse orayı yazan, ailesini memnun etmek için ailesinin istediği bölümü okuyan bir nesil. Eminim yazarın ilkokul ortaokul ve lisede en başarılı olduğu ve en sevdiği ders türkçe ve edebiyattı. Çocukluğundan beri kitap okudu. Yoksa böyle mükemmmel cümle ve tespitler çıkmazdı ortaya diye düşünüyorum. Ayrıca ekonomi tarihiyle ilgili yazıları yazarın bildiğimi aktarma isteği diye yorumladım. Çünkü kitap kurgusuyla pek uyuşmayan bilgilerin uzun uzun verilmesi ilgili olmayanları sıkabilir. Evet, buradaki genç suphi hiç şüphesiz yazarın kendisiydi
2. Yazmak bir sanattır. Sanatçı, içindeki tüm coşkuyu çeşitli şekillerde başarılı bir şekilde aktarabilen kişidir. Edebiyat alanında sanatın muazzamlığı bana göre sanat sahibinin derdiyle orantılıdır. Derdi olan yazar, içi dolan boşaltmak ister, kendilerini anlayacak gönüllere ulaşmak ister. Bu kitapta okuduklarım sırdan bir kalemden çıkmış gibi değildi. Bu yüzden çok ama çok mutluyum çünkü henüz keşfedilmemiş bir hazine bulmuş gibi
Haziran KalsınBurak İhsan · Eksik Parça Yayınları · 202124 okunma
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
GORİOT BABA - HONORE DE BALZAC FİGÜRATİF KADRO (KİŞİLER)
Madam Vauquer:
Romanın içerisinde olaylar ve şahıs kadrosu ile uyum sağlamış bir karakterdir. Genç kızken soyadı Coflans’dır. Madam Vauquer, Paris’te okuyan Quartier Latin ile Saint - Marceau Mahallesi arasındaki Neuve - Sainte - Genevieve Sokağı’nda bulunan bir pansiyonu işleten yaşlı bir kadındır. Yaşamının tüm merkezinde para vardır. Yazar, romanda onun hakkında okuyucuya ayrıntılı bilgiler aktarır:
“Az sonra, tül başlığının altında iyi tutturulmamış bir postiş sarkan ve buruşmuş terliklerini sürüyerek yürüyen Madam Vauquer görünür. Ortasından papağan gagasını andıran bir burnun fırladığı yaşlı, tombul yüzü, dolgun elleri, bir kilise faresininki gibi semiz bedeni, bir sağa bir sola savrulan dolgun korsesi duvarlarından bahtsızlığın sızdığı, kurguların dertop olduğu ve Madam Vauquer’nin sıcak, pis havasını midesi bulanmadan içine çektiği bu salonla tam bir uyum içindedir. Sonbaharın ilk donları gibi ılık yüzü, ifadesi dansözlere özgü gülümsemeden tefecinin surat asmasına geçebilen kırpışık gözleri, nihayet tüm kişiliği bu pansiyonu açıklar, zaten pansiyon da onun kişiliğini yansıtır. Zindan gardiyansız olmaz, bunları birbirinden ayrı düşünemezsiniz. (s.7)
“ Eski bir elbiseden devşirilmiş ve astarı parçalanmış kumaşın deliklerinden seçilen iç eteğinin üstüne giydiği yün etek salonu, yemek salonunu, küçük bahçeyi, mutfağı özetler ve pansiyonerlerin kişiliklerine dair fikir verir. Bu kadın salona girdiğinde gösteri tamamlanmış demektir. Yaklaşık elli yaşındaki Madam Vauquer talihsizlik yaşamış tüm kadınlara benzer.” (s.7)
Goriot Baba:
Romanın ana karakteridir. Zengin bir erişte tüccarıdır. Roman boyunca kızlarına olan derin sevgisi ile tanınır. Fedakar ve kızlarına olan sonsuz sevgisi, onun kıymetinin
Ana karakterimiz başarılı bir ceza avukatı olan Alison Wood dışarıdan mükemmmel bir hayatı varmış gibi kusursuz görünen ama arka planda alkol bağımlığısı, yıkılmakta olan bir evliliği,yanlış seçimleri olan bir kadındır.
Kariyer hayatındaki ilk cinayet davası kocasını öldürmekle suçlanan Smith, davanın derinliklerine indikçe onun masum olduğuna inanan Alisonun kendi hayatındaki karanlık sırlarla,travmatik geçmişiyle yüzleşmesine sebep oluyor.
Sürekli bir şüphe ve merak içinde okunan sürükleyici bir kurguya sahip. Yazarın akıcı ve etkileyici dili okuru içine çekiyor,hukuki terimleri ve dava sürecini de okuru sıkmadan aktarıyor.
Alison ve Madeleine'in hikayesi okuyucuyu sarsıcı bir yüzleşmeye davet ederken umut ve affetme gibi iyileştirici güçleri de hatırlatıyor.Türü sevenlere şiddetle tavsiyemdir.
Kan PortakalıHarriet Tyce · The Kitap · 2025171 okunma
Tanıtım metnindeki "İçinde pek çok hayat barındırıyor ve onlardan hiç değilse biri sizin hayatınızla temas edebilir..." cümlesi yeterli değil, kesinlikle kendi hayatımızdan bir şeyler vardı bu kitapta. 2 sene önce sanırım, bir dernek aracılığıyla kendisinden imzalı şekilde edindiğim çok değerli bir eser bence. Ancak yeni okuma fırsatı buldum. Keşke aldığım an okusaydım da o dönem yaşadığım karanlık için bana rehber olsaydı dedim. Hayatım, beklentilerle ve onları yerine getirebilme çabalarıyla dolu. Farkında olmadan "iyi çocuk" oldum. "Bak, o hata yaptı sen yapma üzme bizi." beklentisinin "hata telafisti" oldum ben, bu kavramı da şimdi uydurdum :) Haliyle yanlış yapmamak, mükemmmel olmak, başarılı olmak ve kaygı döngüsü yüklendi bana. Yalnız olmadığımı görmek rahatlattı, derinleşmek için o koltuğa oturacak gücüm olsun isterdim. Kitabı okurken yaşadıkları gözümün önüne geldi ve aynı şeyleri yaşıyor gibi hissettim. Her şeyi sansürsüz olarak bir arkadaşınızı dinler gibi merakla okuyorsunuz. İnsanların neyi neden yapabileceğini sorguluyorsunuz, ön yargı olmadan. Bana gelen kitapta 30 sayfa kadar boş basım, hata vardı ve tam da merak ettiğim noktalardı onları okuyamamak üzdü beni. Sayın Binnur hocamın emeğine sağlık. Çok sevdim. Binnur Yeşilyaprak
DENİZ KURDU
Yazarın birçok eserini okudum, eserlerini okumaktan mutluluk duyduğum bir yazar. Her kiitabında farklı bir atmosfer hakim. Yazar eserinde dünyaya farklı perspketiflerden bakan iki insanı anlatan mükemmmel bir felsefi sorgulamayla kurguyu oluşturmuş. Benim dikkatimi çeken felsefi sorgula ve insanın kendini yeniden yaratmasından çok "Aşk" ı "hiç beklenmedik bir anda ve en olmayacak koşullar altında " ele alması. Aşk insana güç veriyor mu gerçekten ya da aşk diye bir kavram gerçek hayatta var mı yoksa tüm olay sadece iç güdülermiz ve doğamaz mı? ....
Okunmasını tavisye ederim çok beğendim...
Deniz KurduJack London · İş Bankası Kültür Yayınları · 20148,3bin okunma