Saffet B. Türkoğlu

Geçmişe Bakan İnsan Risalesi
Ve sonra insan dedim Yaşamak dedim hunharca nefes almaya Sevmek ve sevilmek zannettim ufak mırıldanmaları Melek belledim onca canavarları İçimize çektiğimiz ay oldu- geceyarısında Şiir ki bizi en uçlarımızdan bölen oldu Yankıları ve soğurmaları hesap edemedik Sevdiğimiz güller-şahımızdan batan diken oldu Bir de mevsimler Üstümüzden yıka yıka geçti Saçımızı sakalımızı ağarta ağarta geçti Eski bir masal oldu ve çok kadim bir mazi Olacağı da aldı olmayanı ise yakıp da geçti Ve sonra sürç-i lisan tüm cümleler Bir ahmaklığa uzanır ümit etmeler Irmaklardan zehir akarmış bakarsam gözlerine Talan olur artık ilan-ı aşk etmeler Melek belledim ruhsuz yılanları Azar azar dirildim hep
Şiir
Reklam
Acemi Sorgulamalar
Ölmek sanırdım Sessizliğe yanaşmış bir ruhmuşum ezelden Nice gelen varmış öncemde-ağlamışım beklerken Su içtiğimiz her kaynak tuzluymuş Özlermişim gerçekten Nice unuttuğum olmuş şu alemde Ben mi severmişim bir güzeli Daha yeni yürümüşüm Sayılı günler silinerek bitmiş Tüm ismini bildiklerimi ölümle uğurlamışım Bir rüzgarmışım bilenerek yitmiş Kapanmışım aynaya ve aramışım bir gerçekliği Uzandığımda gülümseler bana yetmiş Vazgeçtiğim olmuş haliyle şu alemde Ben mi severmişim bir güzeli Ve güneş benim en derinimi yakan Sonra beni vefasızlıkla suçlayan Yansımamı karanlıklara kapayan İken bir gece yarısında Bir güzeli mi severmişim
Şiir
Meselelerde istişare yoluna gitmek kişinin güçlü muhakemesinden ileri gelir. Bir meseleye ilişkin herkesin malumatı olabilir; lakin birisi konuya daha fazla vâkıf; bir başkasının mevzuyla ilgili bildikleri daha yüzeysel; bir diğeri sahip olduğu ilmi icra etmemişken bir başkası aynı ilmi tatbik ve tecrübe imkânı bulmuş olabilir.
Edebiyat
Saray harcamaları
Saray harcamalarına nezaret eden bir vekilin bulunması devrimizde fena şekilde unutulmaya yüz tutmuştur.
Edebiyat
Padişahların zekâlarının keskinliği bin kişilik ordudan daha evladır.
Edebiyat
Reklam