Ortada gelen bir sel mi vardır? Evet, bir sel, hem de bir ateş seli vardır. Ve gelip yetişmekte olan ateş selinin önünden iman ve salih amelden başka hiçbir tedbir ve güçle kaçmak ve kurtulmak mümkün değildir.
Kendin yapmadıkça, bir şeyi başkasına vaaz etme. Allah Teâlâ, Kur'an'dan önceki bir kitapta şunu vahyetmiştir:
• "Ey insan! Önce kendine vaaz et. Eğer vaazın tutarsa, ondan sonra başkalarına vaaz et. Aksi takdirde, bu çirkin işi yapmak hususunda benden utan."
Kur'an-ı Kerim'de de şöyle buyurulmuştur:
"İnsanlara iyiliği (iyi şeyleri, taat ve ibadeti) emrediyor ve kendi nefislerinizi unutuyor musunuz? (Bunun çirkin bir iş olduğunu) anlamıyor musunuz?"
Hak yolunda söz ve hatta amel de yetmez. Bazen ruhunu vermek de gerekebilir.
Onun için, Zünnun bir müride şöyle demiştir:
"Ruhunu verebilirsen beri gel. Bunu yapamazsan, boş sözlerle kendini aldatma."
Bil ki, tasavvufun çok tarifleri vardır. Fakat özetlemek gerekirse, o (tasavvuf) iki şeyden oluşur. Bunlar, Allah teâlâ'ya karşı kullukta sadık olmak ve insanlara karşı muamele ve münasebette fedakâr ve diğergam olmaktır. Bu iki hasleti kendisinde gerçekleştiren herkes, tasavvuf ehli ve sufidir. Bunun için, ayrıca bir tarikata dahil olmak zorunlu bir şart değildir.