Padişahlarda olmazsa olmaz şey pir ü pak dindir. Zira din ve hükümdar birbirlerin kardeşi gibidir. Hükümdarın vatanında bir kargaşa baş gösterince din de bundan zarar görerek bozgunculara ve dini eğrilere gün doğar. Keza dinde bir fesat vücuda gelirse memlekette nizam kalmaz ve dahi mayası bozuklar palazlanarak padişahın itibarını sarsarlar; kalpler kararır sapkınlık ayyuka çıkar ve asiler galebe çalar.
İbn Ömer radiyallahu anh Resul aleyhisselamdan şöyle rivayet eder: “Adaletle hükmedenler cennette aileleri ve idare ettikleri kişilerle birlikte nurdan saraylarda ikamet edeceklerdir.”
Bağlamaz firkatinden canımı ol zülfü dâmı
Geçemez hâtırımdan gayrının fikr u hayâli
(O sevgilinin saçlarının tuzağı, ayrılığından dolayı canımı öyle bağlamış ki; artık aklımdan bir başkasının fikri de hayali de geçemez.)
Avni
Güzel zamanlar adil hükümdarların hüküm sürdüğü zamanlardır. Adalet hâkim olunca ihsan da hâkim olur. Nitekim adaletin olduğu yerde civanmertlik de vardır.
Hakikatmiş herhalde aradığım
Boş ellerle dolaştım yıldızlarda
Meşaleler topladım görünmek için ki — nafileymiş
Ne çok öldüm ki ıssızlarda
Gezindiğim tüm çöllerde daha çok ağladım
Ki bir el uzandı en yakınımdan
Vicdanımı da aldı ruhumdan mahrum kaldım
Bana dönmüş gözlerden —
Beni arayan bir yürekten —
Ve beni benden çok seven bir güzelden —
Kabusa uyandım
Ümit etmek başla gelen bir kazık önüme
Günüme — ömrüme imzasını atmış kaygılar
Ve bana zülüm olmuş saniyem
İz olmuş dudağım yanındaki sargılar
Ah benim acım mı desem —
Anlatmasam mı seni hikayem
Sana yazdığımı anlar mısın ve inanır mısın
Hatırlar mısın beni bir tanem