İçimdeki Yusuf'u bulduran kitap...
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Bu kitaba bu denli muhabbetle bağlanmamın nedeni neydi inanın bilmiyorum. Hocamın mütevazı nefesinde kendimi bulabilmek miydi ,Yusuf(as) ile bir yol yürümek miydi, ihsânın en derinini görebilmek miydi... Arka sıralarda pürdikkat gözlerim dolu dolu hocamı dinlerken bütün âyetler sanki bana bir şeyler söylüyordu. Can evimdeki yaraları birer birer onarıyordu. Varlığımın özüne ,kalbimin derûnuna her an yeniden dokunuyordu. Hocamın latîf anlatımıyla birleşen bu muazzam kıssa beni tam da uçsuz bucaksız pırıl pırıl bir deryanın ortasında hissettiriyordu. Gönül ilinden gelen bu çağrı bana hayatı yeniden öğretiyordu. İşte bu diyordu gönlüm.Bu ümîdin hikâyesi , bir rahmet yolculuğu... Bu kıssa , "bütün darda kalmışlara şifâ olacak kıssa". Bu , benliğini eritmiş bir yürekle affedebilme hâlinin hikayesi. Bu sûre , insanın kalbiyle âdeta müfredat gibi çalışması gereken değerleri yekpare kendinde toplayan sûre. Bu kitap vesilesiyle hayatımın bir dönemi Yusuf(as) ile özdeşleşti. Onunla yürünmüş bir yolum oldu. Peygamber zarâfeti nedir , en sarih biçimde bana gösterdi .Anlatımın letâfeti , beyitlerin zenginliği beni her daim hislendirdi. Umûdun ne olduğunu öğretti . Sabrın derinliğini gösterdi. Bir babanın hüznün müntehasını yaşarken dahi sığınılacak tek kapıya gidişini ve hâlini arz eylediği o muazzam münacaatı öğretti. İçtenlikle söyleyebilirim ki kitaba samimiyet ve merhamet tecessüm etmiş. Bunun neticesinde de Cenâb-ı Hakk kelâmını açmış yazarımıza. Zira merhamet olmasaydı hissiyat bu denli aksedemezdi, bu rüya yeniden görülemezdi. Hocamın göznûru daha nice mahzun gönle şifâ olman niyâzıyla. 20'nin baharında bu muazzam eserle tanış olmak , bizzat müellifinden dinlemek senin bana zarif bir lütfundur Allah'ım. Senden niyazım şudur : Kendi hikâyemin Yusuf'u olabilmeyi nasib et.
Yûsuf'un Rüyasını Yeniden GörmekCelalettin Divlekci · Ketebe Yayınları · 2024117 okunma
Özel'e özel
Puan vermedi·240 syf.··
2026 2. kitabı
Erbain.. 40 demek. Kutsal sayı misali . İsmet Özel bu eseri yaşamının çeşitli dönemlerinde ele aldığı şiirlere ayırmış. İlk kez 1987 yılında derlenip bu şekliyle toparlanmış . Kırk yılda yazmış olduğu seçme şiirler eserin muhtevasını oluşturuyor. Özel hayatı inişli çıkışlı gibi . Çoğu düşünür ya da yazar gibi başta Marksist anlayış sonrasında ise daha idealist bir hal almıştır. Kitap isminin Erbain olarak seçilmesi de yerinde bir tercih. Tasavvuftaki 40 çileli gün mahiyetinde vuku bulmuştur . Bu 40 günü ayrıca araştırmak lazım sanırım. Kitabın dili kılıç dilidir bana göre. Oldukça keskin ve net . Aradaki gri forma gerek duyulmamış gibi. Çağdaşlık denilen düşünce sistemine darbeler niteliğinde satırlara rastlamaktayız. Esas itibariyle bu şiirler bir isyan malzemesidir . Ve bu isyanın niteliği de bıçağın kemiğe dayanması sonrası olmuş gibi . Nitekim Özel'in bazı röportajlarına denk gelmişseniz kendisindeki tavır kendisini çok açık şekilde açıklar . Belli şeylerin toplumu yok ettiğini, yozlaştırdığını dile getirir de getirir. Durum odur ki tüm bunlar şair üzerinde ciddi tesirler bırakmış ve toplumcu geleneği savunan Özel'i kışkırtmış olup isyan etmesine neden olmuştur. Ve bu isyanlar pek tabi satırlardan meydana gelir . Satır derken dizelerden bahsediyorum :) Yanlış saymamışsam kitapta yaklaşık 55 kadar şiire yer ayrılmış. Bu şiirlerden bazıları edebiyat dünyasına damga vuran şiirlerdendir. Amentü, münacaat, Karlı bir gece vakti dostu uyandırmak gibi ... Eser üç ana çizgide yol alır. Gençlik dönemindeki Marksist ifadelerle birlikte adaletsizliğe karşı çıkma, işçileri savunma gibi konular işlenmiştir. Bu bölümde isyan tavırları söz konusudur. Halden memnun olmama durumu mevcuttur. İkinci kısım şiirlerde daha çok kendine odaklanma sorgulama yapılmıştır. Yol
Erbainİsmet Özel · Tiyo Yayınevi · 201211,6bin okunma
Reklam
9/10
·111 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2026 10:13
Fatma Bayram ile yolu 99 Esma Sonsuz Mana kitabı vesilesiyle kesişenlerdenim. Yazarın meselelere bakış açısı, titizlikle araştırılmış üslubu ve edebi derinliği, onu en sevdiğim yazarlar arasına dahil etmeme yetmişti. Bu yüzden son çıkan deneme kitabını da büyük bir güvenle, tabiri caizse gözüm kapalı aldım. Kitapta yer alan metinlerin çoğu, yazarın hocasından aldığı ödevler doğrultusunda kaleme alınmış notlardan oluşuyor. Bu ayrıntının paylaşılması çok hoşuma gitti; zira bir düşüncenin hangi amaçla ve nasıl bir bakış açısıyla kağıda döküldüğünü görmek, okur için harika bir deneyim. Bu denemeler aynı zamanda yazarın kişiliğine dair de önemli ipuçları veriyor. Okurken Fatma Bayram ile aramda güçlü bir bağ hissettim. Sanırım insan, acılarının ve bakış açısının benzeştiği kişilere kendini daha yakın hissediyor; bu kitap bana kendi gelecekteki halimi seyretmek gibi geldi. Hayatımı derinden etkileyecek, bana yeni pencereler açan yazılar için yazara teşekkürü borç bilirim. Bu kitapla birlikte, deneme türünün bir eserin değerini düşürmediğini, aksine onu ne kadar yükseltebileceğini bir kez daha anladım. Herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Sağlıkla kalınız.
15 DakikaFatma Bayram · Diyanet Vakfı Yayınları · 2023358 okunma
Puan vermedi·317 syf.··
2025 38. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2025 21:10
"Bu ışık bayramını son günüdür Henüz yükselmeden bir zafer çığlığı Aydınlığın ötesinde gitmeliyim Her zamanki gibi bir başıma Ne yolum belli, ne rehber isterim Hangi dalda toplanacaktır bilinmez Arılar, kovanı terk eden arılar Hangi dalda salkım salkım." -Son(1940) Işık bayramının son günü ümidin bittiği güne ithafı. Ümitli insan bayramdadır. Ümit, kişinin "yaşamak umrumdadır" satırıdır. Beytinde beyt'ül gazelidir. Hayatının akışında, yaşam ağacında ruhuna selam verip aldığı dönemidir ümit. Bayramının son günü, ümidinin tükendiğinin temsili. Bir zafer çığlığına ramak kala "Gelip bana çatardı o ruh tutuşturucu yalgın" der; ümitsizliğe, rehavete kapılmış, yeise düşmüş olduğunun bilincinde. Daha çığlığını atmadan yenik düşmüş, gaflete düşmüş ümitsizliğinden. Yine diyor ya İsmet Özel Münacaat'ında; "Hata yapmak fırsatını Adem'e veren sendin, bilmedim onun talihinden ne kadar düştü bana. Gençtim ben ve neden hata payı yok diyordum hayatımda. Gergin bedenim toprağa binlerce fışkını saplar idi." Bir hataydı belki kapılmak yeise. Aydınlığı karanlığa terk edince çöktü kasvet tabii. Biliyor, farkında... Bilincin azabında beden. Aydınlığın ötesinde gitmesi gerektiğini biliyor şahsım diyor. Tek başına, yalnız, kimseli ama kimsesiz. Yol yok, yolu kendi yapacak. Yol; ardında bıraktıkları, şimdiye kadar gelişleri, geriye dönmeye çırpınışları... Yolsuzun yolculuğu, rehberi kendisi. Çizip okur, harita mühendisidir, çizer çizgisini cılganın. Meyve olacak ama dal belli değil. O dalı yine kendisi seçecek, hangi meyve olacağına karar verip kendini hasat edecek. Arı olup kendinden nektar toplayacak. Kovanı terk edecek bir gün. Her arı terk eder bir gün evini keza artık kovana da sığmaz. Döner istediği zaman ama arı nektarını toplamalı. Dallarda salkım salkım saçacak ve arı iken yine
Bütün Şiirleri 1937-1983Rıfat Ilgaz · Adam Yayınları · 198320 okunma
9/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2025 34. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2025 20:35
Şükrü Karaca'nın kalemine "Dünyayı Dolduran Kiraz" romanıyla aşinaydım. Şiirlerinde kaleminin kıvraklığı romanın çok çok üstüne çıkmış. Özellikle kitabın birinci şiiri olan Münacaat ve ikinci şiiri olan Naat bu alanda yazılmış birer şaheser olabilirler.
Ânestü NârâŞükrü Karaca · Ötüken Neşriyat · 201733 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2025 12. kitabı
"Ben aynamda kendim göreydim eğer, Cahillikle yırtmaz idim perdeler!" Bostan Sadi Şirazi,eseri yazış sebebini "sebeb-i nazm-i kitâb" bölümünde Şiraz'a dönerken eli boş dönmek istemediğini ve elimde şeker yok ancak şekerden daha tatlı sözlerim niçin olmasın diye başladığını söylüyor. Sadi-i Şirazi Bostan isimli bu eserinde çeşitli hikayelerle insanlığa edebi, ahlaki ve doğruluğu öğütlemektedir.Sa‘dî anlattığı hikâyelerde vermek istediği mesajı verdikten sonra, nasihate başlar ve çeşitli telkinlerde bulunur. Onun için eser bina demekti ve oda bir devlet köşkü yapmaya karar verir ve bu köşk için on adet kapı seçer bunlar: Adalet, cömertlik, aşk, alçakgönüllülük, rıza, kanaat, terbiye, şükür, tövbe ve münacaat ve kitabın sonu. Hikmetli hikayeleri ve öğütleriyle hiç sıkılmadan okunacak,bolca dersler çıkarılacak bir eser. Fars edebiyatının mihenk taşlarından biri...
BostanŞeyh Sadi Şirazi · Antik Yayınları · 20103,349 okunma
Reklam
Reklam