Öncelikle tarih düşmek gerek diye düşündüm. Bugün takvimler 10 Mart 2026'yı gösteriyor. Uygulamaya çok fazla giremiyorum, derslerden ötürü kitap okumam da az. En son okuduğum bir kitaba dair inceleme yazmak için girdim uygulamaya ama gelin görün ki 15 dakikadır kitabı arıyorum, okuduktan sonra kaldırmışım. Buldum bulmasına fakat bu sefer de internet çekmiyor, uygulamadan gir çık interneti aç kapa, uğraştırdı biraz hatta yarın pek önemli bir sunumum da var ama bu inceleme bugün yazılacak.
Eski TRT yapımı bir dizi var onu izlemiştim hatta ben de alışkanlık mı olmuş bilmem 3. izleyişim falan heralde, her yıl bir kez uğrar oldum. Belki de inanılmaz güzel olan jenerik müziği içindir bilmem. Film kitapla bayağı paralel, fazladan bir şey eklenmemiş hatta Sadri Alışık'ın oynadığı babacan rol en sevdiğim karakter, hakkını da vermiş diyebiliriz.
Kitaba gelecek olursak Feride benim için Anadolu'da mücadele eden nadide bir kadın öğretmen ve bu hikaye bir aşk hikayesinden ötesi. Okuyunca öğretmenlik mesleğinin ne kadar kutsal bir şey olduğunu fark ediyorsunuz ve bir yerde öğretmenlik mesleğinin büyüsü sizi de etkisi altına alıyor ya da bilgiyi seven bir ruhunuz varsa diyelim:)
Kitabın sonunu kendim değiştirerek yeniden yazmayı düşünmüştüm bir ara fakat yazara saygı duyulması açısından bu fikrimi çöpe attım. Kamran her zaman çok yüzeysel ve robotik gelmişti bana, Feride gibi canlı bir karaktere her zaman mert insanları uygun bulmuşumdur. Kitap ayrıca İhsan Bey gibi vatansever, mert insanların cephede mücadele edip , Kamran gibi köşk çocuklarının köşklerini terk etmeyişini de gözler önüne seriyor. Çok uzun bir inceleme oldu farkındayım ve birkaç alıntıyla bitireceğim.
İhsan Bey tam da kendi karakterine yakışacak bir biçimde Feride'nin önceki günki evlilik teklifine şöyle cevap