"Her şey olması gerektiği gibi olmuştu; çünkü bazı insanlar dünyaya aşk için gelmezler, kavuşmanın acı verici mutsuzluklarını taşıyamayacak kadar zayıf oldukları için onlarda sadece beklentinin kutsal ürpertisi vardır."
"Derdi başından aşkın biri olarak her çocuksu ufak tefek şey için senden heyecanlanman beklenemezdi elbette. Mesele de bu değildi zaten. Asıl mesele, tutarsız mizacın gereği çocuğuna sürekli ve ilkesel olacak düş kırıklıkları yaşatmak zorunda olmandı, dahası malzemenin birikmesiyle bu tutarsızlık durmaksızın güçlenip sonunda alışkanlığa dönüşürdü; arada bir benimle aynı düşünceyi paylaştığında ve çocuğun düş kırıklıkları sonunda sıradan yaşamın düş kırıklıkları olmadığında -mesele, bilindiği gibi her şeyin ölçütü sayılan şahsındı çünkü- bu düş kırıklıkları insanı özünden yakalardı."
"Sözlerinle ve yargılarınla beni nasıl üzüp utandırdığın konusunda gösterdiğin mutlak duyarsızlığı hiçbir zaman anlayamadım; öyle ki sanki kudretinden haberin yokmuş gibiydi."
"Hoşuna gitmeyen bir şey yapmaya başladığımda ve sen beni başarısız olacağıma dair korkuttuğunda, senin fikrine duyduğum derin saygı öylesine büyüktü ki, belki ileriki bir tarihte gerçekleşecek bile olsa başarısızlığa uğramam kaçınılmazdı."