Müneyre

Müneyre
Hayat son ana kadar sürprizlerle doludur.
10/10
·124 syf.··
2026 18. kitabı
Çocuklar için harika bir kitap önerisi ile geldim. “Bir kedi düşünün… Kendine hiç benzemeyen bir canlıya söz veriyor. Ve o söz, bir hayatı değiştiriyor… Hangi kitaptan bahsediyorum? Elbette Martıya Uçmayı Öğreten KediMartıya Uçmayı Öğreten Kedi Bu güzel kitap her yaştan okur kitlesini derinden etkileyecektir. Çocuklarınızla birlikte sizde okuyun derim. Kitap bize şunu hatırlatmak istiyor. Farklı olmak, sevmeye, yardımlaşmaya, paylaşmaya engel değil… Bazen birine yeni bir şeyi öğretmek, aslında ne kadar güçlü olduğumuzu keşfetmektir. Kitap çocuklarınızı, sizi sıkıca saracak, kalbinize sessizce dokunacak…” Keyifli okumalar diliyorum…
Martıya Uçmayı Öğreten KediLuis Sepulveda · Can Çocuk Yayınları · 20202,699 okunma
Reklam
Puan vermedi·224 syf.··
2026 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 14:46
Bazı kitaplar vardır… Bitirdiğinizde bir süre sessiz kalırsınız. İşte Kuyucaklı Yusuf bende tam olarak bende böyle bir his bıraktı. Yusuf’un sessizliği, içine attıkları ve hayata karşı dimdik duruşu sayfalar ilerledikçe insanın kalbine dokunuyor. İlk bakışta kolay sevilen bir karakter değil belki ama onu tanıdıkça içten içe “iyi ki varsın” diyorsunuz. Muazzez’le olan hikâyesi ise ne bir masal kadar uzak ne de sıradan… Tam anlamıyla hayat gibi; biraz acı, biraz umut ve biraz da çaresizlik. Sabahattin Ali’nin sade ama derin dili sayesinde okurken sanki biri karşınızda oturmuş da bu hikâyeyi size anlatıyormuş gibi hissediyorsunuz. Kalbinize dokunan, gerçek duygular taşıyan bir roman arıyorsanız Kuyucaklı Yusuf mutlaka okunmalısınız. Kuyucaklı YusufKuyucaklı Yusuf Sabahattin AliSabahattin Ali
Edebiyat
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,4bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 01:26
Tomris Vural emekli sınıf öğretmenidir. Emekli olduktan sonra kendi için bir şey yapmak ister ve roman yazmaya niyetlenir. Eşi ve oğlu onu desteklemek yerine ne yazık ki bu işin zorluklarından bahsederler. Hatta annesi roman yazmaya başlamadan önce eşine sormalısın diye ona telkinde bulunur. Sebebine gelince roman yazarken aman ev işleri aksamasın, bir tatsızlık çıkmasın… Kitap boyunca kadının toplumdaki asıl yeri üzerinde durulmuş. Kadın hayattaki her şey birbirine tutunmasını sağlayan bir öge olarak gösterilmiş. Tıpkı çamaşır ipine dizilen çamaşırların sabit kalmasını sağlayan kendi küçük ama işlevi büyük mandallar gibi. Çamaşır mandalı kendi içinde tutarlı kendine dayanan gücünü kendinden alan, bu güçte çamaşırları ip üzerinde tutan bir alettir çamaşırlar için huzur ve güven unsurudur. Kadınlar gibi… Bu kadar toparlayıcılığın, birleştiriciliğin arasında bir gün acı bir gerçekle yüzleşen Tomris hanım, hayatı için çok önemli bir dönüm yoluna girer. Eseri okurken kadınların tarih boyunca yaşadığı sorunları öğrenecek ve bu sorunlara çözüm yollarını bulacaksınız… Keyifli okumalar diliyorum… Alıntılar Şimdi hayatımda ilk defa kendim için, ailem için, ülkem için değil sadece kendim için bir şey yapmaya roman yazmaya niyetleniyorum. nereye gittiğini bilen insana dünya kenara çekilip yol verirmiş. Hayatta hiçbir şeyimiz dört dörtlük olmuyor; ya bizim ayarımız bozuk ya yakınlarımızın sosyolojik saati bize uymuyor. Tolstoy, “mutlu aileler birbirlerine benzer, her mutsuz ailenin ise kendine özgü bir mutsuzluk nedeni vardır” der. Eğer bir kızım olsaydı, ona, fazla gülmemesini değil elinde fırsat varken gülmesini öğretirdim. Çocukken güldünüz güldünüz, büyüdüğünüzde güleceğinizin garantisi yoktur. Madem böyle olacaktı, biz niye bu haltı yedik ağam?
MandalÜstün Dökmen · Epsilon Yayınevi · 084 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 4. kitabı
Yine bir Şermin YaşarŞermin Yaşar harikası okudum. Çocuk edebiyatının en kıymetli yazarlarından biri olan Şermin Yaşar’ın yazdığı Telefon Melefon Yok!Telefon Melefon Yok! kitabı sadece çocuklara değil yetişkinlere de büyük mesajlar veriyor . İnsanoğlu telefonu öyle bir dalmış ki etrafındaki güzellikleri göremiyor. Kitap büyük büyük dedelerinin doğum gününde pastayı üflemeden bir dilekte bulması ile başlıyor. Ellerinden hiç düşürmedikleri telefon ellerine yapışıyor. :) Sonrasında çocuklar telefondan kurtulmanın yolunu arıyorlar oysa çözümü çok basit. Kitap hem çok eğlenceli hem de ders verir nitelikte. Gerçekten etrafımızdaki güzellikleri görebilmemiz için türlü türlü yollar var. Ah şu telefonla aramıza gerekli mesafeyi koymayı başarabilsek. Teknolojinin esiri olarak yaşamak bu zamanda insanoğlunun en büyük sorunu. Yalnızca çocukların değil yetişkinlerin de okuması ve hem kendi çocuklarına hem de etraflarındaki diğer insanlara örnek olması dileklerimle… Tüm kitap severlere keyifli okumalar diliyorum.
Telefon Melefon Yok!Şermin Yaşar · Kronik Kitap · 20251,547 okunma
10/10
·432 syf.··
2026 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2026 12:47
Yılın ilk kitabını bitirmiş bulunmaktayım. Zülfü Livaneli’nin kaleminden çıkan Konstantiniyye Oteli, etkileyici kurgusuyla dikkat çeken güzel bir eser. Roman, Konstantiniyye Oteli’nin açılış programıyla başlıyor. Çok sayıda davetlinin bulunduğu bu gecede, roman boyunca davete katılan pek çok karakterin yaşamlarına dair önemli olaylara tanıklık ediyoruz. Her bir anlatı, kendi içinde ayrı bir derinlik ve güzellik taşıyor. Zaman zaman insan şaşırmadan edemiyor: Bu kadar farklı karakteri kurgulamak, onların hayatlarına dair detayları ustalıkla aktarmak gerçekten hayranlık uyandırıcı. Roman, Zehra karakterinin hayatıyla başlasa da ilerleyen bölümlerde o gece partide bulunan neredeyse tüm konukların geçmişlerine ve hatta ilerleyen yıllarda neler yaşadıklarına dair bilgiler veriliyor. Okuduğum tüm karakterler değil belki ama bazı karakterlerin yaşam öykülerinin çarpıcılığı beni derinden etkiledi. Özellikle ağır ceza hâkiminin anlattığı kadının hikâyesi ile Mustafa’nın ailesinin başından geçen dramatik olay oldukça sarsıcıydı. Eserle ilgili çok fazla detay vermek istemiyorum; çünkü kitabı okumayı düşünenler için bu, metnin tadını kaçırabilir. Ancak eserin sonunda yer alan vurucu noktaya değinmeden geçemeyeceğim. O gece açılış partisinden çıkan insanlar, karda yürüyerek izler bırakırlar; fakat yağan yeni karla birlikte bu izler kaybolur. Tıpkı insan hayatı gibi… Doğduğumuz andan itibaren pek çok olay yaşarız; ancak ne kadar uzun yaşarsak yaşayalım, sonunda herkes ölür. Bu da gösteriyor ki sarf ettiğimiz tüm çabalar bir gün son bulacaktır. O hâlde, hayatı yaşarken iyi ve doğru insan olabilmek için çaba göstermeliyiz. Kitabı bitirip kapağını kapattığımda aklıma Yunus Emre’nin şu dizeleri geldi: “Dünya bir penceredir, Her gelen baktı geçti.” Herkese kitapla geçen bir yıl,
Edebiyat
Konstantiniyye OteliZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202022,3bin okunma
Reklam