"Başkan Harry Truman'ın, Missouri ile ona eşlik eden Providence ve Power savaş gemileriyle 1944'ün Kasımında ölen Washington Büyükelçimiz Münir Ertegün'ün cenazesini İstanbul'a göndereceği haberleri geldi. Aslında ABD Akdeniz' de donanma bulundurma niyetine bu cenazeyi bahane etmişti. Neyse, gemiler 5 Nisan 1946'da İstanbul'a ulaştı. "
Sayfa 198·Kitabı okuyor
“Ben ortaokuldayken, Türkçe hocamız tahtaya konuşanları değil, konuşmayanların ismini yazdırırdı. Bir gün derste şöyle demişti: ‘Çocukları konuşturmazsan, konuştuğu için cezalandırırsan, gelecekte ya hiçbir olaya tepki vermeyen, cesaret edip konuşamayan ya da konuşamadığı ve kendisini ifade edemediği için her şeyi zorbalıkla halletmek isteyen bir toplum yaratırsın.” Münir Özkul
Sayfa 70 - Alfa Yayınları, 19-20. Basım: Mart 2021·Kitabı okudu
Kişisel Gelişim
Reklam
Bu hareket metodunun Rabbanî bir yönlendirme olduğu inancındayız. Allah Teâla Peygamberini bütün adımlarında doğruya yöneltiyordu. O’nun hareketleri karşı karşıya kalınan olaylara gösterilen doğal tepkiler değildi. Yapmış olduğumuz bu basit değerlendirmeden sonra, söz konusu metodun herbirinin peşisıra gelen merhalelerine ve bu merhalelerin özelliklerine Peygamber Efendimizin hayatında cereyan eden olaylara tafsilatıyla girmeden, sadece bu merhaleler ve özelliklerinin açıklanabilmesi için gerekli olan miktarda Peygamber Efendimizin hayatına değinmek suretiyle açıklamaya çalışacağız.
Sayfa 16 - Nehir Yayınları
Nefsin utanması çok mühimdir. “Tövbe” denilen şey nefsin utanması için emrolunmuş ve mezar kapısına kadar tövbe kapısı daima açık olduğu kelâmullah ile haber verilmiştir. Böylelikle nefsini kötüleme. Ona kabahat yükleme. Onu seninle cesedin arasına görünmez sûrette koyana bırak...
Sayfa 94·Kitabı okuyor
İnsanda: cesed, nefis, ruh denilen kelimelerin ifade ettiği meseleler vardır. Cesed: ruhun oturduğu ve hünerlerini gösterdiği meçhullerin meçhulü ilâhî bir âlet, bir makina... Malzemesinin esası toprak... Canlılık, bunun bir intizam içinde işlemesi. Bu işleyen makinaya muvakkat gönderilmiş ve hünerlerini izhar için “Ruh” oturtulmuş. İşleyen bu cesedle (ki cesed arza aittir). Onunla (ruhun, cesedi arzularla) mücadelesi uyuşamaması “nefis” denilen nesnedir. Daima mücadele var aralarında. Bu mücadeleyi asgariye indirmek için usuller, kaideler bildirilmiştir. Cesedi nefisten ayırmak ve ruhla arkadaş yapmak... “En büyük mücadele nefs iledir!” buyurmuş. Kim? Resûlü Ekrem... “Nefsini bilen Rabbini bilir.”
Sayfa 90·Kitabı okuyor
Nefis imkân âlemine mütehammildir. Yani oranın kanunlarına dayanabilecek şekildedir, demektir. Kudret âlemine ne cesed, ne Hayy, ne nefis tahammül edemez. Ancak emir âleminden olan ruh, bu kudret âlemine ait olduğundan mütehammildir. Bundan dolayı nefsin ruha tabi’ olması gerekir.
Sayfa 85·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam