Melike Aydın

Melike Aydın
@muntehine
ilâhiyat - Tasâvvuf YL
17 Aralık
14 okur puanı
Haziran 2021 tarihinde katıldı
Dua kalbinin kapısını açmak ve Yaradan'la konuşmaktır. Bunun için bir "dil" gerekir haliyle. Kalpten kopanı kanatlandırıp âsumana uçurmak için. Bu dil Kur'an-ı Kerîm'in dilidir. Kulu Allah'a ulaştıran yol, Kur'an dilinin mucizevi âhengine bürünerek duaya çevriliyor. Bir başka imkân ise kâinatın kitabına bakmaktır. Seher de bülbülü dinlemek, gökte ayı ve yıldızları seyretmek, rüzgârda salınan ekin tarlalarına, başını taştan taşa vurup giden suya dalmak, dağların ve ıssız çöllerin zikrini işitmektir. O zaman işte Yunus Emre gibi biz de söylemeye başlarız: Dağlar ile taşlar ile Çağırayım Mevlam seni
Sayfa 171 - dergah yayınevi
Alıntı
Reklam
İnfak dediğimiz şey gönül rızasına bağlıdır. Verdiği malda gözü kalan vermesin daha iyi. Cömertliğe karşılık bir hizmet, bir mükâfat, övgü hatta teşekkür bile beklenmemelidir. Öyle ki cömertlik bizde bir huy, bir meleke haline gelsin; ruhumuzun asaletini beslesin. Dünya bir misafirhanedir; bir gölgelik. İnsanoğlu göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir ömrü yaşıyor. Cenab-ı Hak "Sen infak et ki, ben de sana infak edeyim" buyuruyor. Seni dünyaya zincirleyen bağlardan, ağırlıklardan kurtul, verdikçe ferahlayacak, hafifleyeceksin. "Veren el alan elden üstündür" denilmiş. Burada cömert zenginler için bir müjde var. Hz. Peygamber "Her ümmetin bir fitnesi vardır, benim ümmetimin fitnesi de maldır" buyuruyor. Bunu bir köşeye yaz. Unutma. Vay ki mal hırsı ile yanıp-tutuşana. Kul "malım , malım " der durur. Halbuki onun malından kendisine düşen sadece şudur: Yiyip tükettiği, giyip eskittiği, verip kurtulduğu. Hadi be birader: Ver kurtul.
Sayfa 125 - dergah yayınevi
Din
Ve biz bu düğümü çözeceğiz. Başka yolu yok çözeceğiz. Üstümüze yağan rahmet ve bereket ile ve elbette duanın gücü ile, Cenab-ı Hakk'ın inayeti ile çözeceğiz. Bizden gayrı alternatif yok. Bizden gayrı diri yok. Bizden gayrısı ipini satmış, keçeyi sudan çıkarmış sanıyor kendini. Hadi bakalım; gün ola, harman ola.
Sayfa 119 - dergah yayınevi
Din
Eğer elin dar olduğu için, Rabbinden umduğun bir rahmeti bekleyerek, o hak sahiplerinden yüz çevirecek, onlara birşey veremeyecek olursan, güzel sözler söyle onlara, gönüllerini al. Ve ne elini boynuna bağlayıp cimri ol ve ne de sonuna kadar açıp, varını yoğunu ortaya döküp savurgan ol. Eğer cimri veya savurgan olursan, kınanan ve yapayalnız bir durumda ve hiçbir şeye gücün yetmez, pişman bir halde çöker kalırsın. Şüphesiz senin Rabbin, rızkı dilediğine bolca verendir ve dilediğine de ölçülü verendir. Kullarının durumunu, bütün açıklığıyla görerek haberdar olan da O'dur. - Bilmediğin şeyin üstüne durup israr etme; çünkü kulak, göz ve kalp hepsi yaptıklarından sorumludur. Kıyamette yaptıklarından sorguya çekilecektir. Yeryüzünde kibirlenerek yürüme; çünkü ne yeri yarabilirsin, ne de boyca dağlara ulaşabilirsin. Bunların hepsi de kötüdür ve Rabbinin katında hoşa gitmeyen şeylerdir. İşte tüm bu söylenenler, doğru ile eğrinin ne olduğuna dair Rabbinin sana vahyettiği şeylerdir. Öyleyse ey insanoğlu! Allah'la beraber, sakın başka bir ilâh edinme, yoksa kınanmış ve kovulmuş vaziyette cehenneme atılırsın. (İsra , 17:22-39)
Sayfa 189 - Pınar yayınları
Din
Ya Rabbi niyetimizi halis eyle ki amelimiz makbul ola. Bizi bize bırakma. Rahmetini esirgeme üzerimizden.
Sayfa 108 - dergah yayınevi
Alıntı