Ahşap bir masa, sıcak bir oda ve Boğaz'a bakan ışıklı yamaçlar. Bu satırları, ortalama bir konfor içinde yazıyorum! Kuşağımın pek çok yazarı gibi, ben de, bedelini ödemediğim kavramları kullanmakta belli bir maharete sahibim. Açlık çekmediğim halde açlardan, gövdemde bir tek savaşın yarasını taşımadığım halde bir savaşın yaralarından bahsedebiliyorum.
..ama bazı insanlar vardır ,bilirsiniz ; hayatının herhangi bir anına sıkı sıkıya bağlanır ve o günden sonra umutsuzca zamanı hep geriye doğru akıtmak isterler .
koca binaya değil de, duvardaki taşa takılıyor gözün;
hâlâ adımlarını sayarak yürüyorsun;
bir soruyu çözeyim derken, sayısız sorunun önüne atıyorsun kendini;
durduk yerde, bir ağacın gövdesiyle konuşuyorsun;
dünyayı almıyor bir türlü aklın ve ölüm hiç çıkmıyor aklından*