Stefan Zweig bir erkek olmasına rağmen aldatan bir kadının aldatma pişmanlığını bile genel hatlarıyla sezip doğru ve hedefi tutturan bir şekilde anlatmayı başarabilen, çok sağlam bir gözlemci; bu özelliğini Korku kitabında görmüş oldum. Kitabı çok beğendim, hele sonunu daha fazla. Böylesine bir olay bu kadar az sayfada nasıl bitecek derken aslında Zweig'in her şeyi planlayıp hikayenin başından itibaren sezdirerek verme düzenini bu kitabında da uyguladığını şaşarak öğrendim. Aynı tekniği bana kalırsa en sağlam kitabı satrançta da uygulamıştı. Sezgi ve gözlem yeteneği inanılmaz sağlam bir yazar ve aldatan bir kadının psikolojik kırılmasını anlatan bir hikaye. Daha ne olsun ki, okunmaz mı böyle bir şey? Herkese tavsiye ederim.
Bu kemirici korku hayatını asit gibi eritip darmadağın etmişti. Şeylerin ağırlığı bir anda değişmiş, bütün değerler altüst olmuş, ilişkiler karışmıştı. O ana kadar yaşamında hep duyuları uyuşuk, gözleri yarı kapalı, el yordamıyla dolaşmış gibi hissediyordu şimdi kendini. Bir anda her şey içten aydınlatılmış gibi müthiş derin bir berraklık kazanmıştı. Şimdi daha önce hiçbir zaman dokunmadığı şeyler, soluğu kadar yakınına gelmişti ve artık gerçek yaşamının anlamını onların verdiğini biliyordu.
Sayfa 37 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Kendini bir heyecan fırtınasının ortasında hissediyor ve içi soğuk olan her insan gibi, kendisi yanmadan tutku ateşiyle sarılmış olmaktan hoşlanıyordu.
Sayfa 12 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu