Murat Korkmaz

Burke bütün bunları biliyor ve tiksiniyordu, bilhassa patronları tarafından sırtları sıvazlanıp, ülkenin belkemiği, saygıdeğer, gerçek Amerikalılar olduklarına inandırılıp sömürülmeye müsaade eden işçilerden. Tanrım! Yine de bu numaraları yutuyor, oy kullanırken hırsızlığa uğrayan değil de hırsızlık yapan gibi davranıyorlardı. Onlara müstehaktı.
Sayfa 355 - Yüz Kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
Murat Korkmaz
👍👍👍👍👍👍👍👍👍👍
Reklam
Gerçek ile Kurmaca Arasında Yaşanmışlıklar....
8/10
·95 syf.··
Beğendi
·
2020 116. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2020 18:33
Murathan Mungan, benim kuşağımın en çok okunan yazarıydı belki de. Doksanların ikinci yarısında geçen öğrenciliğim sırasında hemen hemen her öğrencinin elinde bir Mungan kitabı görürdüm. O kitapları gerçekten okurlar mıydı bilmiyorum ama en azından etiket olarak yanlarında taşırlardı. Ben ve arkadaşım Murat ise hiç tevessül etmedik Mungan'a. Belki yanlış bir biçimde edebiyata zaman ayırmanın gereksiz olduğunu düşünüyorduk. Zira bölümümüzle ilgili okuyacak o kadar çok kitap vardı ki popüler bir yazar okumak gereksizdi. Alınacak uzun bir yol vardı ve duraklarda eğlenmek gereksizdi. Öyle düşünüyorduk o zamanlar. Hatta şöyle bir anımız da vardı Mungan'a dair. Okuldan çıktıktan sonra hemen hemen her gün kitapçıları dolaşır, kitaplarla hemhal olmayı kâr sayar, paramız olursa edinmeyi de büyük bir zenginlik sayardık. Yine günlerden bir gün Meşrutiyet caddesindeki Arkadaş Kitabevi'ne uğradık. Her zamanki gibi tarih ve siyaset bilimi kitaplarının olduğu raflarda bulduk kendimizi. Raflardaki kitaplara göz gezdirirken bir ara edebiyat kitaplarının satıldığı ve kitapçının kasasına yakın bir yerde hareketlilik gördüm. Biraz geriye doğru yürüyüp bakıyordum ki Murathan Mungan ile göz göze geldim. Her zamanki çatık kaşlı hâli ve duruşuyla bize doğru bakıyordu. Şimdi bu bakış ne anlama geliyordu. Üniversite öğrencilerinin o dönem okudukları popüler bir yazar ile ilgilenmiyorduk bile. Hiçbir kitabını okumamış merak etmemiştik. Biz başka alemdeydik. Mungan bu durumu tuhaf karşılamış olmalı. Herkes kitap imzalatmak için sıraya girmişken bizim ilgisizliğimize şaşırmış olmalı. Göz göze geldikten sonra o kendi işine döndü biz kendi işimize. Mungan ile böyle bir anım/anımız var. Aradan yirmi yıl geçtikten sonra nihayet bir Murathan Mungan kitabıyla tanıştım ve memnun oldum. Paranın
Edebiyat
Paranın CinleriMurathan Mungan · Metis Yayınları · 20221,734 okunma
Murat Korkmaz
Mungan üzerine söylediklerinde haklısın Hasan. Daha sonra ben de adaşımın yazılarını çok severek okudum. Murathan, bence edebiyatımızın en iyi yazarlarından
Tarkovsky'den Sözler
Dinleme ve anlama yeteneği çok değerlidir. Bir kez olsun, aynı şeyleri hissetmeyi başarabilen iki insan birbirini hep anlayacaktır. Bunlardan biri buzul, diğeri isterse atom çağında yaşamış olsun fark etmez. Andrey Tarkovsky
Felsefe
Murat Korkmaz
👍👍👍
NBC'nin Bir Zamanlar Anadolu'da Filmindeki Savcı Tipi Bu Kitapta!
9/10
·490 syf.··
Beğendi
·
2020 59. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2020 13:14
Çehov'un 1887 yılında yazdığı ve toplam kırk altı öyküden oluşan kitabı Mutlu Son'u okudum. İletişim yayınları kalitesiyle basılan kitap hemen hemen kusursuz ve eksiksiz. Önsöz mahiyetinde "Çehov'un Geride Bıraktığı: Buzdağları ve Aydınlanmalar" başlıklı yazı Rufus W. Mathewson, JR tarafından yazılmış. Joyce'un Dublinliler'i, Hemingway'in öyküleri ve Çehov'un öykülerini, aydınlanma ve epifani açısından karşılaştıran bu yazı oldukça aydınlatıcı. Kitabın sonsözü mahiyetinde ise Harold Schefski'nin "Çehov ve Tolstoy Felsefesi" isimli makalesi aktarılmış. Çehov ile Tolstoy'un birbirleriyle kesişen ve ayrışan yönlerine değiniliyor. Bu yazıda Tolstoy'un felsefî görüşleri Çehov tarafından oldukça amiyane bulunurken yazarlık yeteneğinin hakkı veriliyor. Çehov, Tolstoy'un hayat felsefesini geri bulurken yazarlık yeteneğine olan hayranlığını gizlemiyor. Bu iki büyük yazarın edebiyata ve hayata bakışlarını kısa bir yazıyla da olsa inceleyen bu makale ilgi çekici. Çehov'un öykülerine gelirsek yazarlık yeteneğinin doruğuna ulaştığı belirtilen 1888 yılı öncesinde yazılan bu öyküler de harikulade etkileyiciydi. Bunlardan biri olan"Sorgu Yargıcı" isimli öyküden Nuri Bilge Ceylan'ın etkilendiğini ve Bir Zamanlar Anadolu'da filmindeki savcının tam da bu minval üzere bir sorgucu olduğunu düşünüyorum. Karısının ölümüne sebep olduğunu anladıktan sonra gerek ruhsal gerekse nedensel açıdan büyük bir harabiyet yaşayan savcı tipi için bu öyküden esinlendiğini düşünüyorum. Düşmanlar, Bir Karşılaşma, Sorgu Yargıcı, Volodya, Veroçka, Mutlu Son, Arabalıkta, Zinoçka, Öç Alma, Postacı ve Püsküllü Bela gibi öykülerin öne çıktığını belirtmeliyim. İnsanın evrensel yazgısını tüm boyutlarıyla ele alan ve bu işi yaparken yargılanmaktan ve öfkelenmekten sakınan Çehov'un en büyük öykü yazarı olduğunu
Edebiyat
Mutlu SonAnton Çehov · İletişim Yayınları · 2019214 okunma
Murat Korkmaz
Bahsettiğin film gerçekten harika Hasan... ayrıca kendisi, "Kış Uykusu" filminde de Çehov'a göndermeler yaptığını söylemişti..."Kayıp Zamanın İzinde" de kayboldum gittim, bilmem Çehov'u ne zaman okurum...
10/10
·111 syf.·
Beğendi
·
92 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2006 10:11
·
2006 5. kitabı
Yusuf Atılgan
6.3/10 · 37bin okunma
Murat Korkmaz
Filmi de en iyi yerli gerilimdir bence (Ömer Kavur - 1987)