Kafka Sahilde - Haruki Murakami
8/10
·637 syf.··
2026 19. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 21:25
Kitap / Book: 海辺のカフカ / Kafka on the Shore / Kafka am Strand / Sahilde Kafka — Haruki Murakami, 2002 Tür / Genre: Büyülü gerçekçilik, psikolojik roman, çağdaş edebiyat Magical realism, psychological fiction, contemporary literature Dönem / Period: Contemporary Japanese Literature – Japan Çağdaş Japon edebiyatı – Japonya Kısa Özet / Short Summary: Sahilde Kafka, evden kaçan genç Kafka Tamura ile gizemli olaylar yaşayan Nakata’nın paralel ilerleyen hikâyelerini anlatır. Gerçek ile hayal arasındaki sınırlar silinirken kader, bilinçaltı ve kimlik arayışı temaları öne çıkar. Kafka on the Shore follows two parallel narratives: Kafka Tamura, a teenage runaway, and Nakata, an elderly man with mysterious abilities. Blurring the line between reality and surrealism, the novel explores fate, identity, and the subconscious. Yorum / Review: İlk defa bir kitabın adeta örgü örer gibi, nakış nakış işlendiğini görüp hayran kaldım. Her bir detay o kadar ince düşünülmüş ki, metnin bütününe hayran olmamak imkânsız. Büyük bir heyecan ve hazla okuduğum, etkileyici bir eserdi. For the first time, I felt like a book was crafted like intricate embroidery—stitched together with remarkable precision. Every detail is so thoughtfully designed that it’s impossible not to admire the whole. I read it with great excitement and deep enjoyment—truly an impressive work. #KafkaOnTheShore #HarukiMurakami #SahildeKafka #KafkaAmStrand
Kafka Am StrandHaruki Murakami · Random House GmbH · 200612,1bin okunma
5/10
·464 syf.··
2026 28. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 00:00
kitabın kapağı çok çekti kendine bu yüzden aldım ve çok beklentim vardı. arka kapağı okuyunca çok iyi bir kitap sanmıştım ama sıkıcıydı ve çok fazla betimleme vardı. kitaptaki olay değil de onun dışındaki her şey ayrıntılı yazılmıştı, gereksiz çok kısım vardı bence. kitap evet akıcı ama aynı oranda sıkıcı da maalesef ki beğenemedim. ayrıca kitabı galiba kontrol etmeden direkt basmışlar, dikkat dağıtacak kadar çok yazım hatası vardı.
Emanet Dolabı BebekleriRyu Murakami · İthaki Yayınları · 20243 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·224 syf.··
2026 17. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 19:44
İnsan sevdiği birine gerçekten ulaşabilir mi, yoksa hep birbirimizin yörüngesinde dönen Sputnik uyduları gibi miyiz? İnsanlar birbirlerini görür, hisseder ama bazen hiçbir zaman tam anlamıyla kavuşamazlar.romanda anlatilan 3 karakter ile insanların birbirine yaklaşma çabasını anlatıyor. Birini çok sevmek ama ona ulaşamamak... Bir başkasının seni sevmesi ama senin ona aynı yerden bakamaman... Hep eksik kalan bir temas.Kitaptaki gizemli olayların çoğunu tam anlamıyla çözemedim. Zaten çözülmesi de gerekmiyordu Çünkü kitap ilerledikçe olaylardan çok hislerin peşinden gitmeye başlıyorsunuz ve murakaminin de hep yaptığı ucu acik finaller Okuyucuyu da bu belirsizliğin içine bırakıyor. Beni en çok düşündüren şey ise şu oldu: İnsan bazen birini gerçekten kaybetmeden de ona ulaşamayabiliyor. Fiziksel mesafelerden çok, ruhların birbirine değememesi daha büyük bir yalnızlık yaratıyor.Finali hâlâ zihnimde tam yerine oturmuş değil.
Sputnik SevgilimHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20167,2bin okunma
Puan vermedi·800 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 12:32
Fütürist,grotesk,satirik, alegorik… Yanı sıra didaktik, metaforik, hatta kimi yerde lirik… Enteresan mı enteresan, “ayrıksı” bir distopya. Hatta kurduğu bu distopik zeminin ütopyaya dönüşmesini isteyen ama bunu odağını hiç bozmadan, merkeze “olan” ı alıp okuru an’da tutan bol tekrarlı, çokça geri dönüşlü, cümleleri pelesenk haline gelmiş umutlu bir sayıklama. Kara mizah libası giydirilmiş gerçekler… Sesi, sessizliğinden, omurgası “kadın”dan güç alan büyülü bir metin. Afrika edebiyatının en büyük yazarlarından biri olan Ngũgĩ wa Thiong’o coğrafyasının çok renkliliğini ve makus talihini aynı mozaiğe döşeyen mahir bir tesellatum sanatçısı. Tıpkı kendi yazar kimliğini inşa ettiği gibi. Okurken sık sık bahsedeceğim yazarların kararlı ama sessiz ayak seslerini duydum. Toplumsal eleştirileri ve insan doğasını fantastik metaforlarla anlatan Saramago, Bireyin yabancılaşmasını ve sistemin absürtlüğünü metaforik bir dille işleyen Kafka Kayıp ve yalnızlık gibi temaları rüyamsı bir atmosferde büyülü gerçekçilik ile harmanlayan Murakami Labirentler, aynalar ve sonsuzluk metaforları üzerinden felsefi ve edebi derinliği olan anlatılarıyla Borges Varoluşçuluk ve absürt kavramlarını sembolik hikayelerle anlatan Camus Dili yalın olsa da iyilik, kötülük, açgözlülük, ahlak ve kader gibi evrensel temaları güçlü bir sembolizm ve alegoriyle işleyen Steinbeck M.B. der ki : Kitabın içtihatlarını merak edenler arka kapağına göz atabilir. Anlatısı ve işleyişi hakkında gereken tüyoyu verdiğim örnekler üzerinden düşünmek sizin hayal gücünüze kalmış. Asla kolay bir okuma olacağını iddia edemem. Bitirdiğinizde de nihai bir sonuca ulaş(a)mayacaksınız. Ama yol ve yolculuk güzel. Yolda olmak iyidir, ufuk çizginizi genişletir. Kargalar Büyücüsü Ngugi Wa Thiongo
Kargalar BüyücüsüNgugi Wa Thiongo · Ayrıntı Yayınları · 2021106 okunma
Murakami'nin ilk betiği...
8/10
·163 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 17:34
Haruki Murakami’nin ilk romanı olan Rüzgârın Şarkısını Dinle, yazarın ilerleyen yıllarda kuracağı edebî evrenin henüz filiz hâlindeki izlerini taşıyor. Kimi zaman bir yaz akşamı kadar hafif, kimi zaman da insanın içine çöken bir yalnızlık kadar ağır ilerleyen bu kısa roman, olaylardan çok ruh hâllerini anlatan bir yolculuk. . Murakami burada büyük kırılmaların, dramatik çatışmaların ya da çarpıcı olay örgülerinin peşine düşmüyor. Bunun yerine, hayatın içinden geçen ama çoğu zaman fark edilmeyen boşluklara bakıyor. Adsız anlatıcı ile Fare'nin dostluğu, yaz gecelerine yayılan konuşmalar, barlarda geçirilen saatler ve gelip geçen insanlar arasında insanın kendi varoluşuyla kurduğu sessiz ilişkiyi sorguluyor. . Okurken en çok beğendiğim nokta, Murakami’nin sıradanlığı edebiyatın merkezine yerleştirebilmesi oldu. Birçok yazarın üzerinde durmadan geçeceği ayrıntılar burada anlam kazanıyor. Satır aralarında sürekli hissedilen melankoli, gençliğin geçiciliği ve insanın kendisini anlamaya çalışırken yaşadığı yabancılaşma duygusu uzun süre zihinde kalıyor. Özellikle anlatıcının gözlemleri, okuru kendi hayatındaki sessizliklerle yüzleştiriyor. . Bu betikte yanıtlardan çok sorular var. Belki de bu yüzden etkisi sayfalar kapandıktan sonra başlıyor. İnsan ilişkilerinin kırılganlığı, zamanın akıp gidişi ve bazı şeylerin neden eksik kaldığını asla tam olarak bilemeyeceğimiz gerçeği romanın temel damarını oluşturuyor. Murakami, basit görünen tümceler arasına büyük duygular saklamayı başarıyor. . Rüzgârın Şarkısını Dinle, Murakami’ye ilk kez başlayacak okurlar için onun dünyasına açılan yalın ama anlamlı bir kapı. Yazarın sonraki eserlerindeki büyülü atmosfer ve derin yalnızlık hissinin ilk izlerini görmek açısından da oldukça değerli. Bana kalırsa bu betik, insanın kendi iç sesini
Edebiyat
Rüzgarın Şarkısını DinleHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20257,4bin okunma
7/10
·222 syf.··
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:24
Genç bir yazar adayının beklenmedik bir kişiye olan aşkının, yazar adayının arkadaşı olan bir öğretmen tarafından anlatılmasını konu alıyor. Farklı konumlarda geçmesi sebebi, her zamanki akıcı Murakami tarzı ve heyecanlı bölümleri sayesinde aslında çok da kolay okunup akıp gidiyor ama maalesef arkası dolu olmayan Türkiye kötülemeleri Murakami hayranı olan beni biraz şaşırttı ve oldukça da üzdü .
1000Kitap
Sputnik SevgilimHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20257,2bin okunma