Çözülüyorum Rabbim,
Kuytuda unutulmuş bir tespih tanesi gibi
Dağılıyor sabrımın ipi.
Geceyi omuzlayan yıldızlar bile
Benden daha diri duruyor göğünde.
Ben ise içimde çömelmiş bir sızıdan ibaretim.
Adım atsam kırılıyor yol.
Sanki toprağa değil de
Kırılgan bir anının üstüne basıyorum.
İçim titriyor her adımda
Bir çocuğun karanlıkta el arayışı gibi
Tutunacak sıcak bir isim arıyorum.
Belki düşsem diyorum yeniden.
Bazen çöküş bile insana yön çizer ya,
Belki yerle bir olunca
Kök salar içimdeki direnç.
Küllerimi üfleyen bir nefes bulurum belki
Senden başka kimse bilmez hâlimi zaten.
Sonra kalkarım…
Kırılmış kabuklarımı bırakıp ardımda
Güne dönmüş bir ayçiçeği cesaretiyle.
Sürerim içimde uyuyan vahşi rüzgârları—
Göklerin kapısına varıncaya kadar
Duası dinmeyen bir yolcunun inadıyla.
Uzun bu yol.
Nefsimden kopardığım karanlık tortuları